AŞAĞIDA
Ağır gözlerimizin
konukluk ederken konuştukları,
unutulmuşluğa geri döndürülmüş.
Hece hece geri döndürülüp,
gündüz körü zarlar dağıtılmış,
zar atan el onlara uzanmaktan, kocaman,
uyanırken.
Ve ne fazlalık varsa söylediklerimde:
senin suskunluğunun giysilerini taşıyan
küçük bir kristalin etrafına dizilmiş.
İki ayak üzerinde dimdik yürümek bu kadar önemli bir şey mi ki, kendine insan diyen cins, sağlam bir dengeyle ortalıkta dolaşan biz dört ayaklılar üzerinde hâkimiyet kurma hakkını kendinde görüyor?
Senin şu sayıklama düzeyindeki dilinde olağandışı olanı ifade etmek imkansızdır. Bana inanmıyorsan yakınında ki ilk tımarhaneye uğra ve içeridekileri dinle: oradakilerin hepsi de bir şeyler görmüş, fark etmiştir ve bunları da dile getirmek ister.