Belki de yanan bir tahta parçası dikkatini çekmişti Empedokles'in. Yanma sırasında bir şey çözülüp dağılmaktadır. Tahtadan gelen çatırtı ve fokurtuları duyarız. Bu sudur. Bir de duman çıkar. Bu da havadır. Ateşi zaten görüyoruz. Alevler söndüğünde geriye küller kalır, yani toprak.
Burnumun ucundaki hücrede yer alan bir hidrojen atomu eskiden bir filin hortumunda bulunmuş olabilir. Kalbimdeki karbon atomu ise bir dinozorun kuyruğunda...