Daha önceki çağlarda köleler ayaklarındaki prangadan köle olduklarını anlıyordu. Modern köleler ise kendini özgür sanıyor, çünkü beynine geçirilmiş prangaları göremiyor. Zülfü LivaneliBalıkçı ve Oğlu
Zülfü Livaneli'nin bazı kitaplarında, okurken yakaladığım akıcılık ve konunun beni hemen alıp götürmesi. Bu kitapta bunlardan birisi oldu. Tek nefeste okudum. Detaylara çok boğmadan akması, okurken inanılmaz haz veriyor Zülfü Livaneli'nin bazı kitaplarında.
Konusu denizde geçen, denizi anlatan romanlar her zaman ilgimi çeker. Hele bir de kıyı kasabalardaki o deniz insanı yaşamı beni benden alan diğer bir nokta oldu. Muhabbetleri, yaşayışları, komşuluk ilişkileri, ev içerisindeki o eşyalar ve deniz kıyısındaki yaşantıda ne varsa.
Değindiği göçmen sorunu, çevre katliamı, bölge halkının birlik olması, direnmesi ne var ise böylesine kuvvetli bir kalem ile adeta akıyor okuyucu için.
Kitabı okurken aklıma sürekli gelen, yaşadığımız gördüğümüz acı gerçek kıyıya vuran o küçük göçmen çocuk bedeni hep gözümün önündeydi.
Çocuklar ölmesin, Göçmenler ölmesin, Doğamız katledilmesin! Zülfü LivaneliBalıkçı ve Oğlu
Zaten yüzme bilen bir kişi, denizde boğularak intihar etmeyi başarabilir miydi ki? Öyle bir karar alsa bile, vücudu o karara uyar mıydı? Bu mümkün olsaydı, yatakta yatarken de bir insan nefesini tutmaya karar verip kendini öldürebilirdi.