Warcross - Bir Sanal Gerçeklik Oyunu ile benzer noktalar yakaladım. Ama bu bambaşka şekilde ilerledi.
İlk şaşırdığım kısım, insanların "sanal ağ"da yaşadıklarını kendi bedenlerinde de hissetmelerini sağlamak için bir tabutun içine girerek oyunu oynamaları oldu. Mesela sanal ağda yediğin bir meyvenin tadını kendi bedeninde almanı sağlıyor tabut. Sanal ağdayken tabutun içindeki bedenin "uykuda" oluyo ve normal hayata dönme durumu da "uyanığa dönme" olmuş oluyo.
En büyük şaşkınlığım kitabın sonunda oldu. Gerçekten şok oldum. Gidişata yönelik hiç bir şekilde öngörü yapamamıştım. Yüreğim ağzımda okudum. Çok heyecanlıydı. Ve sürükleyiciydi.
Esas konuya gelecek olursak, oyunu oynayan 3 genç arkadaş var. Oyunda oldukça başarılılar. Bir gün bu arkadaşlardan ana karakter(Michael), oyunun içinde bir intihar girişimine denk geliyor. İntihar eden kişi sanal ağda bir teröristin olduğunu ve artık ona dayanamayacağını söylüyor. Bu olaydan sonra Michael "Uyanıktayken" (yani normal dünyadayken) sanal ağın güvenlik ajanı Micael'a ulaşıyor ve Michaelden arkadaşlarıyla bir grup olup o teröristi yakalamasını istiyor. Michael ve arkadaşları görevi kabul ediyorlar, ve bu teröristi yakalamak için sanal ağda göreve başlıyorlar. Esas hikaye buradan sonra başlıyor. Teröristi yakalamak için gösterdikleri çabalar, girdikleri savaşlar... çok etkileyiciydi.
Serinin devam kitaplarını da en kısa zamanda okumak istiyorum.
Sonu neydi öyle yaa!
Oyun UstasıJames Dashner · Pegasus Yayınları · 20161,489 okunma