Ömrümüz boyunca erdem ve bilgelik kazanmak için elimizden geleni esirgememeliyiz,çünkü ödülü güzel olduğu gibi verdiği umut da büyüktür. Bununla beraber, bu şeylerin benim anlattığım gibi olduğunu iddia etmek aklı başında bir adamın işi değildir. Ancak göründüğü kadarıyla ruhlar ölümsüz olduklarına göre ,bu söylediklerimin ruhlarımız ve ruhlarımızın mekanı için aşağı yukarı geçerli olduğuna inanmak, alınması gereken ve alınmaya değer bir risktir kanımca. Böyle bir risk güzeldir ve insan dua okur gibi bu inanışı kendi kendine defalarca tekrar etmelidir. İşte bu yüzden anlattığım mitin üzerine bu kadar çok düşüyorum. Hayatı boyunca bedeni zevkleri önemsemeyen, süslenmeye özen göstermeyen, tam aksine böyle alışkanlıkların arzu edilenin tersi sonuçlar vereceğine inanan ve öğrenmeyi hedefleyen alışkanlıklara değer veren bir insan bu inanış sayesinde ruhu için endişe etmemelidir. Böyle bir insan ruhunu yabancı süslerle değil ruhun kendisine özgü bilgelik,ölçülülük, adalet, yüreklilik ,özgürlük ve hakikat gibi süslerle süsledikten sonra alın yazısı onu çağırdığında Hades yolunu tutmak üzere hazır bekler. Sizler Simmias,Kebes ve diğerleri, daha sonraki bir tarihte bu yolun yolcusu olacaksınız. Ama beni ,bir trajedi kahramanının sözlerini ödünç olarak söylersek, alınyazım şimdiden çağırmış bile. Artık yıkanmamın vakti geldi,zehri içmeden önce yıkansam iyi olur sanırım. Kadınları bir ölünün bedeni yıkama zahmetine sokmanın gereği yok.