Her aşkın öldüğünde gittigi yer aynı değil aynı değil kalbin kaldırdığı hasat, uğradığı zarar Ben çıkamazken yüzüne kan oturmuş akşamlardan dışarı serde bu heves, bu ümit, bu humma aşk adaşım olana kadar bendeki bu kalp imkânı! Biliyorum, aynı şafağı sökmüyor gecelerimiz bu aşk benimle benim aramda artık gerisi yas tutan kelimelerin âhı! Murathan Mungan
SEN BANA NE YAPTIN
Sen bana ne yaptın ? Senin yüzünden.,aşık oldum lavantalara. Senin yüzünden sevdim, rengarenk boyalı tırnakları. Senin yüzünden, Seni.... okumaklarım Yüzündeki her ifadeyi, anlama çalışmalarım. Sen... Sen bana ne yaptın ? Her sabah ilk işim. Sana bakmak oldu. Bu gün ne giymiş ,ne pişirmiş.? Ne takmış, takıştırmış? Camlara nasıl çıkmış? Kuşlara nasıl bakmış? Eli çenesinde mi? Yoksa saçlarında mı? Saçına bugün, hangi çiçeği takmış? Sen... Sen bana ne yaptın? Her duruşun, bir muamma. Bakışların kara humma... Yapma... Böyle bakma. Zaten! kül can evim. Birde sen yakma. Sen... Sen bana ne yaptın?
İnsana ve Hayata Dair
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her akşam bir çarmıh olur ruhuma Ben de bilmem nasıl diner bu humma; Saatler işkence, günler celladım, Ne ben yalnızlığa bir lahza kandım. Ne de yalnızlığım benden usandı. Ahmet Hamdi Tanpınar
Şiir
Ve ‘beklemek Bir humma’ Evet!
“Yâ Rabbi! Mekke’yi bize sevdirdiğin gibi Medîne’yi de sevdir! Öyle ki Mekke’den daha ziyâde sevdir! Mahsullerine bereket ihsân eyle! Yâ Rabbi! Medîne’nin havâsını güzelleştir, hummâ ve sıtmasını Cuhfe’ye naklet!” Sahih-i Buhari’de geçen bu hadisi ilk kez Osman Nûri Topbaş hocanın Hazret-i Muhammed Mustafâ isimli kitabında okudum. Hadisi ilk okuduğumda kalbime yerleşen şey şuydu: Bu, sadece o an yapılmış bir dua değil, asırlardır kabulünün izleri görülen bir dua gibi duruyor. Ve bugün dönüp baktığımızda, bu duanın kabul oluşuna adeta şahitlik ediyoruz. Asırlardır, çoğu Müslümanın kalbinde Medine sevgisi bambaşka bir yerde duruyor. Hacdan ve umreden dönenlerin pek çoğundan, Medine’nin havasının bambaşka olduğunu ve orayı daha çok sevdiklerini duydum. Bu sadece duygusal bir etki mi, yoksa Nebevî bir duanın yansıması mı? Medine’ye olan sevgim, Mekke’yi sevme ölçüme göre daha ağır bastığı için içimde bir suçluluk hissettiriyordu. Bu hadisi görünce o tereddüt yerini hayrete bıraktı. Demek ki bu meyil, bir duanın kabul izi. Çünkü o dua sadece sahâbe için değildi, asırlar sonrasındaki kalpler içindi. Bugün Mekke, mukaddesliğin merkezi olarak yerinde duruyor ama Medine’ye duyulan o yumuşak, içli, tarifsiz sevgi… Sanki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin “daha fazla sevdir” duasının canlı bir tecellisi.
Din
Ğafur isminin lügat anlamı: Ğafera kökünden türemiş olan el-Ğafur ismi; bir şeyin üzerini örtmek, gizlemek, kirlenmekten korumak anlamlarına gelmektedir. Arapçada Ğafera kökünden türetilmiş olan 234 farklı kelime vardır. Ğafir, Ğafur, Ğufran, Ğaffar, Mağfiret gibi kelimeler Allah’a nispet edilmektedir. Mağfiret kelimesinin geçtiği her yerde gizli veya açık mutlaka Allah‟ın ismi bulunmaktadır. Gafur ism-i şerifi, Kur’ân-ı Kerîm’de en çok geçen isimlerden biri olup, 20 âyette tek başına; 71 âyette de “Rahîm” ismi ile birlikte olmak üzere, toplam 91 âyette kullanılmıştır. EL-GAFÛR: Kullarının günahlarını, hatalarını ve kusurlarını çokça bağışlayan, bağışlamaktan bıkıp usanmayan, affı ve bağışlaması sonsuz olan.. Her gün binlerce kere isyan edip gırtlağına kadar günaha batmış olanlar, şanı yüce Allah’ı, adeta (hâşâ) basit bir varlık yerine koyup, varlığını-yokluğunu tartışmaya kalkanlar, bataklığın içine doğmuş ve çıkmak için de en ufak bir gayreti olmayanlar, adam soyanlar, cana kıyanlar, yetim malı, kul hakkı yiyenler hâlâ nefes alıp veriyorlarsa, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlarsa, bu neyin ifadesi ve neyin eseridir? Açıkça Allah’ın hoşgörü ve müsamahasının, affı ve bağışlamasının bir eseri, Halim İsminin ve dolayısıyla Hilim sıfatının bir neticesi değil midir? Ğafur isminin ıstılah anlamı: Ğafur; ne kadar çok olursa olsun bütün günahları bağışlayandır. Ğafur; bir defaya mahsus olarak değil sürekli ve kesintisiz olarak bağışlayandır. Ğafur; tek tip günahları değil, her çeşit küçük büyük tüm günahları bağışlayandır. Ğafur; kullarının güzelliklerini ortaya çıkaran, kötülüklerini ise saklayandır. Ğafur; hem dünyada hem de ahirette kullarının sırlarını ilan etmeyen, hatalarını teşhir etmeyendir. Ğafur | el-Ğafur Dualar ve Zikirler EL-ĞAFÛR
Din İslam