Ruhunu şeytana satan bir adam !
Mükemmel yakışıklı bir adam ve onun portresi etrafında şekillenen olaylar. Beynine bıçak gibi saplanan kendisinin yaşlanacağı ve portresinin aynı kalacağı düşüncesi. Kendisinin tanrıdan bunun tam tersi olmasını, kendisinin genç ve yakışıklı kalmasını tüm değişimlerin portre üzerinde olmasını dilemesi...
Günahların çekiciliği, kötücül duyguların egomuzu okşaması ve bundan garip bir şekilde haz duymamız, Hedonist yaşamın zevkleri. Hani bazen ‘gittiğimiz yol, yol değil ama manzarası güzel’ deriz ya işte o hesap.
Oscar Wilde kendi yaşamından izler de barındıran harikulade bir yapıt ortaya koyarak insan ruhunun karanlık kalmış taraflarını ustalıkta ortaya koymuş ve tek bir roman yazmasına rağmen fevkalade etkileyiciliktedir.
Normal olmak nedir ? Bu kavramın ölçütleri nelerdir ? Genel geçer normlara uymayan düşüncelere sahipseniz, başkaları tarafından anlaşılmıyorsanız, toplumsal skalada ayrışıyorsanız siz de daha geniş daha modern belki daha özgürlükçü bir altıncı koğuş sakinisiniz, kaçış yok..
Anlamak isteyen beyinler için her şeyi avaz avaz bağıran tüm gerçekliği apaçık bir şekilde gözler önüne seren açık anlaşılır yalın diliyle harikulade bir yapıt !
Pis moruğun hayatının son zamanlarında yazdığı, alkolü, kadınları ve fırtınalı hayatı bırakıp ev hipodrom arasında geçirdiği ölümünün yaklaştığını hissettiği ve bundan içten içe korku duyduğun hissedilen günlükler.
Bukowski bataklığında debelenmek isteyenler için birebir..
Psikoterapi üzerine çalışan alan çalışanları açısından farklı vakaları görme, farklı psikoterapi tekniklerini inceleme, teknikleri karşılaştırmak için güzel bir kaynak. Özellikle depresyon ve intihar konulu bilişsel terapi esas alınarak çalışılan vaka varolan problemi somut bir şekilde anlatması ve anlaşılabilir, mantıklı bir çerçeveye oturtması bakımından favorimdir.