Amin Maalouf'un ilk romanıymış. Şaşırdım çünkü ilk oluşuna rağmen beni içine çekti ve çok keyif verdi. Her eserinde veriyor zaten keyfimi sağolsun.
Tarihin en dolu,sıcak ve yoğun siyasetli yıllarında yaşayan,sünnet edilip vaftiz edilen Hasan'ın günlüğü gibi bir kitaptı.
İçerisinde Endülüs tarihinden Kahire/Mısır tarihine, İtalya Katoliğinden Papasına, Osmanlı'lı Yavuz Sultan Selim'den Kanuni'ye her dinden ve bölgeden tarihi gerçekçi hikayelerle örülmüş çok güzel anlatımlar vardı.
Klasik Amin Maalouf işte. DOĞU BATI Sentezini en iyi yapan, iki tarafıda eleştirip iki tarafıda çok kırmayan adam gibi adam. Seviyorum kendisini.
Sürekli romanlarını okuyorum biraz denemelerini okuyımda soğuyayın kendisinden. Genelde öyle oluyo çünkü. Şükrü Erbaş'tan öyle doğumuştum:d neyse b