Hüseyin YILDIZ

Hüseyin YILDIZ
@huseyinyild98
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Çok insani bir kitaptı. İnsanın gizli dehlizlerini çok iyi anlatmış yazar. Kötülüğü, kıskançlığı, gururu... Kısaca yeraltını.... Ana karakter aşağılık kompleksine sahip olan, biraz kinci, biraz gururlu, biraz entelektüel ve bunun beraberinde biraz da kibirli bir karakter. Bu özellikleri gerek yemek sahnesinde "dağıttığı yargı" ile gerek Liza'yla olan diyaloglarında mevcut. Çok beğendim. Çok beğenmem tamamen kendimle mi ilgili yoksa yazarının Dostoyevski olması veya dünya edebiyatının önemli bir eseri sayılmasının verdiği bir manipülasyon mu emin değilim :) İkincisiyse bile olsun, yazar veya edebiyatçı değilim, biraz da manipülasyona uğrayayım varsın bu konuda :) Not: Kitabın ilk kısmı olan "yeraltın"da sıkıldığımı da belirtmek isterim.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sınıfsız, Arafta Martin Eden
8/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
--SPOILER ICEREN INCELEMEDIR-- Jack London'ın yarı otobiyografik romanıdır. Çevirmen Levent Cinemre'nin dediğine göre Jack London eşi ile gemileri ile beraber dünya turuna çıktığında yazmıştır bu romanı(Hayatının son yarısında her gün 1000 kelime yazmıştır yazar.) Martin Eden hayatının erken döneminde denizcilik yapan, hayatını bu meslek üzerinden kazanan birisidir. Çok güçlü, heybetli, kaba bir adamdır. Kavgacı olmasının yanı sıra bundan da zevk alan birisidir. Ayrıca, (alt sınıf) kadınların da pek beğenip ilgi duyduğu bir muhteremdir. Bir gün Arthur adında bir burjuva bebesini dayak yemekten kurtarır ve bebe kendisine minnettar olup ailesi ile denizciyi tanıştırır. Arthur'un kız kardeşi Ruth'a gönlünü kaptırır denizci. Kendisinin güzelliğinin yanı sıra hikayelerde duyduğu o "üst" burjuva sınıf özellikleri, karakteri onu büyüler ve o günden itibaren o üst sınıfa uyum sağlayacağına, bunun için çok çabalayacağına dair kendisine söz verir. Burjuva sınıfına layık birisi olmak adına diksiyon, hitabet, dilbilgisi ile başlayan çalışmaları aritmetik, cebir, algebra, simya ile devam eder. Sonrasında biyoloji ve felsefe konusunda kendini geliştirmeye devam eder. Bu esnada, Ruth ve kütüphaneciden destek alır. Her ne kadar ilk etapta zorlansa da bir süre sonra adapte olmaya başlar. Ruth'a gönlünü kaptıran bu denizciye, her ne kadar hislerini kendinden saklasa da veya hislerinin farkına varmasa da Ruth kızımız da aşık olur. Ama onun aşkı biraz ilkel nedenlerle, Martin'in gücü, kalın ensesinden doğar. Bir süre sonra bu alt sınıf işçi çocuk ile burjuva kız hoşlaşırlar ve bir aşk doğar-her ne kadar Ruth'un annesi ve babası razı olmasa da- Kendini geliştiren, entelektüel anlamda gelişim kaydeden Martin oğlumuz bu esnada kafayı yazmakla bozar. Yaptığı ekonomik hesaplara göre iyi
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Mobius
7/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bir çırpıda okunan, akıcı, sürükleyici bir kitaptı. Çok kafa yormadı. Malumunuz, iş hayatının enerji sönümleyiciliği ve zamansızlığı dolayısıyla ağdalı dile sahip, ağır kitaplar öyle kolay kolay okunamıyor veya çabucak bitirilemiyor. Mobius bunun aksine, sade dili, sürükleyici olay örgüsü ve neredeyse ilgi çekici karakterleriyle kendini okutturan ve okuttururken yormayan bir kitap, tabiri caizse "çerezlik" bir kitap. Bunu söylerken asla kitabı yermiyor veya küçümsemiyorum, bazı kitaplar yorar ve yormalı da zaten ama sürekli sürekli zihin gücü isteyen sanatsal, süslü anlatıma sahip, çok fazla alegori barındıran kitap da okunmuyor efenim. İşte Mobius da "çerezlik" klasmanında üst sıralarda olan bir kitaptı. Olay örgüsü itibariyle çok katmanlı bir kitaptı. Business-Start-up, Bilim-Kuantum, Ebeveynlik-Kocalık, İş-yaşam dengesi, X-Z kuşağı, Zamanda Yolculuk anahtar sözcükleriyle kitabın olay örgüsünü veya temasını özetleyebiliriz. Tüm bunlar tek potada bence güzel eritilmişti. Hepsini bir arada ahenkli bir biçimde kullanabilmek de öyle göründüğü kadar kolay değil, dolayısıyla Adam Fawer'ın hakkını teslim etmek gerekir. --SPOILER ALERT Kitapta eleştirebileceğim kısımlar var elbette. Öncelikle olay örgüsünde bazı kısımlar geçiştirilmiş. Örneğin, Caleb birden vahiy gelmiş gibi çok paraya ihtiyaçları olduğunu ve bu yüzden Lucidetee'ye gitmeleri gerektiğini söylüyor ve gidiyorlar da. Para toplama motivasyonları başından beri var ama ilk etapta büyük yatırımcılara gidemeyecekleri konusunda mutabık kalıyorlar ve farklı yöntemlerle para topluyorlar. Bu süreç devam ederken bıçak kesiği gibi Lucidetee'ye gitmeye karar veriyorlar. Elbette gidebilirler ama o arada ne oldu da birden böyle bir karar aldınız. Yanlış hatırlamıyorsam bir şeyler oluyor da böyle motivasyona sahip oluyor
Edebiyat
MobiusAdam Fawer · April Yayıncılık · 20241,721 okunma
hey! yabancı
Puan vermedi·392 syf.··
2021 1. kitabı
Tarık Tufan'ı Tuhaf dergisindeki yazılarıyla tanıdım. Kaybolan okuduğum ilk romanıydı. Kitap gerçekten kendi adıma çarpıcıydı ve yıllardır aradığım fakat bulamadığım bir türün çatısı altındaydı: Psikolojik Kurgu. Kitabın karakterleri tam manasıyla karakterdi, gerçekçiydi bu açıdan. Yazar yüzeysellikten gayet uzaktı. Bir karakter 'neden böyle davrandı' sorusunu sordurmuyordu. Karakter davranışları, sözleri, diyalogları, düşünceleri hiç sırıtmıyordu. Karakterlerle gayet empati kurabiliyor ve asla birisini 'tutmuyor'dunuz, yazar gayet objektifdi bu açıdan da. Karakterlere asla haksızlık etmiyordu yazar. Her karakterin bir hakikati vardı ve bu hakikate uygun hareket ediyordu. Ki hoş, hakikatlerini de bilmiyorlardı, kimisi arıyordu kimisi aramıyordu. Uzun lafın kısası karakterler tam karakterdi ve kitabı okurken onların akışına kapıldım. Yazarın dili sadelikten uzak ve imge dolu. Tuhaf'daki yazılarında da böyle bir dili vardı yazarın. Benim için çok tatlıdır süslü, şiirsel laflar. Yazar geniş ufku ve gözlem yeteniğini düşünce ve olaylarla o kadar güzel bağdaştırıyor ki, aşkla, hayretle okudum. Tarıf Tufan belli ki hayatı güzel yaşayanlardan, hayattaki güzellerin farkında olanlardan, onlara hayretle bakanlardan. Last but not Least.... Kitabı satın alırken sahip olduğum tek motivasyon yukarıda yazdıklarımdan öte, konusuydu: Kaybolmak, kendine yabancılaşmak, kendini aramak. Kitap kendi varoluşuna yabancılaşmış, 'fason' bir hayat yaşayan Ali'nin kendi gerçeğinin alametini araması, bulması ve bulduktan sonraki tepkisini anlatıyor. Ayrıca ana karakterin alametiyle yüzleşmesini, bazen yüzleşememesini anlatıyor. Biraz unutmak, biraz hatırlamak, biraz kayıp biraz bulmuş...
Edebiyat
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,2bin okunma
7/10
·296 syf.··
2020 1. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2020 14:13
Gaça Gaç’ta Büyükbabam temelinde incelendiğinde yazarın büyükbabasının hayat hikayesinin anlatıldığı bir roman fakat yazar sadece büyükbabasının hayat hikayesini anlatmakla kalmıyor aynı zamanda onunla beraber toplumsal ve kültürel değişimi de anlatıyor. Bunu detaylandırmak gerekirse yazarın büyükbabası(Hoca) eski Türk boylarında birisine mensup. Bu Türk boyu ise Terekemelerdir. Hoca’nın Terekemelerinin yaşam öyküleri Hançallı’dan başlar kitap içerisinde. Nüfus politikaları gereği Ağbaba’ya bir göç yaşanır. 1920’lerin başında ise Ermeni baskıları ve Malakanların sosyalizme yaklaşmaları üzerine serhat üzerinde karşılıklı bir göç oluyor ve Ağbaba Terekemeleri Kars’a yerleşiyor. Bu olaya halk ağzında Gaça Gaç denir. Çocukluk döneminin bir kısmını Ağbaba’da geçiren Hoca Kars’a yerleşildikten sonra çeşitli olaylar gerekçesiyle 13 yaşında(?) evden kaçar. Hoca’nın asıl hikayesi buarda başlar ve bu hikaye Cumhuriyetin erken döneminde başlayan cehalete karşı açılan savaşta bir nefer olarak sürer. Olayların gelişimi itibariyle roman birçok şehirde geçmektedir ve yazar sadece Hoca’nın yaşadıklarını anlatmakla kalmayıp yaşanılan olayları bölgenin coğrafyasıyla çok güzel şekilde harmanlamaktadır. Kafkas hayatını ikilimi, ovaları, yükseltisiyle; Kars’ı, Sarıkamış’ı, Erzurum’u soğuğuyla anlatmaktadır. Zaten bu bölgelerde hayat şehir hayatında olduğu gibi rastgelelik üzerine şekillendirilememektedir. Coğrafya ve iklimleri çetindir. Diğer yandan ekonomik durum da hayatı şekillendirmektedir. Yoksulluğun olduğu bölgelerde hayat şartlarına eğitim imkanlarına aynı zamanda değinilmiş. Bununla beraber siyasetin de hayata etkisine değinilmiş. 93 harbi, Cumhuriyetin ilanı, Ermeniler, Göçler… Anlatmak istediğim şu; yazar Hoca’nın hayatı üzerinden dönemin siyasi, ekonomik, kültürel, sosyolojik,
Gaga Gaç'ta BüyükbabamÖzer Özdoğan · İkinci Adam Yayınları · 20194 okunma