“Bu üç merhale geçilmeden, keşif açılmaz: Dünyayı verseler sevinme. Dünyayı alsalar üzülme. Övenden şâd olma, sövenden yerinme.” İbrahim Ethem Hz.
Hayata Dair
Dedi ki: Bir gün bir köle satın aldım. Ona sordum: Adın nedir? Dedi ki: Nasıl çağırırsan. Sordum: Ne yersin? Dedi: Ne verirsen. Sordum: Ne giyersin? Dedi: Ne giydirirsen. Sordum: Ne iş yaparsın? Dedi: Ne emredersen. Sordum: Ne istersin? Dedi: Kölenin istemekle ne işi olur? Bunun üzerine kendi kendime dedim: Ey zavallı! Sen hayatın boyunca Allah’a karşı hiç böyle bir kul oldun mu? Kulluğu öğren! İbrahim bin Ethem
Reklam
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
ATAOL BEHRAMOĞLU İÇİN MANİSA'DA ''SAYGI GECESİ'' TERTİP EDİLDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 07 Mayıs 2026 Perşembe günü, saat.19.00'da;Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi-Manisa adresinde, Manisa 9.Kitap Fuarı Onur Konuğu ''Ataol Behramoğlu'na Saygı Gecesi'' adı altında bir etkinlik tertip edilmiştir. Tuğrul Keskin'in sunum yapacağı proğramda, Nebil Özgentürk ''Ataol Behramoğlu Belgeseli'' ile proğramda yer alacaktır. Okan Toygar'ın söyleşi ile renk katacağı proğramda Nilüfer Açıkalın-Hülya İşbilir Behramoğlu-Meftun Yetiş şiirleri ile sahnede yer alacaklardır. Proğramın müziklerini ise Haluk Çetin ve Erhan Doğan gerçekleştirilecektir, isteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir. ************************************************************************** TÜRK DÜNYASI ŞAİR YAZAR VE OZANLARI KÜLTÜR BİRLİĞİ DENİZLİ'DE ''ŞİİR ŞÖLENİ'' DÜZENLEDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 08-09 Mayıs 2026 tarihlerinde, ''Adempira Hotel- Karahayıt Mahallesi Pamukkale-Denizli'' adresinde, Denizli Büyük Şehir Belediyesi-Denizli Çal Belediyesi-Hüseyin Kuzu ve Yusuf Kabukçu'nun sponsorluğunda ''Şiir Şöleni'' düzenlenmiştir. ŞÖLENE AŞAĞIDAKİ ŞAİRLER İŞTİRAK EDECEK... Salihli'den Av. İsa Koşar-Mustafa Özgünde-Hatay'dan Nurdan Ergin-Mersin'den Şükran Bayrak-Ankara'dan Nuriz Gökmenoğlu-Konya'dan Şerife Bozdoğan Eker-Isparta'dan Fatma Uçarlar-Denizli'den Bekir Caner-Salihli'den Gülsüm Gülmez ile Prof. Dr. Nurettin Gülmez-Ahıska'dan Nazlı Şehzade-Manavgat'tan Ahmet Çelik-Denizli'nin Çal İlçesi'nden Melahat Kuzu-Bucak'tan Ayşe Akan Oral ve Süleyman Oral-Denizli'den Yusuf Kabukçu-İbrahim Solak-Nazmi Çimenci-Ezgar Ergün-Ali Yıldırımer-Hasan Hüseyin Aktaş-Muhammed Kahraman-Serdar Gedizlioğlu-Mehmet Gökçe-Zühre Elbeyoğlu
Bana borcu olan çok varlıklı birisinin neden borcunu ödemediğini kara kara düşünürken bu hikâye aklıma geldi; kitabı açıp tekrar okudum ve iyi geldi. İbrahim Ethem seneler boyu yemeğini dilenerek, dünyadan ibretler alarak ve hali ile örnek olarak seyahat etmeye devam etti. Bir keresinde adamın biri ona biraz para vermek istedi. Ona, "Eğer gerçekten zenginsen teklifini kabul ederim ama fakirsen etmem," dedi. Adam gerçekten zengin olduğuna dair İbrahim Ethem'e garanti verdi. "Tam olarak ne kadar paran var?" "Beş bin altınım var." "Bunun on bin olmasını ister miydin?" "Evet, elbette." "Peki, yirmi bine ne derdin?" "O daha da güzel olurdu." "Sen kesinlikle zengin değilsin! Bu paraya da benden daha fazla ihtiyacın var. Ben Allah'ın bana verdiği nimetlerle yetiniyorum. Devamlı elindekinden daha fazlasını isteyen birinden kesinlikle hiçbir şey kabul edemem." Aşktır Asıl Şarap Robert Frager
Acı ama gerçek
Yüzü sirke satan balcının hikayesini hatırlıyor musunuz? İlkokul okuma kitaplarının hepsinde vardır. En kaliteli ballarla dükkanını doldurmasına rağmen kimsenin alışveriş yapmadığı balcının, bize iletişim dersi verdiğini o günlerde elbette bilmiyorduk. Söylem ve eylem birlikteliği sadece ilkesel zorunluluk değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim stratejisidir.  İslam alimleri, “Temsil, tebliğden önce gelir, yani ondan daha önemlidir!” derken aslında çok önemli bir noktaya parmak basmıştı. Söylem ve eylem uygunluğu hatta eylemin daha belirleyici olduğunun ifadesiydi. Allah, dini sadece söz yani kitap olarak değil, bir uygulayıcının eliyle, peygamberlerle göndermedi mi? Allah, Kuran’da, “Ayetlerimi az bir ücret karşılığında satmayın!” derken ne karşılığında zulümlerin payandası oldunuz? Kitap ile insanlar arasında köprü olmanız gerekirken nasıl engel haline geldiniz? İbrahim Ethem’in sarayının çatısında devesini arayan dervişin dediği gibi: “Evet çatıda deve ne gezer; ama sen de saraylarda dervişlik taslıyorsun ya.” “Sultanın sofrasına oturan alimin fetvasına itibar edilmez!” diyen İmam-ı Azam’ın haklılığının canlı örnekleri hiçte azımsanmayacak kadar çok değil mi? Kanadı kırık kuş ile dervişin Süleyman Peygamber huzurundaki davasını hatırlayın. Ne demişti kanadı derviş tarafından kırılan kuş: “Efendim, ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. ‘Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar’ diye düşündüm. Neden sonra niyetini anlayınca kaçacak oldum bu sefer de geç kaldım. Uçamadım, kanadım kırıldı. O yüzden cübbesini çıkarın üzerinden, başkasını aldatmasın..” Bir neslin kanadını kırdılar, dinden imandan soğuttular.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam