Bir rane bir mahbuba oldum müptela
Emsali bulunmaz cihan içinde
Övmüş de yaratmış cenab-ı Mevla
Dişleri inci sedef dühan içinde
Kaldı serv-i fidan yanağ-ı mis gül
Bir nevreste cihan avaz-ı bülbül
Veçhi mahi taban saçı tap sümbül
Misli yoktur inan turhan içinde
Gözlerime vali lebleri zülal
Kirpikleri deste kaşları hilal
İlahi ömrüne ermesin zeval
Gezsin böyle cenan insan içinde
Her gören enver nur yüze bakar
Nice âşıklar odlara yakar
Meyletmez bir ferde semadan çıkar
Fahir ilfadeler hayran içinde
Ey Fedayi melek midir bu dilber
Yoksa hurü müdür ver bize haber
Barekallah hub yaratmış mahteber
Cemalin gösterir bürhane dilber
Şirket zenginliğinin bir diğer büyük kaynağı kendi yürüttükleri toprak bankacılığı faaliyetleridir. Tüm dünyada, yolsuzluğa bulaşmış zayıf yerel yönetimler Wall Street broker'larına, ziraat şirketlerine ve Çinli milyarderlere, ülkelerinden geniş topraklar satın alma imkanı sundu. (Elbette bu toprakların alınması suya hükmetmeyi de beraberinde getiriyordu.) Hindistan'da da milyonlarca insanın toprağı "kamu yararına" ellerinden alınıp özel şirketlere verilmekte: Özel Ekonomi Bölgeleri, altyapı projeleri, barajlar, otoyollar, otomobil imalatı, kimyevi madde hub'ları ve Formula 1 yarışları yapılsın diye. (Nedense özel mülkiyetin kutsallığı asla yoksullar için geçerli değil.) Oralarda yaşayan insanlar her zaman olduğu gibi, topraklarından men edildiler ve bu insanlara hayat boyu sahip oldukları her şeye el konulmasının aslında istihdam yaratma projesinin bir parçası olduğu söylendi. Ama şimdi biliyoruz ki, GSYİH'nin büyümesiyle istihdam arasındaki bağ aslında bir mittir. Yirmi yıllık "büyüme"nin ardından bugün Hindistan'da çalışabilecek yaştakilerin yüzde 60'ı serbest meslekle uğraşıyor; ayrıca Hindistan emek gücünün yüzde 90'ı gayri resmi sektörlerde çalışıyor.
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Ellezîne yenkudûne ahdallâh: “Onlar Allah’a verdikleri ahdi bozarlar.” Min ba’di mîsâkıhî: “Onunla (Allah ile) sözleştikten sonra.” Onlar Allah’a söz verdikten sonra Allah’a verdikleri sözü, ahdi bozarlar.
İnsan, Allah’a nasıl söz vermiştir?
Allah’ın ayetlerini dinleyen biri “ben iman ettim” dediğinde Allah ile ahitleşmiş, Allah’ın emrettiği gibi iman edeceğini, islamda olacağını, teslim olacağını, ihsan sahibi olacağını; yani dini bütünüyle kabul edeceğini söyleyerek Allah’a söz vermiştir. Eğer kişi bunların arasını keser, ayırırsa sözünü tutmamış olur. Ve yaktaûne mâ emerallâh: “Onlar Allah’ın emrettiğini keserler (birbirinden ayırırlar).” Bihî en yûsale: “Onunla vasıl olmaları gerekirken.” Onunla, Allah’a verdiği o sözle, emirle Allah’a vasıl olmaları gerekirken o sözü keser, arasını ayırırlar.
Bu ayet birçok manaya birden gelir, hangi manalara geldiğini izah edeyim;
Onlar Allah’ın “birbirine bağla” dediği şeyi keserler; yani Kur’an ile peygamberin arasını keserler. Nasıl? -“Bize Kur’an yeter” ya da “biz sünnete uyuyoruz, bize ne gelmişse ona uyarız” deyip keserler. Sanki bu dinin kitabı Kur’an değilmiş gibi Kur’an ile dinin arasını keserler. Aynı şekilde Allah’ın esmasıyla Allah’ın arasını keserler. Biri, Allah’ın esmasını öğrenmediyse, Allah’ı, Allah’ın esmasından Allah’ın kendisini tanıttığı gibi tanımayıp, kendine göre bir hayal kurduysa Allah ile isimlerinin, sıfatlarının, esmasının arasını kesmiş olur. Allah; “iman sevmektir” dediği halde başka biri çıkıp; “iman inanmaktır” derse bu sefer anlamı kendine göre başka türlü yorumlamış, mana ile vahyin arasını, Allah’ın muradıyla, hikmetiyle hakikatin arasını kesmiş olur.
Ve yufsidûne fîl ard: “Onlar arzda fesat çıkarırlar.” Ulâike humul hâsirûn:(Bakara
Teknoloji şirketleri ücretsiz bir hizmet sunduklarında, bunun her zaman vudu bebeğini geliştirmek için olduğunu öğrendim. Google Haritalar neden ücretsiz? Vudu bebeği her gün nereye gittiğinizi ayrıntılarıyla içersin diye. Amazon Echo ve Google Nest Hub neden maliyetinin çok altında, 30 dolar gibi düşük bir fiyata satılıyor? Daha fazla bilgi toplayabilsinler diye; vudu bebeği ekranda yaptığınız aramaların yanı sıra evinizde neler söylediğinizi de içerebilsin diye.