Akıcı ve sade diliyle insanı içine alan bir kitaptı. Yazarın okuduğum ilk kitabı, diğerlerini de okumak için merak uyandırdı. Sonu baştan tahmin edilen ama yine de merakı canlı tutan bir kitaptı.
Yuval Noah Harari, insanın tarihsel yolculuğunu evrimci bir bakış açısıyla ele aldığı kitabını, yirmi bölüm (+sonsöz) halinde tasarlamış.
İlk bölüm: Bilişsel Devrim, provokatif bir girişle başlıyor. Aslında bu yaklaşım, tüm kitap boyunca devam ediyor. Harari, tartışmaya açık olan bir çok konuyu tekrar okuyucunun dikkatine sunuyor. Bu arada, tartışmadan kabul edilen genel geçer çok sayıda "doğru" da "acaba öyle mi?" tartışmasında yerini alıyor.
Örneğin, Tarım Devrimi konusunda yazar tarım devriminin "ileriye doğru" atılmış bir adım olup olmadığını tartışıyor, belki de bir hata olduğunu ileri sürüyor.
İnsanoğlunun Birleşmesi başlıklı bölümde ele alınan işbirliği ağlarının kurulması, para, din ve imparatorluk kavramlarının ele alınış biçimi, tezler oldukça ilginç. En çok tartışılacak tezler de bu bölümde yer alıyor.
Bilimsel Devrim başlıklı dördüncü bölümde, ele alınan konular (kapitalizm, serbest piyasa) okuru bu kavramları yeniden değerlendirmeye davet ediyor. Servet dağılımının her gün daha da bozulduğu dünyamızda, ölüm konusunu tartıştığı bölümler, dönüp tekrar okumayı hak ediyor.
Kitapta sosyolojik yönden harika eleştiriler bulunmakta. Sorgulamayan insanlara bir savaş açmış kitap neredeyse! Yaşamı ararken sayısızca ölümle karşılaşmış insanların bıkkınlığının kitabı sanki.
Kayra'nın 250. sayfada dediği gibi yalnız kalabildiği ve bedeninin çevresinde yıllar boyu inşa etmiş olduğu beynine ait bir yalnızlık katedrali vardı. Bunun tersine Kinyas'ın ise artık fazla sayıda insanla etkileşime geçmekten oluşmuş bir insan kalabalığı katedrali vardı resmen!
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Bu yazarın okuduğum ilk eseri . Akdeniz insanlarının yaşayışına toplumsal yapısına değinerek detaylandırılmış özellikle Adriyen ve Mihail'in dostlukları çerçevesinde maceralarına tanık oluyoruz.