Lev Tolstoy okurken metni değil, işine gelen duyguyu seçmişsin. Bir karakterin anlık öfkesini bağlamından koparıp paylaştığında, bu alıntı olmaktan çıkıp çarpıtmaya dönüşüyor. Anna Karenina sana hazır hükümler sunmaz; üzgünüm ama sen metni değil, kendi önyargını büyütmeyi tercih etmişsin
Kitabı okuyorum, bağlamı da biliyorum; ama edebiyat dediğimiz şey zaten tek bir doğruya indirgenecek kadar dar bir alan değil. Bir karakterin anlık duygusunu alıp onunla bağ kurmak, metni çarpıtmak değil, aksine onun insani tarafını yakalayabilmektir. Her okur, metinden kendine değen yeri alır ve bu, önyargı değil yorum farkıdır. Asıl mesele, herkesin aynı yerden bakmasını beklemek değil, farklı bakışlara da yer açabilmektir. Çünkü bir eser, tek bir anlamla sınırlı olsaydı, bu kadar derin ve konuşulmaya değer olmazdı zaten.