Puan vermedi
Romanlarıyla bildiğimiz Peyami Safa aslında fikir kitaplarında daha yetkindir. Özellikle objektif serisini herkesin okumasını tavsiye ederim. Bir romancının üslubuyla fikir kitabı okumak harika bir duygu. Türk inkılabına Bakışlar isimli eser; Meşrutiyetin ilanı sonrası oluşan o muazzam fikri serbestlik ortamında üç büyük fikri görüşün Avrupa medeniyetine bakışını karşılaştırmalı olarak anlatıyor. 1.Dünya savaşı sonrasında bu üç büyük fikrî düşünceden İslamcılık fikrinin;Mısır'ı almak için savaşa giren devletimizin tüm Arap yarımadasını kaybetmesiyle şehit olduğunu, Türkçülük fikrinin "Turancılık" hayalinin Sarıkamış'ta donduğunu, Garpçılık fikrinin hayalinde ki medeniyetin ise Türk ülkesi üzerine demir zırhlarla ve kirli çizmeleriyle geldiğini söyleyen Peyami Safa yeni Türk inkılabının Türkçülük ve Garpçılık üzerinde ki yaralı kısımları temizleyerek yeni sistemi bu iki dünya görüşü üzerine kurduğunu iddia eder. Avrupa medeniyetinin de üç temel üzerine inşa edildiğini iddia eder. 1.Roma Cemiyet Disiplini 2.Hıristiyan ahlakı 3.Yunan zekası. Yunan zekasını avrupaya ibn Rüşt, ibn Tufeyl vasıtasıyla ispanya üzerinden müslüman Arapların, ibn Sina ve Farabi vasıtasıyla Akdeniz havzası üzerinden Müslüman Türklerin taşıdığını belirten Safa; İslam medeniyetinin çöküş sürecine girmesini islamı ikiye ayırarak anlatır. 1.İslam akdeniz havzasında ve akla dayalı islamiyet ki bu günkü avrupa medeniyetine büyük katkısı var. 2.islam İran-Hint islamı mistisizme dayalı ve çöküşü getiren islami düşünce olarak kabul ediyor. İslam akla dayalı olarak tebliğ edilirken, Hıristiyanlık mistisizme dayalı olarak tebliğ edilirken roller neden değişti? Okuduğum kitap Ötüken'in 2013 baskısı daha sonra yeni baskıları çıktığını görmüştüm. Kitap 217 sayfadan oluşuyor. Not: ilk bölümde meşrutiyet
Türk İnkılâbına BakışlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2013531 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2025 684. kitabı
Metafizik konusunun ele alındığı ve geç dönem diyaloglarından biri olan Parmenides’te Platonun; birlik-çokluk temelinde tartışarak ana madde arayışı devam ediyor. Bu diyalogda Platon idealar kuramını yeniden ele alıyor ve orta dönem diyaloglarından biri olan Devlet'te ileri sürdüğü fikirleri sorguluyor. Parmenides (515 - MÖ 460) Doğa filozoflarından sayılmakla birlikte, Antik Yunan felsefesinde rasyonalizm geleneğinin ilk filozoflarından biridir. Yalnızca düşünür olarak değil yasakoyucu ve devlet adamı olarak da rol oynadığı sanılmaktadır. Parmenides'e göre, evrende değişen hiçbir şey yoktur. Gerçeklik, yani Varlık, mutlak anlamda Bir'dir, kalıcıdır, süreklidir, yaratılmamıştır, yok edilemez; o ezeli ve ebedidir; onda hareket ve değişme yoktur. Herakleitos ile sürekli yaşadığı varlık ve evren hakkındaki tartışmalarıyla da ünlüdür. Platon’un anlaşılması en zor diyaloglarından biri. Varlık felsefesi ve BİR konusunda daha sonra Plotinos, Kilise babalarını ve Hıristiyan teolojisini, islam teolojistlerinden Farabi , İbn-i Haldun, İbn-i Rüşt gibi bir çok filozof, düşünür ve din adamına kaynaklık edecek orijinal bir perspektif sunması bakımından çok çok önemli biri. Platon’un bu diyalog ile metafizik anlamda çok rafine/soyut bir perspektif sunmaya çalıştığı görülüyor. Okunmaya değecek bir kitap.
ParmenidesPlaton (Eflatun) · İmge Kitabevi · 2018273 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·521 syf.··
2025 674. kitabı
Gazzâlî, 1058-1111 arasında yaşamış İranlı İslam âlimi, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî’nin yazmış olduğu bu hacimli kitapta, çağdaşları olan filozoflardan Farabî ve İbn-i Rüşt ve İbn-i Sina’nın ve bunların şahsında Aristoteles eksenindeki Yunan felsefi geleneğinin islam dini eksenindeki eleştirilerini yaparak kendince tutarsızlıklarını ifşa etmeye çalışmıştır. Doğrusu islam dünyasında bıraktığı etkisiyle karşılaştırıldığında hiç de hakketmediği bir konuma yerleştirildiği görülüyor. Gazzâlî’nin felsefi bir açılımının ve yorumunun olmadığı ve sadece mevcut felsefi yorumların islam dinine uymayan yönlerini açıklayıp bunu da kendince “İspat” ettiğini ifade etmiştir. Eserdeki basitliğin bana göre en başta gelen yönü şu bilimdeki “ispat” kavramının çok basite alınması ve herhangi bir akıl yürütmeyi ispat olarak ele almasıdır. Yüzyılların metafizik sorunlarını beş dakikada ve bir kaç kelimeyle “ispat etme”ye çalışan kendince bir düşünür sözkonusu ki dayanakları da Akıl, Duygu, Algı, Sezi gibi insani yetiler değil sadece iman ettiği “Dini Esaslar” olduğu için felsefe alanının dışında durmaktadır. Adeta ağırlığı litreyle ölçmeye çalışan bir insan intibaı uyandırmaktadır. Doğrusu çok şaşırdım. Aslında temel tezi şu:” Tanrı’nın herşeye gücü yettiğine göre ve Tanrı herşeye hakim olduğuna göre , Tanrı her an hükmünü icra ettiğine göre “Olan” şeylere dönük belirli bir yargıda bulunamayız, bir sistemden bahsedemeyiz, nedensellikten bahsedemeyiz, bilimsel bir bilgiden bahsedemeyiz . Yapılması gereken şey sadece gözlemde bulunmak ve sürekli tapınıp şükretmektir. “ Gazzâlî, dini bilgiyi “mutlak doğru” olarak kabul edip felsefe yapmak yerine felsefeyi bu kritere göre değerlendirip “Bu küfürdür, şu küfür değildir...” gibi değerlendirmelerle
Filozofların Tutarsızlığıİmam Gazali · Klasik Yayınları · 2014282 okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2025 653. kitabı
1111’de ölen Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî tarafından yazılan eserde kendisine kadar gelmiş olan felsefi bakış açılarının fotoğrafı çekilmiş ve daha sonra yazacağı “Filozofların Tuhaflığı” adlı eserine zihinsel hazırlık yapılmıştır. Bu kitabı okuyunca genellikle Gazali ile ilgili olumlu bir kanaat oluşmaya başlıyor insanda ancak bu bir yanılsama. Gazali bu eser ile çağdaşı filozoflara onların anlattıklarını çok iyi anlayabildiğini ve onlardan kavrayış noktasında geride olmadığını anlatmış gibi duruyor. Peki bu kavrayış düzeyindeki birinden normalde ne beklenir? Aslında felsefeyi daha da geliştirmesi ve düşüncenin gücüne daha çok önem vermesi ve insanı yüceltmesi beklenir ancak o öyle yapmamıştır. Ortaya koyduğu tüm zihinsel ürünlerin yapay olduğunu , insana ve düşüncesine çok önem verilmemesi gerektiğini ve önemli olanın düşünce değil ayet ve hadisler olduğu ve başka bilgi kaynakları peşinde koşulmaması gerektiğini ortaya koymaya çalışarak adeta felsefeye karşı savaş açarak bilimsel düşüncenin islam dünyasında gelişimini engellemeye çalışmış ve maalesef bunu başarmış olduğu da görülmüştür. En çok karşı çıktığı kişiler de Farabi/İbn Sina/İbn Rüşt gibi insanla ve insan düşüncesiyle barışık olan islam dünyası filozofları olmuştur. Felsefi açıdan bakıldığında düşündürücü bir eser hem düşünebilen hem de düşüncesine düşmanlık besleyen böyle bir insan nasıl olur, diye. Ama işte ondaki o anlamsız duruş ait olduğu alemdeki çarpıklıklar İle yüzyıllardır da devam ediyor. Yine de okunacak bir kitap.
Felsefenin Temel İlkeleriİmam Gazali · Vadi Yayınları · 200131 okunma
Puan vermedi·71 syf.··
2025 642. kitabı
Gazali’nin açtığı ve günümüze kadar etkisi devam eden “Dini bilgiyi akla dayalı bilginin önüne koyma ve bilimsel bilgiyi küçük/hakir görme refleksiyonunun “ etkileri ile yazılmış bir kitap. Aklın kötü görülmesinin zirveye ulaştığı bir kitap. İbn Rüşt ile aynı dönemde yaşamış olan İbn Arabi, ömrünü Ortadoğu’da dolaşarak geçirmiş bir din alimi. Yaklaşık 600 eser yazdığı biliniyor. Peki ama şunu sormadan insan edemiyor: 600 eser yazan birisi olarak İbn Arabi hangi sorunları çözmüş, dünya Bilim literatürüne ne katkı sağlamış, hayatımızı koşaylaştıracak ve insan hayatına katkıda bulunacak ne yapmıştır. “Buluşları”nın hepsi Kant’ın deyimiyle Numen(Varlık karşılığı olmayan alan) alan ile ilgili. Bu alana girdiğini ilan eden Arabilere göre biz geride kalan zavallı kullar ise zaten ne onları anlayacak düzeydeyiz ne de bildiklerini bizimle paylaşmaları gerekecektir. İnanılır gibi değil, Tanrı inancını temellendirmeyle de uğraşmıyor, bizzat Tanrı’yla birleştiğini de söylüyor. Peki bundan kim etkilenir dersiniz? Geniş halk yığınları, böyle de olmuştur. 600 kitap yazan bir düşünür ve fakat hayatımızı kolaylaştırması bakımından katkısı ise HİÇ. İşte Gazali’nin açtığı yolun meyveleri. Okuyun ve bir kez daha düşünün diyesim geliyor. Yorum okuyucunun. Keyifli okumalar.
Fena RisalesiMuhyiddin İbn Arabi · İz Yayıncılık · 2015308 okunma
İbn-i Rüşd ve Felsefe
10/10
·356 syf.··
2025 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 20:59
İslam tarihi en popüler felsefecisi ve Avrupa'nın aydınlama dönemin en çok okunan felsefecisi İbn-i Rüşd olmuş. Peki İslam alemi İbn-i Rüştü ne kadar okuya bildi. 203 sene önce Ernest RenanErnest Renan İbn-i Rüşt üzerinde felsefe doktora tezi yapılmış ve İslam alemi şimdiye kadar İbn-i Rüşt üzerinde kaç tane doktora tezi hazırlandı...
Felsefe
İbn Rüşd ve İbn RüşdcülükErnest Renan · alBaraka Yayınları · 202112 okunma