Thomas Mann’ın Büyülü Dağ romanı
Puan vermedi
Thomas Mann Büyülü Dağ romanınını okuyucu okumaya başlamadan Yayıncı okuyucuyu uyaran ikaz mesajı yazılmalı.Eserde geçen Tüberküloz ve Humma hastalığı tedavisi Yazarın yaşadığı dönemde tedavisi mümkün olmayan Kronik Enfeksiyon hastalığı olup uzun bir dönem Sanatoryumlarda semptomatik tedavi uygulaması yapılmış.Tıpta 1945 sonrası gelişme spesifik Antibiyotikler ile tedavisi mümkün olup bu hastalığa yakalanırsanız yılgınlığa kapılmayın eklenmeli..Kitabı değerlendirmeye geçelim.Çevirmen Mota mod çevirmiş.Saygı ifadeleri Alman evli kadınsa Frau,Fransız kadınsa Femme şeklinde çevirirken okuyan İsm Soyad sanacak.Felemekçe erkekler için Sayın Mynheer de kullanım hatası var.Meester olmalıydı.Çeviri yaparken karşılığını çıkaramadığı cümleleri Terminoloji araştırması yapmadan aynısını yazmış.Örneklersek İtalyanca Guazzobiuglio karmaşık.Fransızca Point d’honneurs onur noktası, Sur leb chantier Şantiye.Latince Mundus vult decipi dünya aldatmak istiyor.niye çevirmeden orijinal halde geçmekte.Bu cümlelerde Yazar edebi sanat mı yapıyor yoksa Kozmopolit ortama göre duruma göre İtalyanca,Latince ve Fransızca’ya atlamakta..Çevirmen fark edememiş.Kart oyunu örneğin Poker Pişti Briç gibi bir oyunsa tanımını bilmediğinden Almanca metni aynen yazmış.Google çeviride yazarsanız anlamsız cümle karşınıza çıkıyor.Kitap hatalı basılamaz.Latince Felsefe terimleri içeren Cümleleri çeviremeyince Almanca baskı aynısını yazmış.Tıp terimleri.Çeviremediğinde olduğu gibi geçmiş.Gastronomi terimlerini de bilmediği için olduğu gibi yazmış.Örneklersek Fransızca Bon Mot Türkçeye ziyafet çevrilebilir. Fransızcasını geçmiş.Kenevir otsu bitkisini hububat familyasından sanmakta.Avrupada aynı Bira gibi alkollü ve Alkolsüz içki üretilmekte.Can ve İş bankasından çeviri için kitap alıp çevirmiş. Çevremediği
Duygu ve Düşünce
Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)Thomas Mann · Can Yayınları · 20181,525 okunma
Karanlık Zaten Oradaydı - Şimdi Sıra Felakette
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 22:21
Öncelikle sözlerime bu romanın beni oldukça şaşırttığını söyleyerek başlamak istiyorum, iyi anlamda tabii ki de. Başta klasik bir kahraman; güçlerini keşfedip kendine ait olacağı bir yer bulan ve karşıt görüşlere sahip düşmanlarla çarpışan bir karakterin hikayesini okuyacağımı sanmıştım. Hikayenin evreni, olayların geçtiği dünya, insanların güç kazanma şekli ve bu güçlerin doğası farklıydı, evet; fakat beni asıl şaşırtan nokta bundan sonra oldu. Çünkü ana karakterimiz Adelina, hikaye ilerledikçe bir kahramandan ziyade kötü adamlara yakışır davranışlar sergilemeye başlamıştı. Yani Genç Elitler 'le birlikte okuduğumuz şey aslında bir kötünün yükselişi diyebiliriz. Neden bahsettiğime birazdan daha ayrıntılı şekilde değineceğim ama öncelikle kitabın konusunu anlatmama izin verin. Pek çok ülkeyi kasıp kavuran ve binlerce canı alan Kanlı Humma adında bir salgın hastalık dünyada baş gösterir. Kurtulanlar yalnızca çocuklar ve gençlerdir; ne yazık ki hastalığa yakalanan bütün yetişkinler vefat eder. Yine de gençler, hastalığın etkilerini hayatları boyunca taşımak zorunda kalır. Çünkü vücutlarında ya berbat yara izleri kalmıştır ya da Kanlı Humma geriye, görünüşlerinde onları diğerlerinden apaçık şekilde ayıracak bazı işaretler bırakmıştır. Bu çocuklara malfetto denir. Artık olmayan sol gözü ve rengi ışığa göre değişen, çok açık tondaki saçlarıyla birlikte Adelina da malfettolardan biridir. İnsanlar onlardan deli gibi korkar; üstelik bunun tek sebebi farklı görünüşleri de değildir. Zamanla malfettoların karıştığı doğaüstü durumlar ortaya çıkar ve bu şekilde herkes onların normal insanlarda olmaması gereken birtakım yeteneklere sahip olduklarını keşfeder. Bu yeteneği taşıyan malfettolar, Genç Elitler olarak anılır. Adelina öfke, korku ve aşağılanma duygularıyla iç içe büyür.
1000Kitap
Genç ElitlerMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20163,674 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·392 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 09:05
“Yazmayı seviyordu; yazarlıktan başka yapmak istediği bir şey yoktu. Ama o yıllarda bir kadının kitap bastırması zorken, kitabının toplumca ciddiye alınması daha da zordu.” Steventon köyünde, 16 Aralık 1775 tarihinde, ailenin yedinci çocuğu ve ikinci kızı olarak dünyaya gelen Jane Austen’ın babası papazdı; annesi Cassandra ise şiire meraklı bir hanımdı. Hatta kendisi de bir şeyler karalardı. Jane’in hayatından biraz bahsedecek olursak; ailesi özellikle kızların okumasını istiyordu. Elbette bunun için para gerekliydi. Bu yüzden evin onlara kalan odalarını erkek öğrencilere tahsis ettiler. Jane ile kız kardeşini Oxford’da yatılı bir okula gönderdiler. Ancak Jane okulu asla sevmedi. Buradan bir kaçış olarak kitaplara sığındı. Eline ne geçerse okudu ve köyünü çok özledi. Bu sırada humma hastalığına yakalanıp köye döndü. Burada kaldığı süreçte yine kitap okudu, aile içinde tiyatrolar yazdı. Bunlar onun için ilk denemelerdi. Babası, yazmaya hevesli olduğunu fark edip ona bir defter aldı. Jane, henüz 16 yaşındayken defteri tamamen doldurdu ve bu durum babası George’u haliyle çok etkiledi. Bundan sonra aile içinde “yazar” unvanını hak etti ve öyle anıldı. Jane, dans gecelerinin müdavimlerinden biriydi; ancak yaşıtları gibi süslü püslü giyinmeyi, naz niyaz etmeyi sevmezdi. Zaten yakın çevresindekiler tarafından asık suratlı, inatçı ve kibirli olarak biliniyordu. Hayatının tek aşkıyla da bu balo gecelerinde tanıştı: İrlandalı bir genç olan Tom Lefroy ile. Yalnızca üç kez görüştüler ve bir daha hiç karşılaşmadılar. Kim bilir, belki de romanlarında genç kızların kalbini çalan erkeklerin çoğu Tom’dan izler taşıyordur. Bu durumdan sonra Jane kendini iyice edebiyata verdi. Kimseyle evlenmedi; evliliği reddetti. Sadece çok kısa süren bir evlilik hayatı oldu, o kadar. Yaşamının geri
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
9/10
·344 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 16:35
"Genç Elitler" seriyasının sonuncu kitabına göz yaşları ilə vida etdik. Qanlı humma dedikləri xəstəlikdən sonra geridə qalanların cəmiyyətdən necə təcrid edildiyini, insanların nə qədər qəddarlaşa biləcəyini sujet boyunca müşahidə edirik. Normalda, baş qəhrəmanlar hər zaman qəlblərindəki aydınlıqla, fədakarlıqla diqqət çəkirlər. Adelina qaranlıqda yalnız məhkum olunan, həyatda tək-tənha mübarizə apardıqca günaha batan, batdığı günahlardan heç cür ayrıla bilməyən qızlar üçün yazılmışdır.... Bizim sevgili Adelinettamız....... Onun insanları gözünü qırpmadan öldürməsi, zaman-zaman məni hüsrana uğratsa da, ona haqq qazandırmasam da, anlayıram. Çox təəssüf ki, Afsuni ilə doğru zamanda rastlaşmadı, ən çox dəstəyə lazım olduğu zamanlarda aldığı xəyanət zərbələri onu bir qatilə çevirdi, Afsunidən aldığı sevgi və işığa təslim olmaq isə onun üçün çox çətin idi, yenə də onlar üçün daha imkanlı bir sevgi, bir-birləri iıə yaşayacaqları dolu-dolu zamanlar olmasını diləyərdim.......
Gece YıldızıMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,237 okunma
Çatlak cehennem gibidir
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 01:59
Çatlak bir sembol... Gerçekten severek okuduğum bu kitap kendimde olan bazı çatlakları unutmayı yeğ tuttuğum hayatımda bir kusur olarak gördüğüm ne varsa fiziksel, fizyolojik,ruhsal çok takıntılı ne varsa boş bir humma olarak kendimle cebeleştiğimi kendime ne kadar haksızlık yaptığımı daha neler neler iyiki okudum iyiki yolum kesişti seninle yazardan okuduğum ikinci romanı bir gün boş boş gezerken İstanbul kitapçısında dikkatimi çekip aldım öyle bir denk geldiki... İçerik başlangıç,bakış açısıyla muhakkak okunması gereken bir kitap içeriğinden bahsetmek istemiyorum okurlar kendi iç dünyasında çözümlemeli Okuyun OKUTURUN... Jean Paul Didierlaurent Çatlak
ÇatlakJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 2024146 okunma
Genç Elitler Üçlemesi ☆
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:00
Hani söylenecek çok şey olduğunda hiçbir şey diyemediğimiz zamanlar olur ya, şu an tam o moddayım işte. Bu kitaptan ne zaman bahsedecek olsam böyle oluyorum. Kitap bittiğinde gece yarısıydı ve kendimi ağlarken bulmuştum. Bu mutluluktan mı, hüzünden mi, bitmesinden mi yoksa duygu karmaşasından mıdır okuyup kendiniz deneyimleyin derim. Bitireli birkaç ay oldu ve artık kendimizi toparlayabildiğimize göre yazma zamanı. Kısaca konusundan bahsedelim, kanlı humma hastalığı dünyayı kasıp kavururken, bu hastalığı birkaç şekilde geçirebilirsin; •Ya ölürsün •Ya hiçbir şey olmaz •Ya da hastalık vücudunda herhangi bir iz bırakır ve 𝘮𝘢𝘭𝘧𝘦𝘵𝘵𝘰 olarak hayatına devam edersin. Peki ya malfetto olduğunda? •Ya halktan dışlanan ve korkunç eziyetlere maruz kalan normal bir malfetto olursun •Ya da bir 𝘦𝘭𝘪𝘵. Hastalıktan sadece gençler sağ çıkabildiği için biz bunlara genç elitler diyoruz. Genç elitler, hastalık sonrası izlerle beraber aynı zamanda doğaüstü güçler kazanmış olan malfettolardır. Her elitin gücü kendine hastır. Elitler de hayatta kalmak için kendilerince bir araya gelip farklı farklı cemiyetler oluşturuyorlar. 16 yaşındaki Adelina da bir genç elittir. Diğer elitleri bile korkutup endişelendirecek kadar güçlü ve karanlık bir özelliği vardır. Çocukluk travmaları olan, hayatında küçük kız kardeşi dışında kimseden sevgi görmemiş bir kızımızdır kendisi. Bu noktada hikayesi hakkında fazla ayrıntı vermeyeceğim. Söyleyeceğim şey, ne kadar kitap okursanız okuyun asla Adelina gibisini okuyamayacağınız. Çok eşsiz bir karakter, güçlü ve eminim baş karakteri "villain" olarak görülen kitapları çok sık okumuyorsunuzdur. Öyle bir kitap ki, her karakteri çok eşsiz aslında. Raffaele'den mi bahsedeyim, Teren'den mi? Ve dahası hiçbirine tamamen iyi diyemezsiniz. Veya tamamen kötü. (Teren'i bile
1000Kitap
Genç ElitlerMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20163,674 okunma