Bu bir inceleme değil, şöyle ki kitabı okudukça aldığım notların kalıcı olarak kalması için yazacağım karalama yazısı. Tolkien sen bir dehasın. Kusursuz bir evren. Aslında bölüm bölüm yazma kararı almışken bunun ayrıntılarının içinden çıkamayacağımı fark ederek şöyle bir olay örgüsüyle başlayayım diyerek devam etmiş bulunmaktayım. Önce Silmarillion okuyup sonra Yüzüklerin Efendisini okusaydım daha mı iyi olurdu? Kesinlikle daha iyi olurdu. Ama Yüzüklerin Efendisini okurken hep daha fazlasını merak ettiğim
ve bu evrenden asla çıkmak istemediğim için şimdi okuyarak daha mı çok keyif aldım? Kesinlikle daha çok keyif aldım. O zaman yeterince uzun olan özetimi daha fazla uzatmadan hemen başlıyorum;
* Ainulindalë (Ainur’un Müziği)
Bu bölüm, dünyanın nasıl yaratıldığını anlatıyor. Henüz elfler, insanlar, Orta Dünya yoktur. Bu bölümde en güçlü Ainu: Melkor’un müziği nasıl bozarak uyumsuzluk yarattığını ve ilk kötülüğün kaynağıyla tanışıyoruz. Dünya bir müzik olarak yaratılıyor, ve Melkor’un hikâyesi tam olarak bu bölümde başlıyor.
“ Ve Melkor, diğer Ainur’un müziğine kendi düşüncelerini kattı.”
“ Ve Melkor, diğerlerinden daha yüce kudrete sahipti; fakat bu
kudreti uyumsuzluğa çevirdi.”
* Valaquenta (Valar’ın Anlatımı)
Bu bölüm bir hikâye gibi değil de kim kimdir görevleri nelerdir diye anlatılan bir rehber gibi görebiliriz. Diğer bölümleri anlamak için özellikle bu bölümü not alarak okumak bence çok önemli, çünkü ilerleyen bölümlerde “ Hı evet bu bu görevden sorumlu Vala “ diyerek anlamlandırma yapacağız.
* Ainur’un Arda’ya Gelişi (Quenta Silmarillion başlangıcı)
Bu bölümde Valar-Melkor çatışması, Ardanın şekillenmesi ile devam ediyor. Arda Melkor yüzünden biraz “ yaralı “ şekilleniyor. Büyük hikaye burada gerçekten başlıyor.
-İki Lamba
Valar dünyayı aydınlatmak için