meryem

meryem
@hypatiaci
Okuduklarımı unutmamak ve anlamlı bir şeyler görmek isteği. Hepsi bu.
Açlık çekerken aklına dünyanın dört bir yanında açlıktan ölmek üzere olan binlerce insan gelmişti,ama şimdi ziyafetten yeni kalkmışçasına toktu ve açlık çeken insanlar artık zihnini meşgul etmiyordu.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güzel incelemeler görünce inceleme yapmamak daha anlamlı ve makul geliyor. Hayranlıkla okuduğum kitapların başka zihinlerce yorumlanması, okuduğum kitaba karşı saygımı arttırıyor. Martin Eden'i çok sevdim ve sık sık bu platformdaki incelemelerini okuyacağım gibi duruyor şimdilik. Bitirmeye kıyamadığımı ve sondaki notlar serisinin başladığını görünce hayal kırıklığımı belirtmek isterim. Daha güzel bir sonu mu hak ediyordu yoksa olabilecek en iyi son muydu bilmiyorum ama içim buruk. Sevdim seni martin.

Necip G.

@NeGe
·
Hatırlıyor musun? Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı...
‘Yakarsa dünyayı garipler yakar’ ekolünün vakur temsilcisi Martin Eden’le tanışacağım için oldukça hevesli ve heyecanlı bir vaziyette açtım kitabın kapağını... Bu heves ve heyacan –dürüst olmam gerekirse- son sayfalara yaklaştıkça Martin Eden’le artık vedalaşacak ve onu hayatımdan çıkaracak olmanın hazzını besledi. Yangın hiç sönmedi kitap boyunca... Martin, zihnindeki ateş toplarını cömertçe savurdu etrafına... Kimi zaman da dönüp kendine nişan aldı... Büyük oyunu bozmak için çıkmıştı yola... İdeallerini birer tuğla gibi kullandı, geçmişini sıva yapıp o tuğlaları birleştirdi. Sonra dünyaya meydan okumak için inşa ettiği tek göz odasını rengarenk bir aşk hikayesi ile baştan başa boyadı... Belki de hesaplayamadığı tek şey, odasını inşa ettiği zeminin bataklık olmasıydı. Martin yılmadan çalıştı, öğrendi, öğrendikçe odasına yeni katlar çıktı... Sonra, yeniden çalıştı, daha çok öğrendi ve kelimelerden kendine küçük bir fildişi kule yaptı. Ancak dedim ya, zemin böyle bir kuleyi ayakta tutacak kadar güçlü değildi... Tüm idealler, tüm geçmiş ve o görkemli aşk hikayesi, okurun bakışları arasında bataklığın içinde kayboldu... Ve bizler, beş yüz sayfa boyunca yandığımızla kalakaldık... (Her bir sayfa için bana bir cent borçlusun Martin, bunu yazıyorum bir kenara : ) ---------------------- Değerli 1k dostlarım, yazının bundan sonrası için önlem amaçlı olarak bir ‘SPOILER’ uyarısı koymak zorundayım. Neticede kitap üzerine konuşurken belki de kitabı okumadan önce bilmek istemeyeceğiniz detaylara yer verebilirim. O yüzden devam edip etmeme tercihini size bırakıyorum... ---------------------- EĞİTİM NEYDİ? EĞİTİM EMEKTİ... Yazar burada, bilgiye aç bir insanın sistemsiz bir eğitim ile, yani kendi kendini eğiterek, mücadele vererek aydınlanabileceği konusuna özellikle vurgu
Edebiyat

meryem

, bir kitap okudu
9/10
·520 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2021 33. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135,2bin okunma
bay eden..
" Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşunun temel talebiydi sevgi. Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. Şimdi de bilmiyordu bunu. Sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü. "
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir insan beşiğinden mezarına kadar asla, ilk ve en önemli amacı, kendi iç huzuru ve ruhsal rahatlığı olmayan tek bir şey bile yapmaz.
1000Kitap