Kalp Grafiği Tadında
7/10
·240 syf.··
2026 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:30
İnsan davranışlarında içgüdü, huy veya ruhsal durum ayrımı yapamadığım pek çok durumu, yazarın samimi betimlemeleri sayesinde öğrenmiş oldum. Özellikle kitabın ilk kısımları, günlük yaşantımızda karşılaşabileceğimiz birçok davranışsal durumu anlamlandırmaya ve yorumlamaya harika katkılar sağlıyor. Yazarın kendi kaleminden çıkan ve bölüm sonlarını süsleyen o tatlı karikatürleri de ayrı bir sevdim :) Benim gibi bu alanda derin bilgisi olmayan ama merak duyan tüm okurlar için kesinlikle tavsiye edilebilecek bir kitap. Ancak bir "ama" demek durumundayım... Kitabın sonlarına doğru yazarın kendi anılarından çok fazla bahsetmesi ve konuyu bir yerlere bağlama çabası acaba biyografimi mi okuyorum diye düşündürdü. İlk bölümlerdeki o bilgiyi anlaşılır ve lezzetli sunma tarzı, maalesef son bölümlerde pek yoktu. Siyasi, politik ve gündelik yaşama dair eleştirel yaklaşımları da sonlara doğru biraz kafa karıştırıcı bir hal alıyor. Velhasıl, karşımızda inişli çıkışlı bir grafik var; okurken bazen "hadi artık bitsin" dediğim, bazen de "kendimi akışa bıraktım, böyle gitsin" dediğim bir eser oldu. Yine de meraklısı için güzel bir deneyim. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Kalp Çarpar Beyin BölerYankı Yazgan · Kapital Kitapları · 201283 okunma
Puan vermedi
Kurgu anlamında birçok kitaptan farklı, içine saran bir hikayesi var. Bazı yerlerde Rus klasiklerindeki betimlemeleri andıran detaylandırmalar olsa da bu hal ona farklılık kazandırmış. Başrol kadın karakteri kendime çok yakın buldum huy olarak. Seri şeklinde kitap, en son 5. Kitabı çıktı, 8 kitap olacak.
Maça Kızı 8 - 1. KitapDilara Pamuk · Artemis Yayınları · 20232,905 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sahi aşk nedir?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 02:10
Birbirinden güzel 9 aşk hikayesinden oluşan kendi tarzının dışında ama finali yine kendi tarzında yaptığı bir eser kaleme almış Ahmet Ümit. Hep cinayet, polisiye yazmasına alıştığımız yazarımız biraz da "love" konuşalım demiş ama cinayet sürükleyiciliği can çıkar huy çıkmaz misali yapışmış öykülerin üstüne. Özellikle assolist misali sona bıraktığı öykü aşk ve cinayeti iç içe muazzam bir üslupla işlerken kitaba ismini veren hikaye de böyle olmalı dedirtmiş.
1000Kitap
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Doğan Kitap · 200417,2bin okunma
10/10
·399 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 18:19
Cemil Meriç'in 1955 yılında görme yetisini kaybetmesiyle başlıyor Jurnal serüveni....Kendisini çaresiz, kimsesiz ve yalnız hisseden yazarın kelimeleri yalnız kendi dünyasını aydınlatmakla kalmıyor tüm insanlığa Işık oluyor. Aralıklarla olsa da bu çabasını yirmi dokuz yıl sürdürürerek birinci cildi 1955-1965 yılları, ikinci cildi 1965-1983 yılları arasında tamamlıyor. Sadece bir günlük demek çok büyük bir halsızlık olur. Çünkü bu kitapta her şey mevcut... Meriç, “Jurnal”ine okuduklarını, acılarını, ıstıraplarını, ihtiraslarını, aşklarını, özlemlerini, hayallerini, umutlarını ve umutsuzluklarını adeta nakış nakış işliyor. Kimseyle paylaşamadığı iç dünyasını döküyor satır aralarına. Kimi zaman kendisini yargılıyor, kimi zaman canını sıkan olayları ve insanları...Tarihi, edebiyat, sanat, sosyoloji, felsefe Sayın Meriç'in kaleme aldığı satırların temelini oluşturuyor. Ona göre gerçek yazar fildişi kulede süslü mısralar arayan sanat zübbesi değil bir kavga adamı olmaktır... Nitekim düşünce dünyası ve yazdığı kitaplarda bu kavga hep var. Gerçek bir dava adamı. Çok büyük bir mütefekkir. Hem okumak, hem yazmak hem de bu kadar alana hakim olmak... Aklım nutkum tutuluyor her okuduğumda... Gerçekten de Jurnal’de çocukluğundan itibaren kendini yetiştirmiş bir entelektüelin çektiği acı ve ıstıraplarının yanında, yetiştiği aile ortamı ve sosyal çevrenin izlerini de bulmak mümkün. Kişiliğinin, kimliğinin, huy ve mizacının nasıl şekillendiğine şahit oluyorsunuz. Büyük mütefekkir Cemil Meriç'in aynı zamanda büyük bir gönül adamı olduğunu da duygu yüklü satırlarını okurken anlıyorsunuz. Diğer kitaplarından farklı olarak o yoğun duygular çok net içinize işliyor. Batı’dan Doğu’ya etkilendiği ve eleştirdiği şairlerin, yazarların, sanatçıların, büyük filozof ve sosyologların
1000Kitap
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,676 okunma
Şimdi çok iyi anladım ki,zübüklük bizde bir meslek değil,bir huy
Puan vermedi·156 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 22:59
Bir Kişi Değil, Bir Toplum Projesi Kitap boyunca anlatılan o absürt olaylar silsilesi, aslında tek bir adamın kurnazlığı değil; bir kasabanın, bir şehrin, hatta bir ülkenin el birliğiyle inşa ettiği devasa bir illüzyondur. Aziz Nesin’in 1961 yılında kaleme aldığı "bu eser üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen tazeliğinden hiçbir şey kaybetmemiş, adeta "zamansız" bir başyapıt. Kitabı bitirdiğinizde dudaklarınızda acı bir tebessüm kalırken, zihninizde tek bir soru yankılanıyor: Zübük mü suçlu, yoksa onu var eden bizler mi? Nesin, politikayı sadece bir dekor olarak kullanır. Asıl mesele; cehalet, kurnazlık, dalkavukluk ve çıkar ilişkilerinin sarmalındaki "toplum" yapısıdır. "Zübüklük" Bir Karakter Değil, Bir Hastalıktır: Kitabın en vurucu noktası, Zübükzade’nin her düştüğünde daha yükseğe sıçramasıdır. Aziz Nesin burada toplumsal hafızasızlığımıza ve "güçlüye tapma" eğilimimize sert bir eleştiri getirir. Yazara göre Zübüklük, sadece İbrahim Efendi’ye mahsus değildir; ona kanan, ona yol veren, ondan çıkar uman herkes bu hastalığın bir parçasıdır. Nesin’in ustalığı, bu kadar ağır bir toplumsal eleştiriyi kahkahalar attırarak okutabilmesidir. Taşra bürokrasisinden kahvehane dedikodularına kadar her detay o kadar canlıdır ki, okurken kendinizi o tozlu Anadolu kasabasında, Zübük’ün nutuklarını dinlerken bulursunuz. "Şimdiye kadar onca Zübük tanıdım, ama hiçbiri kendiliğinden Zübük olmamıştı. Bizler birleşerek onları Zübük yapıyorduk." Nesin, bireyleri suçlamak yerine sistemin işleyişindeki çarpıklığı deşifre eder. Çıkar ağlarının nasıl örüldüğünü, dürüstlüğün nasıl "enayilik" olarak pazarlandığını ve cehaletin nasıl bir silaha dönüştüğünü iliklerimize kadar hissederiz. Hikayelerin sonu hep benzer bir kapıya çıkar; aldatan ve aldatılan arasındaki o ince çizgi
Zübüklüğün Sonu YokAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20061,084 okunma
6/10
·463 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Merhaba kitap dostları heyecanla beklediğim bir kitabın yorumu ile sizlerleyim Kitabımız #badbishop kitabından tanıdığımız karakter Tierney ve Achilles'in deli dolu değişik ama farklı hikayesini anlatıyor. Kitap çocukluktan birbirini tanıyan, yaraların birbirine eş olduğu için birbirinden koyamayan ama aynı zamanda birbirine düşman olan çiftin mafya aksiyon ve kendi sıkıntıları etrafında şekilleniyor. Karakterlerimiz gerçekten deli kategorisinde değerlendirebileceğimiz kadar değişik huy ve takıntılara sahip olan iki insan. Bununla beraber sevgi, aşk, korku ve nefret duygularını tam anlamıyla birbirinden ayırt edemediklerinden zaman zaman hem kendi içlerinde hem de birbirlerine karşı acımasız bir savaş içinde yer alıyorlar. Birbirlerini kırmaktan ve acıtmaktan hiç çekinmiyorlar üstelik birbirlerinin canını yakmak için de fırsat kolluyorlar diyebiliriz. Ama tüm bunların içinde kabuklarının en altında kalmış olsa da içlerinde hep var olan o ışık sayesinde yan yana gelerek bir bütün oluşturuyorlar ve yazarın akıcı dili ile birleşerek bu da bize çok iyi bir okuma keyfi sunuyor. Kitap benim için iyi bir kitaptı. Ben ilk kitaptan sonra bu karakterin kitabını da yaşayacaklarını da çok merak etmiştim. Kitap benim açımdan istediğim aksiyon, macera, o aradaki enerji ve tutkuyu kesinlikle bana verdi. Ama her iki karakterde yapılanları uygulayabilecek potansiyelde olmasına rağmen ben karakterlerin birbirine olan inancının perçinlenmesi için daha farklı bir olay örgüsü olmasını tercih ederdim. Beklediğim hareketler mi evet farklı olabilir miydi evet. Yine de sevdim ben kitabı Not: Kitap dark bir kitap. Hitap eden, dark türüne hakim olanların okuması kesinlikle daha iyi olur. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar
Twisted PawnL. J. Shen · Bloom Books · 202616 okunma