Arkadaşlarımız, "Sana en başta bağlanmak istemediğini söyledi" ya da "Bu konuda ne kadar ciddi olduğunu söyledi, kimseyi değil kendini suçlamalısın," diyorlar. Fakat âşıksak ve ilişkiyi sürdürmek istiyorsak, bu çelişkili mesajları görmezden geliyoruz. Birinin duygularımızı kaba bir şekilde hiçe saymasının onu iyi bir partner yapamayacağını anlamak yerine bu tavrı kabul ediyoruz. Oysa kendimize sürekli hatırlatmalıyız: Gerçek bir ilişkide, iki taraf da diğerinin duygusal iyiliğini kendi sorumluluğu olarak görür.
Gerçekte insanlar evlilik yemininin uzun bir yolun başı olduğunu ve evliliklerin yarısının boşanmayla sonuçlandığını biliyor. Yine de çoğumuz evliliği, birinin "o kişi"yi bulmasının kanıtı olarak görüyor.
Bir kişinin yakınlık ihtiyacı, başka birinin mesafe ve bağımsızlık ihtiyacıyla çakıştığında çokça mutsuzluk açığa çıkar. Bunun bilincinde olarak, ikiniz de kendi bağlanma ihtiyaçlarınıza uygun birini bulmak için (henüz bağlanmadıysanız) flört dünyasına yol alabilir ya da var olan ilişkinizdeki farklı ihtiyaçlara yeni bir anlayış katabilirsiniz - ilk ve en gerekli adım daha güvenli bir yöne doğru dümen kırmak.