dionysos şarap, coşku, çılgınlık tanrısıdır, ölümlü-ölümsüz arasında bir tanrı olarak kabul edilir. ona yönelik inanç sistemi yalnızca kutsal ritüellerle sınırlı kalmayıp, sanatsal ifadeyi teşvik eden ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayan etkilere sahiptir. bu ritüellerin bir özelliği olan ekstaz yani kendinden geçme halinde tanrının ruhunun insana nüfuz ettiğine, böylece insanın tanrıyla bir olduguna ve ölümsüzlüğe ulaştığına dair bir inanc vardır. tanrı ve insanın birleşmesine imkân
tanıyan bu festival formatındaki ritüellere theophania ya da katagogia adı da verilir.
Bu kültürel ve dini motifler, özellikle de dionysosun nitelikleri, antik yunan düşüncesinde önemli yer tutar. pre-sokratik dönem filozofları gibi platon da bu motifleri felsefi düşüncesine dahil etmiştir. çalışmalarında yalnızca kültürel unsurlar değil, aynı zamanda grek toplumunda sürdürülen dini pratiklere de rastlanır. platon bu unsurları aldığı gibi kullanmamış onları dönüştürmüş, yeniden şekillendirip kendi düşüncesine yedirmiştir. platonun diyaloglarında, özellikle politik ve eğitim felsefesi bağlamında, dini törenler ve ritüellerle ilgili reformlar yapmayı düşündüğü çok sayıda pasaj bulunması, onun dini gelenekleri kendi felsefi sistemi içinde yeniden düzenlemeye ve dönüştürmeye çalıştığına bir örnektir.
diyaloğun adı olan symposium yani türkçede şölen birlikte içmek anlamına gelir ve grek toplumunda önemli bir toplumsal etkinliktir. bu etkinliklerde insanlar bir araya gelir şarap içer ve sohbet eder, şiir okur ve felsefe konuşurlardı. platon da bu gelenekten esinlenerek diyaloğunu oluşturmuştur. şölen ortamı, dionysos kültürüyle yakından bağlantılıdır çünkü şarap, bu kültürün sembolüdür; aynı zamanda dini törenlerin ve şenliklerin temel unsurlarından biridir.
daha diyaloğun başlangıcında bile