Özel Harekât için müracaat ettim. "Lise mezunuysan gel" diyorlar. Yahu, kardeşim sen beni ne yapacaksın, daktilo mu yazacağım, bilgisayar mı kullanacağım? Beni arazide kullanacaksın. Kafam çalışıyorsa, orda görev yapmışsam, ne araştırıyorsun lise mezunu mu diye? İlkokul mezunu milletvekilleri var. İbrahim Tatlıses, "milletvekilliğine adaylığımı koyacağım," diyor, bu adam da ilkokul mezunu. İlkokul mezunu milletvekili oluyor da, bir gariban köylü çocuğunu ilkokul mezunu diye Özel Harekât'ta devlet için savaşmaya almıyorlar. Bugün, Güneydoğu'da hiçbir zengin çocuğu yoktur, hepsi gariban..
"İnsan-ı Kamil"i mi soruyorsun; darağacına götürüldüğünde şefkatle ipini sevip okşayan Mansur; Nemrut tarafından ateşe atıldığında yardımına koşan Cebrail'e; 'Eğer yardım Allah'tan değil de senden ise, o yardımı istemem" diyebilen İbrahim'dir o!..
Esved ( rahimehullah ) , ilme , zikre ve namaza düşkün olduğu gibi , oruç tutmaya da son derece düşkün idi . Günlerini oruç tutarak geçirir , hatta fazla oruç tutmaktan dolayı bazen halsiz düşerdi . Bu durumu gören arkadaşları acıdıkları için ona : -Niçin bu bedene bu kadar eziyet ediyorsun , diye sordular . Bunun üzerine o , aslında hem oruç için hem de diğer tüm ibadetler için üzerinde düşünülmesi gereken şu manidâr sözünü söyledi : -İşimiz çok zor , işimiz çok zor ! Ben aslında bu bedenin ( âhirette ) rahat etmesini istiyorum . ( Bu nedenle onu bu dünyada çok yoruyorum . )