Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur."
Muhriz rivayetinde şu ziyadede bulundu: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şunu ilave etti: "Oruç, sabrın yarısıdır."
Üniversitenin nihai amacı bizi meslek sahibi yapmak, bize unvan dağıtmak yahut statü vermek değildir. Eğitimin asli gayesi bize kim olduğumuzu, varlığın manasını ve yeryüzü yolculuğumuzun istikametini göstermektir. Bizi böyle bir varoluşsal yolculuğa çıkarmayan, aklımıza eğitmeyen, ufkumuzu genişletmeyen, ruhumuza asalet kazandırmayan, kalp gözümüzü açmayan ve muhayyilemizi harekete geçirmeyen bir eğitim, bizi Varlık'ın komşusu olmaya hazırlayamaz.
Varlık insanın şehadetine ihtiyaç duyar. Bu şahitlik, hazır olma ve huzura gelme sayesinde hakikat; zuhur, ışık, tecelli, perdenin kalkması ve keşif olarak ortaya çıkar. Varlık insanı somut, gerçek ve hakiki bir varlık olarak ortaya çıkarırken insan da Varlık’ın anlamını ve hakikatini ortaya koyması için kilit bir görev üstlenir. Varlık’ın hakikati, Varlık’ın ve insanın vuslat anında ortaya çıkar.
Birbirinden mahiyet/öz olarak farklı olan şeylerin (mevcudat) ortak noktası, var olma eylemine iştirak etmeleridir. Onları Varlık paydasında birletiren şey, Varlık'ın onların farklı suretlerine bürünerek ortaya çıkmasıdır. Bu manada Varlık tek, tezahür ve tecellileri ise sonsuzdur.