Puan vermedi·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:59
​"Bekle Beni" is the last book of Zülfü Livaneli. Previously I read "Rüzgarlar Hep Gençtir". After this book, I understand the opinion of the author very well. Actually, the author gives us his life through the characters of the book. Selim and Leyla's lives pass with many challenges. Selim has problems in the country. He is a thoughtful, philosophical person. Because of his opinions about the government, he is punished in prison. Therefore, he has to leave his family for a long time. In his country, different ideas are against the government. Freedom is restricted. If you want to be free, you should be silent about injustices. However, Selim takes all of the risks and leaves his family, and the most important thing, which is "his family". I can understand Livaneli gives us messages about his life and his challenges. Because he lived the same thing because of his opinions. I like this book because it sheds light on Turkey in the 1960s.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri
Puan vermedi·
Prof. Dr. Şükrü Arslan'ın ''Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri'' isimli makalesini burada paylaşıyorum. Umarım okuyacak olan, okumayı düşünen kişilere faydalı olur. Özet Ö. N. Bilmen, Osmanlıların son döneminde yetişmiş, hayatının müsmir çağını Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. O, Cumhuriyetin ilk çeyrek asrını aşkın zamandaki durumu ve nasıl bir tefsire ihtiyaç duyulduğunu iyi tesbit etmiş olmalıdır. Zamanı iyi okuyan Bilmen, tefsirini günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kaleme almış, uzmanlık alanına giren hususlara fazla yer vermemiştir. Bu sebeple Bilmen Tefsiri’nde farklı yorumlar, rivayetlerdeki senet ve tenkitleri, fıkhî ve kelamî ihtilaflar, kıraat farklılıkları vs. bazı istisnalar dışında görülmez. Kanaatimizce Kur’an’ın ne dediğini öğrenmek isteyen sade insanımız için gayet faydalı bir tefsirdir. Fakat ne yazık ki dili yazıldığı zamana değil, müfessirin yetiştiği döneme aittir. Biz, kısaca “Bilmen Tefsiri” olarak adlandırdığımız merhum Ömer Nasûhi Bilmen Hoca Efendi’nin tefsirini önce genel hatlarıyla tanıtmaya sonra da tefsir literatüründeki yerini tesbite çalışacağız. Öncelikle belirtmemiz gereken hususlardan biri şudur: Bilmen Tefsirini incelememiz, Bilmen Yayınevi tarafından neşredilen, basım tarihi ve kaçıncı basım olduğu belirtilmeyen, orta boy, sekiz cilt, 4136 sayfa olarak İstanbul’da basılan nüsha üzerinde yapılmıştır. Bilmen Tefsiri’nin tam adı, “Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meâl-i Âlisi ve Tefsiri”dir. Bilmen Tefsiri ve Özellikleri Bilmen Hoca Efendi, tefsirine yazdığı üç sayfalık özlü mukaddimesinde Kur’an-ı Kerim’in kısa tanıtımı, önemi, tüm insanlara hidayet rehberi oluşu, tefsir ve tercümesine olan ihtiyaç, tercüme ve meâl arasındaki fark, İslâm’ın başlangıcından itibaren müslümanların Kur’an’ı anlamak için
Alıntı
Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri (7 Cilt Takım)Ömer Nasuhi Bilmen · Kitap Kalbi Yayıncılık · 202297 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:12
Selamûn aleyküm Bazı şahsiyetler vardır; adını zikrettiğinizde dahi gönlünüzde bir coşkuya, muhabbete sebep olur. İşte Emîr Sultan hazretleri (k.s) benim için öyledir. Nasıl olmasın? Buhara'yı Bursa'ya bağlayan bir köprü yapmak istesek hangi güç hangi teknoloji ile başarırız bunu! Ama Emîr Sultan gibi pîrler yapar biiznillah. Bu konuya bizim kalemimiz de ilmimiz de yetmez ondan sebep kitaptan bashedelip dostlar Yazarımız yine şaşırtan, duygulandıran, sürükleyen bir olay örgüsüyle tarihi bağlamdan kompadan okuyucuyla konuşmuş. Ama bu defa bir asanın arkasına saklanarak... Zira Fatih Duman bu işi seviyor ve dahi sevdiriyor Buhara'dan bir ağaç dalı Emîr Sultan hazretlerinin elinde asa oluverip Bursa'ya kadar bir yaren gibi ona eşlik ediyor. Lakin öyle bir kurgu ki yedi yüzyıl sonra yine aynı asa karşımıza çıkıyor. Şimdi burası çok heyecanlı dostlar. İki ayrı zaman dilimi kendi yolunda adım adım ilerlerken bir usta kalemin elinde öyle güzel cem oluyor ki... Ben spoiler vermek istemiyorum ama Allah dostlarına muhabbeti olanların keyifle okuyacağı bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Bu arada kitabın fotoğrafını Emîr Sultan hazretlerinin merkad-ı şerîfinde çekmek nasip olmuştu. Biz fatihamızı orada hediye etmiştik. Gelin bu vesileyle hep beraber bir daha edelim... Hasılı kitap, sevgi ve muhabbetle kalın instagram.com/p/DZ7xTVKMTUb/?...
Din
Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 2023848 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 108. kitabı
Fatma Erdek Kara Kış Beyaz Düş Selim,annesiyle Zeynep in hayatına babasının ölümünden sonra üvey baba olarak girdiği andan itibaren Zeynep,Selim e karşı hep mesafeli ve soğuktur.Ergenlik döneminde Selim in kendisine hissettiği duyguları öğrendiğinde midesi bulanır.Zeynep in en güzel yıllarında ruhunda kara bir delik açar hatta sevdiği adam ile arasına girer ve hayatı zehir eder.Zeynep te bulunduğu şehri terk eder ve hayatını başka bir şehirde başka insanları kendine aile olarak seçer. Annesini o elim hastalıktan kaybettikten sonra bir zamanlar kaldığı o ev Zeynep e yabancı olur.Kendisini limon ağacının dallarına benzetir ama kendisini tutacak,bulunduğu yere bağlayacak hiçbir kökü olmadığını görür ta ki karşına Yüzbaşı ve Karkız çıkına kadar. Kadının adının olmadığı Erzurum,Narman a tayini çıktığında,Hasan Amca,hasretini çektiği şefkatli elini uzatır.Hakime Hanım!ı hep göçmen kuşlara benzetir. Gururlu bir adam olan Hasan Amca,torunu Akgül den,Zeynep e bahsettiğinde,bir yardımcıya ihtiyacı olmamasına rağmen yanına çağırır,kendine yoldaş olmasını ister.Karkız ile tanıştığında kendi yirmi altının kışında,Akgül ise on altısında tamda hayatının baharındadır. Akgül doğmadan babası öldüğü için,kızı daha doğmadan lanetli ilan etmişti. Yedigi her lokmanın,içtiği her çorbanın hakkını ödeyebilmek için daha çocukken çalışmaya başlamıştı.Karkız yani Akgül,buna rağmen sığıntı gibi iliştiği sofrada fazlalık sayılmış,elini uzattığı her lokma,tabağa uzanan her kaşık boğazına takılmıştı çünkü o doğarken onun alnına ondan habersiz yetim yazılmış Saplantılı üvey babası yüzünden aşka düşman olan Zeynep,Yüzbaşı yı tanıdıkça ondan etkilenir.Zeynep e göre askerler sert yapılı adamlar olsada Güven Yüzbaşı tüm bu önyargılarını yıkmıştır.Yüzünde ki o samimi,sıcak tebessüm Zeynep e huzur verir ve adı gibi
Kara Kış Beyaz DüşFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026387 okunma
6/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
Yazar Azra Kohen’in ‘Gör Beni’ kitabını yeni bitirdim sayılır ve kapağını kapadığımdan beri ne kitabın türünü ne de hangi mesajı vermek istediğini tam olarak algılayabildim. Kitabın başındaki “Öykü akışı kronolojik değildir. Şekilde kusur aramak yerine, içerikteki anlamı fark etmeye odaklanmanız dileğiyle..” ifadesinden öyküde zaten oturmayan bir şeyler var olduğunu çıtlatmış yazar. Benim hikayedeki derinliği bulamamanın asıl nedeni olayların kronolojik olup olmadığıyla ilgili değil bu arada. Bundan daha fazla göze çarpan şey; noktalama işaretlerinin kullanımıyla ilgili bazı bariz hatalar, karakterlerin davranışı, üslubu ve inandırıcılığıyla ilgili eksiklikler, olaylar arası kopukluk ve de arka plandaki olay örgüsünün eksik aktarımı. Yazarın, hem bazı tarihsel gerçekler vererek didaktik bir amaç sergilemek hem de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlayarak okuma zevkini diri tutmak istediği çıkarımında bulunabiliyorum. Sunduğu bilgilerin bazısını ufuk açıcı da buldum; fakat, bu bilgi aktarımının belli bir noktadan sonra aniden kesilip yerini aşk hikayesine bırakması bende ucuz aşk romanı okuyorum hissi yarattı ne yazık ki. İki aşığın aşk kokan cümleleri, bir türlü birbirine kavuşamaması, sergiledikleri tripsel tavırlar vs. bir süre sonra can sıkıcı hale geldi. Tarihsel romanları severim, Cumhuriyet dönemini işleyen tarihsel ve kurgusal metinleri ayrı bir severim, içerisinde bir tutam aşkı barındırıyor olmasına da ses etmem. Aşk ve sevda öyküleri barındırmayan bir tarih anlatımı istiyor olsam, geçmişi bütün keskinlikleriyle ve gerçeklikleriyle anlatan tarih kitaplarına yönlenirim zaten. Lafım, bu kitaptaki aşk hikayesinin yapay kalmışlığına ve tarihsel olay örgüsüne tam olarak yedirilememesine. Bunların dışında beni rahatsız eden diğer detayları şöyle
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2026 1. kitabı
Oğuz Atay – Tutunamayanlar Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı eseri, Türk edebiyatının en önemli ve en sıra dışı romanlarından biridir. Romanın merkezinde Turgut Özben ve yakın arkadaşı Selim Işık yer alır. Turgut, Selim'in intihar haberini aldıktan sonra onun hayatını, düşüncelerini ve yaşadığı yalnızlığı anlamaya çalışır. Bu süreçte yalnızca Selim'i değil, aslında kendisini ve içinde yaşadığı toplumu da sorgulamaya başlar. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, karakterlerin yaşadığı yabancılaşma duygusu oldu. Selim Işık, toplumun beklentilerine uyum sağlayamayan, sürekli düşünen ve kendini ait hissedecek bir yer bulamayan bir karakterdir. Bu yüzden romanda sık sık yalnızlık, anlaşılmama ve hayata tutunamama temaları işlenmektedir. Oğuz Atay, Selim karakteri üzerinden toplumun birey üzerindeki baskılarını ve insanların iç dünyasında yaşadığı çatışmaları başarılı bir şekilde göstermiştir. Romanın dili alışılmış romanlardan farklıdır. Yazar zaman zaman bilinç akışı tekniğini kullanmış, şiirlere, günlüklere, mektuplara ve farklı anlatım biçimlerine yer vermiştir. Bu nedenle kitap ilk başlarda biraz zorlayıcı görünse de ilerledikçe okuyucuyu düşünmeye sevk eden derin bir yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle Selim'in iç dünyasını anlatan bölümler beni etkiledi çünkü karakterin yaşadığı yalnızlık ve hayal kırıklıkları oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmıştır. Eserde eleştirilen konular arasında toplumun kalıplaşmış değerleri, insanların birbirini anlamakta zorlanması ve bireyin kendi kimliğini bulma mücadelesi bulunmaktadır. Turgut'un Selim'i araştırırken çıktığı yolculuk aslında kendi benliğini keşfetme yolculuğuna dönüşmektedir. Bu yönüyle roman yalnızca bir arkadaşlık hikâyesi değil, aynı zamanda insanın kendini arayışının hikâyesidir. Sonuç olarak
Duygu ve Düşünce
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma