RODERIGO
Ne yapayım peki? Bu kadar deli divane olmaktan utanç duyuyorum, ama elimde değil bundan kurtulmak.
IAGO
Değil demek? Saçma! Şöyle ya da böyle olmak elbette kendi elimizde. Bedenimiz bahçemizdir, irademiz de bahçıvanı, ister ısırgan dikersin, ister kekik, ister hıyar yetiştirir, kabak ekersin, bahçeni ya tek bir bitkiye ayırabilirsin ya da bir sürü çiçekle doldurabilirsin, yeter ki sen iste! Bahçenin kısır kalması da elinde, verimli, bakımlı olması da. Bunların hepsini yapmak irademize bakar. Neyse ki, duygularımız mantığımızla dengelenmiş.
Fakir olup da hâline şükreden insan zengin sayılır,hem fazlasıyla zengin. Hâlbuki her dakika fakir düşmek korkusu içinde olan insana hudutsuz servetler bile hiç görünür
“Gülümse” derken benim anladığımdan başka bir şey kastediyormuş gibi geldi; başından beri fark ettiğim o ironi, katılık ve merhametsizlik, kendi gülüşüne bile bile dahil ettiği bir özellikti; onun için gülümsemek aslında acımasız bir şeydi, çünkü özgürlük acımasızdı, çünkü en azından bizi kim olduğumuzdan kısmen sorumlu kılan özgürlük acımasızdır. Bu yüzden gülümsemek, hayata karşı bir tavır olmaktan çok hayatın acımasızlığının doğasıydı, hiç kaçarı olmayan bir acımasızlık, çünkü insan varlığının ta kendisiydi bu. “Gülümsemeyi öğren” derken, söylemek istediği “Sırıt ve her şeye katlan”dan çok daha başka bir şeydi. “Acımasız olmayı, katı olmayı ve hayatta kalmayı öğren” demekti bu bir bakıma.
Oyunu ya da rolümüzü seçme şansımızın olmayışıydı. Hep Othello’ydu. Var olmak, daima Iago olmaktı.
IAGO
Göründükleri gibi olmalıdır insanlar,
Eğer değillerse göründükleri gibi,
İnsan değil, şeytandırlar.
OTHELLO
Doğru, insanlar göründükleri gibi olmalıdırlar.