10/10
·80 syf.·
2026 124. kitabı
İbrahim Ethemİbrahim Ethem Necip Fazıl KısakürekNecip Fazıl Kısakürek Bugün okuduğum üçüncü kitap olan, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “İbrahim Ethem” adlı eserini bitirdim. 5 perdeden oluşan, yaklaşık 80 sayfalık bu biyografik piyes, Belh Sultanı İbrahim Ethem Hazretleri’nin tahtını, servetini ve dünyalık her şeyi terk ederek hakikat yoluna yönelişini anlatıyor. Necip Fazıl Kısakürek bu eserinde kısa, oldukça etkileyici bir tiyatro metni ortaya koymuş. Kitabın dili son derece güçlü ve akıcıydı. Özellikle tasavvufi yönü ağır basan diyaloglar, insanı sadece bir hikâyenin içine değil, aynı zamanda derin bir tefekkür atmosferine de çekiyor. İbrahim bin Ethem Hazretleri’nin dünya saltanatını bırakıp ilahi aşk yolunu seçmesi, kitabın en etkileyici tarafıydı. 8. yüzyılın en büyük sufilerinden biri olan bu büyük zatın hayatı, dünyevileşen insan için ciddi bir muhasebe vesilesi niteliğindedir. Eserde geçen birçok tasavvufi cümle uzun süre zihinde kalacak türdendi. Üstad Necip Fazıl’ın manevi derinliği yüksek karakterleri yazmadaki başarısı burada da kendisini açık şekilde gösteriyor. Az sayfaya rağmen yoğun anlam taşıyan eserlerden biri olmuş. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan en güçlü düşünce şu oldu: “Ne mutlu ki dünyalık her şeyi Allah için terkedene...” Kısa, manası büyük, güçlü bir piyes okumak isteyenlere rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir eserdi.
Edebiyat
İbrahim EthemNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20211,228 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 4. kitabı
Kış Kitabı “Kış Kitabı” Yazar Adem Turan’ın Çıra Edebiyat etiketiyle, Ocak 2026’da okurlarıyla buluşturduğu deneme kitabıdır. Yüz dört sayfa hacmindeki eser, “Kış Hâlleri” ve “Kış Günleri” başlıklarında iki bölümde tasniflenmiş olduğunu görüyoruz. Her iki bölümde de elli civarında yazı yer almaktadır. Kitap ismi olan “Kış Kitabı” Merhum gazeteci Ahmet Kekeç tarafından isim olarak verilmiş ve kitap, Ahmet Kekeç'e ithaf edilmiştir. Benim de okuma sıram da başka kitaplar olmasına rağmen, anlamlı olması babından ve kitabı daha iyi özümseme ile beraber hissiyatımın yüksek olacağını düşüncesiyle, Şubat ayının soğuk günlerinde okumayı yeğledim. ‎Kitap isminden de anlaşılacağı üzere, deneme yazıları hem kış mevsimi üzerine hem de kış ayında yazılmış olan yazılardan müteşekkildir. Eserin ana ehramının tepesinde kış mevsimi bulunmaktadır. Yazıların içeriğini en iyi şekil de Şeref Akbaba, takdim yazısında şöyle özetlemiş. “Gündelik hayatın içinden kesitler ve tarihi anekdotlar içeren metinler” olarak nitelendirmiş. Devamında da “Metinler, kış sertliğiyle değil berraklığıyla konuşur" şeklinde devam edilmektedir. Kış; suyun dallardan, yapraklardan çekildiği zamanlardır. Kış, bungunluğu ile beraber pencerelere ve kapılara hücum eden soğukları taşımaktadır. Ama daha çok bereketi, sımsıcak yuvaları barındırır. Griliği, sisi, boranı da taşısa da bahara açılan bir kapı hüviyetindedir. Kış, yorgun kalabalıkları bünyesinde misafir eder bir taraftan. Kış, karla birlikte yaşanılan en güzel masal mevsimidir. En azından bir zamanın çocukları için uzun kış gecelerine gelen devler, cüceler, sultanlar, şehzadeler, eşkıyalar ve yol kesen haramilerle dolu güzel masalları barındırır. Çay servisleri eşliğinde muhabbetin zirve yaptığı günleri içerisinde her zaman taşımaktadır. Sonuçta çay,
Kış KitabıAdem Turan · Çıra Yayınları · 20261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır.
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 3. kitabı
Kişisel gelişim kitaplarından oldum olası hoşlanmadım. Bu kitabı da, belki birçokları gibi, Cemil Meriç’i etkilediği için merak edip okumak istedim. Yine klasik kişisel gelişim sloganlarıyla karşılaşacağımı düşünerek, biraz da gönülsüz bir şekilde açtım kitabı. Fakat hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım. Yazar, girişte bu kitabı neden yazdığını açıklarken psikolojik bir temele değil, sosyolojik bir zemine dayanıyordu. Zira başında çatırdayan bir imparatorluğun yıkılmaması için yegâne kurtuluşun “irade terbiyesi” olduğuna inanmış ve bu reçeteyi Osmanlı’nın evlatlarına sunmuştu. Bu kısımları okuduğumda gerçekten etkilendim. İbrahim Ethem bir doktordu. Fakat devletin yıkılışına mani olma isteğiyle, yapabileceğine inandığı en iyi şeyi yapmış ve Osmanlı’nın evlatlarına irade terbiyesinin yollarını öğretmeye karar vermişti. Elinden bu geliyordu. Bu motivasyon, kitaba bakışımı bütünüyle değiştirdi. Okuyacağım metnin sıradan bir kişisel gelişim kitabı değil, bir imparatorluğun dağılmasını önlemek için kaleme alınmış bir “reçete” olduğunu düşünerek okumaya devam ettim. İbrahim Ethem, metni kaleme alırken Jules Payot’un İrade Terbiyesi başta olmak üzere Batı literatüründen yoğun biçimde yararlanmış. Bu mesele üzerine Batı’da yazılmış ne varsa metne dâhil etmeye çalışmış. Ancak buna karşılık, İslam medeniyetine özgü yaklaşımları bilinçli olarak büyük ölçüde göz ardı ediyor. Zira Ethem Bey belirgin biçimde Batıcı bir çizgide duruyor. Metinde öne sürülen yöntemler arasında “daha önce hiç böyle düşünmemiştim” dedirten yerler de var, aşina olduğumuz öneriler de. Ancak başta ortaya koyduğu motivasyon, yani metni tarihsel bir sorumluluk duygusuyla kaleme almış olması, en azından benim gözümde anlatının samimiyetini ve ciddiyetini artırdı diyebilirim. Buna rağmen, yer yer tekrara
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,235 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 17. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. . . . Sadece Allah’ın rızasını almak için yaşayan bir zat… Kitaptan küçük bir alıntı bırakmak istiyorum buraya. Böylelikle bu seriyi neden okumanız gerektiğine dair bir kez daha vurgu yapmış olacağım. . Soruyorlar İbrahim Bin Edhem’e ; “ Allah ayette bana dua edin, duanıza cevap vereyim buyurmuştur. Bizler de dua ediyoruz ama duamız kabul olunmuyor. Acaba sebebi nedir? “ İbrahim B. Ethem bu soruya şöyle cevap veriyor; “Allah’ı tanıyorsunuz fakat itaat etmiyorsunuz. Hazreti Muhammed’i(sav) biliyorsunuz fakat sünnetine tabi olmuyorsunuz. Kur’an okuyorsunuz fakat onunla amel etmiyorsunuz. Nimetleri yiyorsunuz fakat şükretmiyorsunuz. Cennetin itâatkârlar için donatıldığını biliyorsunuz fakat ona gönülden talip olmuyorsunuz. Cehennemin asiler için kurulduğunu biliyorsunuz fakat ondan kaçıp korunmuyorsunuz. Şeytanın size açıktan düşman olduğunu biliyorsunuz, fakat onun dostluğundan çıkamıyorsunuz. Ölümü biliyorsunuz fakat hayırlar yapmıyorsunuz. Ölüleri toprağa gömüyorsunuz fakat ölümden ibret almıyorsunuz. Anne-babanizi ve çocuklarınızı kendi ellerinizle toprağa veriyorsunuz ama bundan da ibret almıyorsunuz. Kendi kusurlarınızı bırakıp başkalarının kusurları ile uğraşıyorsunuz. Bu halinizle duanız nasıl kabul edilsin? “dedi.
İlahi Aşkın Kölesi İbrahim Bin EdhemUbeydullah Bayram Tekin · Rabbani Yayınevi · 202184 okunma
Puan vermedi·384 syf.·
2024 115. kitabı
“Doğrusu insanlarda kötülük ve fesat mayası pek boldur.” “Kitaplar, yarım saatlik bir okuma sayesinde tüm keder ve kasvetimizi defedebilir.” “Zihnimiz, insanların gelip geçtiği bir meydan gibidir.” “Nefret etmek her zaman güç, fakat sevmek daima kolaydır.” “Mutluluk, fıtrata bağlı bir meseledir.” “İnsanın emek verdiği bir şeyi, ne kadar kötü olursa olsun, sevmemesi mümkün değildir.” “İrade terbiyesinde bize en gerekli yol, fikri terbiye etmektir.” “İlim verilecek sadakaların en büyüğüdür.” Seneler önce Jules Payot’un İrade Terbiyesi adlı eseri basılıyor. Eserin çok okunmasının nedeni Cemil Meriç’in şu sözleridir; “Kaderimi tayin eden bir başka kitap da İbrahim Ethem’in Terbiye-i İrade başlıklı eseridir. Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.” Bu sözleri don yıllarda Cemil Meriç’in tavsiyesi mottosuyla sayısız defa yayınlanmış. Oysa Meriç’in tavsiyesi Payot’un değil Dr. İbrahim Ethem’in 1909 yılında basılan kitabı İrade Terbiyesi’dir. Kişisel gelişim ve irade gücünü artırmaya yönelik olan kitap kıymetli bilgiler içeren bir eserdir.
1000Kitap
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,235 okunma