-Sizden sonra kimi emir yapalım , diye sorulunca Allah Resûlü(sas):
Ebu Bekir'i halife yaparsanız, onu emin, dünyadan yüz çevirerek ahirete yönelenmiş olarak bulursunuz. Ömer'i halife yaparsanız güçlü, Allah için kınayanın kınamasından korkmayan, emin biri olarak bulursunuz. Yapacağınızı sanmıyorum ama Ali'yi halife yaparsanız, sizi alıp doğruya götüren hidayet ışığı olarak bulursunuz, buyurdu.
"Kendi evladının eğitimli olmasını istemen; Senin için faydalıdır.
Tüm ülke evlatlarının eğitimli olmasını istemen: Kendi evladına faydadır.
İlim bir kişide olursa, kişiye ağır gelir. İlmi pay etmeyi ådet edin ki;İlimden nasibini alasın."
Hadis-i Şerif
Osmanlı yönetimi gayrimüslim tebaanın Osmanlı kimliğini kabul etmesi için çok uğraştı. Bu konudaki ilginç bir örnek şudur: 1900'lerin başında İstanbul'un fethinin kutlanması gündeme gelmiş, ancak II. Abdülhamid, gayrimüslim tebaa üzerinde olumsuz etki yapar diye bu teşebbüse izin vermemişti. Yıllar sonra, 1914'te bu konu hakkındaki düşüncelerini ise doktoru Atıf Hüseyin Bey'e şu şekilde izah etmişti: "Biz, İstanbul'u Rumlar'dan zaptettik... Fetih günü onlar matem tutmak isterler... Biz tezahüratta bulunursak onların hissiyatını rencide ederiz... Benim zamanımda bir kere İstanbul'un fetih günü merasim yapmak istediler... Ben buna hissiyat noktasını nazara alarak müsaade etmedim... Bunlar hikmet-i hükümettir, çünkü her hükümet tebaasının hepsinin hissiyatını rencide etmemeye çalışmalıdır... Her nedense biz kendi kendimize mesele çıkarıyoruz."