Denise

Mérimée - Fırsat Komedyası (spoiler içerir)
9/10
·48 syf.··
2025 29. kitabı
Komedya türüne uygun bir anlatım. Komedya akla çağrıştırdigi gibi komik olmak zorunda değildir. Dramatik ve acı verici hatta rahatsız edici olabilir. Tragedya soylular kahramanlar tanrılar arasındaki önemli meseleleri konu alir. Komedya ise gündelik yaşamdaki insanların günlük hayatları, kusurları zaafları vardır. Mérimée yine çok güzel yazmış, Nurullah Ataç ise çok hoş çevirmiş. Toplamda 16 sahneden oluşuyor, komedya olduğu için mekan elbette kısıtlı ve başta karakterler tanıtılıyor. Rahibe okulunda geçen bir olay, Dona Maria nin rahibe aşık olmasiyla basliyor. Sahnelenmek için yazıldığından iç çözümleme yok. Dona Maria bin bir kararsızlıkla Rahibe aşk mektubunu veriyor. O akşam yine o okuldan bir kız olan arkadaşı Dona Francisca nin da onu sevdiğini, rahiple gizli bir ilişkilerinin olduğunu öğrenir. Pişmanlık ve öfke duyar, Francisca ya onunla kaçmasını söyler ve para yardımı sunar. Baska bir sahne de Francisca Dona Maria nin odasına maria intihara hazırlandığı sırada girer. Zehirli limonatayi Francisca ya ikram eder, Francisca can çekişirken o da pişman olur. Mektebin kuyusuna atlamak için sahneden çıkar. Mérimée okuması pek keyifli bir yazardır. İzlemek isterdim ama okuması da çok keyifliydi. Araftaki Ruhlar - İlle Venus'ü bu kitaplarinida öneririm.
FırsatProsper Mérimée · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 196426 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bataille'in Önsözü ve kitap (spoiler/rahatsız edebilir
6/10
·46 syf.··
2025 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 19:06
Öncelikle ben bunu niye okuyorum ki diye absürt bulacağınız rahatsız edici bir kitap olacaktır. Kitap size ahlaki güvence vermiyor. Kitabın olayı sadece olay. Tavsiyem şudur ki yazarı anlama eylemine girmek istemiyorsanız sadece iyi bir kitap okumak isterim derseniz bunu okumayın. Anlama yolundaysanizda önerim önce hikayeyi sonrasında önsözü okumanizdir. Hikaye sadece bazı düşünceleri fiziki temele indigemeyi denemistir. Önsözünde yazanları anlamak zor, anladığımı da iddia etmem. Anlamak için yardımda aldım. Önsözün bir kısmı ile ilgili açıklamam aşağıdadir. Kendi fikirlerimi dökmedim! Georges Bataille Tanrıyı anlatan dinlere bundan bahseden filozoflara kızar. Tanrı anlaşılır olursa sınırlı olur, anlamak eylemi de zaten sınırlıdır. O da kabul eder, her sey aklıma gelemez ve de gelmez. Sınırsızlığı kabul etmişken sınırlılığın icinde kalacağı için kendine eksik der. İnsan sınırlıdır, diğer her şeye de sınır koymak ister. Bu yüzden taşkınlık alaya alınır. Sınırları biraz olsun aştığına inanan kendini kutsar ve tanrı ilan eder. Kendisini üstün görür. Ama kutsal olanın sınırlı olduğunu unutur. Ahlak sınırlıdır, ve bu ahlaki sınırlarını aşan en temel şey zevktir. Zevk pekala erotizm ile aynı tutulmak zorunda değildir hatta aynı değildir. Ama insan zevki ilk kendi vücudunda bu yönde keşfeder. İnsan sınırlı olduğu kadar vücuda sınırlıdır. Kendinde keşfettiği şeye de sınır koyar. Fazlası taşkınlıktır, tiksinti uyandırır. Herkes erotizmin içine girer ama kimse sorumluluk almaz. Sorumluluk alana gülünür. Gülmek en ağır aşağılama biçimidir. Alaya alır. İnsan şakaya çekerek güldüğü ve hafiflettiği bu durumlari ancak böyle sınırlı tutar. Inanclilara ve inancini güzel latife ederek anlatanlara sorulur, Tanrın bunu biliyor mu? Hayir denirse inanç çöker evet ise basli başına tanrıyı sınırlar
Madam EdwardaGeorges Bataille · Sel Yayıncılık · 202099 okunma
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (spoiler içerebilir)
9/10
·62 syf.··
2025 7. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 23:27
Kitabı daha yeni bitirmişken sıcağı sıcağına bahsetmek ne güzel ki hala burnumu siliyorum. Yoğun duygular yaşayabildiğim kitapları çok seviyorum ya da kendimden bir şey gördüğüm kitaplari. Her neyse, biricik bilinmeyen hanimimizin daha 13 yaşındayken başlayan masum aşkının yaşı ilerledikce nasıl gerçek ihtirasa belki takinti ve saplantıya dönüştüğünü görüyoruz. Kalbinin hatta aklının içinde kendisini asla tanımayan, daima kısa süreli bir macera olarak gören adama karşı olan sadakati var. Bu gecelerden birinden olan çocuklarının öldüğü gün gönderdiği bu mektupta yıllardır kendine sakladığı sırrı sonunda biricik aşkına anlatıyor. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Geçmişe Yolculuk (spoiler içerebilir)
8/10
·52 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 02:21
Sonu yüzünden kalbimde acı bıraktığını söyleyebilirim. Kitabı okudum hissettim ama sşuan hakkında konusacak sözcüklerim, cümlelerim yok gibi. Karakterin kendinden üst kesime olan nefret, şehvet ve saygının birbirine harmanlanması. Biraz yasak aşk biraz unuttuğunu sandığın şeylerin yeniden alevlenebilmesi ve bazı hislerin üstünden 10 yıl geçtikten sonra bile ölmemesi... Çok klişe bir hikayeyi hiç klişe olmayan bir şekilde okumuş gibi hissettim ama yarım kalmışlığı hiç sevmem o yüzden Stefan Beyi mezarından kaldırıp devamını yazmasını rica etmeyi çok isterdim. Unutursam yine okurum dediğim bir kitaptı. Stefan Stefan Zweig Geçmişe Yolculuk
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,7bin okunma
Korku (spoiler içerir)
7/10
·70 syf.··
2024 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 02:11
Bu kitabı okumayı dahi düşünmüyordum, talihsiz bir şekilde kitapta ne olduğu bana anlatılmıştı çünkü. Ama kitaplar sadece içindeki olay örgüsü için okunmazdı bu yüzden sonunu bilip bilmememin okumama engeli olsun istemedim. Kitap tam anlamıyla korku hissi üstüne. Eşini aldatan bir kadının yakalanması ve bu sırrı saklayabilmesi için verdiği maddi manevi bedellerle başlıyor. Bir anda hayatında eskiden hiçte önemi olmayan şeyleri kaybetme korkusu ve yüzüne bakmadığı seylerin değerlerini anlamak... Kitapta dediği gibi korku bir suçun cezasından daha ağırdır, her daim seni içinde öldürür, esiri olursun. Irene isimli karakterimizin korkusunun nasıl ruhunu kemirdiğini hatta intiharın eşiğine dahi gittiğini gördük. Kitabın sonlarına doğru en hissetmeyi beklemediğim duyguyu hissettim. Acımak. Karakteri bu dediğim gibi görüp anlatınca acınmaya değer dahi gelmiyor. Kocasını aldatan bir kadına üzülmek mi diyorsunuz. İşin bu kısmını Stefan Zweig'in anlatıma yani karakterin duygu durumunu ve düşüncelerini bize ne denli gerçekçi anlatıp bizi karaktere yakınlaşmamızı sağlamasına bağlıyorum. Çoğu kişi hayatının bir noktasında umursamadığı bir şeyi kaybetme noktasına gelerek büyük pişmanlıklar duymuştur. Belki olay Stefan'ın anlatımı bile değildir, ben ya da biz Irene'yi anlamışızdır. Kitabın sonu en bahsetmek istemediğim kısmı, bu kitabın en değerli yeri de derim ben. Tüm bunları kocasının tasarlayıp eşinin evine geri dönmesini sağlamak olması... Avukat bir adamın bu sefer eşinin kabahatini itiraf etmeye zorlaması beni etkiledi. Benim için yine kısacık ancak etkili bir kitaptı. Kendi düşüncelerimi okur okumaz dökmek istedim. Korku
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma