İbrahim

Puan vermedi·136 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 20:05
Bukowski’nin hayran olduğu yazar John Fante. Çok sevdiğim Toza Sor kitabından sonra yazarın diğer kitaplarına da merak salıp Bunker Tepesi Düşleri’ni elime aldım. Dili ve anlatımı sade ve doğal. Bandini’nin yaşamını tüm süslemelerden uzak, sonuna kadar gerçekçi bir şekilde ele alarak anlatıyor Fante. Yeraltı edebiyatı esintisiyle, gölgelerde yürüyen Bandini’nin hikâyesine eşlik etmek isterseniz tavsiye ederim.
Bunker Tepesi DüşleriJohn Fante · Parantez Yayınları · 2001448 okunma
Reklam
9/10
·190 syf.··
2026 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 13:29
#okudumbitti Çevirmen bu kitabı biraz daha sürükleyici çevirebilirdi diye düşünüyorum. Bunun dışında yazarın anlatımı sade, sakin ve doğal. Ana karakterimiz olan Momo toplum içerisinde var olan ancak bir çok insanın hor gördüğü, annesi hayat kadını, babası pezevenk olarak dünyaya gelen bir çocuk. Eserde adalet, ırkçılık, savaş, ötekileştirme, inanç gibi bir çok kapsamlı konuya değinilmiş ancak bu değinme sırasında herhangi bir din, ırk övülmemiş yada yerilmemiş. Kitapta daha çok evrensel etik değerler ve insan olmak üzerine bir öğütleme olduğunu söyleyebilirim. Tüm bunların yanı sıra bence bu kitaptaki ana fikir ve tema sevgi. Momo’nun sıkça sorduğu bir soru var, insan birini sevmeden yaşamaya devam edebilir mi? Bu soruya kitap yaşayamaz cevabını veriyor. Bu kitapta Momo’nun kurduğu birçok cümlenin altında kalmamak mümkün değil, öyle ağır cümleler varki insanın omuzlarını çökertiyor. Hacmi küçük ağırlığı büyük bu eseri herkese tavsiye ederim.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,7bin okunma
8/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 19:59
Bukowski yaşamının son bölümünde günlerini yazdığı bu kitapta gerçekçi, süsten uzak, yer yer mizahi ve argo bir dil kullanmış. Yaşamının son zamanlarındaki günlerini okuyucuya değil de kendine yazdığı için son derece samimi bir anlatım oluşturmuş. Bukowski yazmanın kendisi için ne kadar hayati öneme sahip olduğunu anlatırken geri kalan her şeyin bir kitabın yan karakterleri olarak kaldığını görmemek mümkün değil. Bu konuya o kadar önemle değinmiş ki bu kitabı okurlardan çok yazarların okuması gerektiği düşüncesine kapıldım. Hipodromda at yarışı izlemenin hayatında önem arz etme sırasının yazmaktan sonra ilk sırada geldiğini görmek şaşırtıcı geldi bana. Bukowski hayatının bu döneminde yaşama dair bir çok düşündürücü cümle de kuruyor bu eserde. Eşiyle aralarındaki ilişkiden dokuz kedisiyle yaşamanın onun için ne ifade ettiğine, yaşlılıkla ilgili düşüncesinden hayranlarına karşı tutumuna kadar birçok şeyi bulabileceğiniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca belirtmeliyim ki; Avi Pardo’nun o kendine has, başarılı çevirisi Bukowski’nin ruhunu ve dilini o kadar iyi yansıtmış ki, kitabın etkisi çok daha derinleşiyor.
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele GeçirdiCharles Bukowski · Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık · 20181,445 okunma
Puan vermedi·290 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 01:02
Dostoyevski’nin diğer kitaplarında gördüğümüz, güneşin doğmayı unuttuğu soğuk Petersburg sokaklarında gezinen ve derin bir buhranda olan karakterler bu kitapta yok. Biraz farklı olarak bu kitap Stepançikovo Köyü'nde bir avuç insan arasındaki bağlardan ve aralarındaki iletişimden oluşuyor. Yazarın olaylara tarafsız bakabilmemiz için anlatıcıyı bilinçli olarak pasif tuttuğu kanısındayım. Karakterleri daha iyi anlayabilmemiz adına da iyi bir karakter tanımlamasıyla başlıyor kitap. Dostoyevski bu eserinde hiçbir vasfa sahip olmayan, çevresindeki maddi anlamda güçlü insanları etkisi altına alarak var olmaya çalışan Foma karakterini oluşturmuş. Foma insanları manipüle ederek emellerine ulaşma gayretinde olan iki yüzlü bir kişi. Bu tür insanlardan oldum olası hazzetmiyorum. Yazar olayları anlatırken okuru o kadar başarılı bir şekilde kitaba hapsediyor ki okuma sürecinde Foma'yı bir kaşık suda boğmak istiyorsunuz. Diğer taraftan baş karakterlerden aşırı iyi niyetli Albay Rostanev de bir diğer sinir bozucu unsur diyebilirim. Dostoyevski bu kitapta, bazı anlarda okuyucuyla iletişim kuruyor ve bunu son derece başarılı şekilde okuyucuyu olaydan koparmadan yapıyor. Dostoyevski’nin sinir uçlarınıza dokunacak aynı zamanda da düşünceye sevk edecek başarılı bu eserini tavsiye ederim.
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,901 okunma
8/10
·600 syf.··
2026 5. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 22:46
Uzun mu uzun bir maceranın sonuna geldim. Dile kolay 3 kitap 1682 sayfa. Büyük bir emekten doğan, dil ve anlatım yönüyle eşine rastlanılmaz bir özgünlüğe sahip Sus Barbatus bitti. Masalsı anlatımda zamanın coğrafya ve kültürüne özgü birçok deyiş kullanılmış. Masal içerisinde hikayelerle uzağın ırağına götürüldüm. Bu masalsılığın içinde bir de çok sevdiğim büyülü gerçekçilikle karşılaştım. Her bir karakter son derece temiz, kendine özgü, dik duruşlu ve cesaretliydi. Bildiğimiz tüm erdemler karakterlere serpilmişti. Bu karakterleri köy ortamındaki kendi yoksul dünyalarında verdikleri mücadeleyle tanıdım. Yazarın gerçekçi ve doğal anlatımıyla yeri geldi soğuğu iliklerimde hissettim, yeri geldi sıcak sevda ateşi gibi kavurdu, yeri geldi betimlenen koku burnumda hisse ulaştı. Yaşamda insanın karşılaşacağı tüm zorluklar karakterlerin sırtındaki küfede bu seyahatte bizlerleydi. Ben bu macerada izleyici değil yolcu oldum. Öyle uzun bir yolculuktu ki bu mevsimler geldi geçti. Yola çıkılan yarenlerde yitip gitti. Ben bile ben değilim belki de. Emek emek dokunan bu eserde yazarın kendinden birçok unsur ekimi yaptığına da hiç şüphe yok. Uzun bir maceraya çıkmak isteyenlere Türk Edebiyatı’nın bu nadide eserini öneririm.
Sus Barbatus! - 3Faruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 2021289 okunma
Reklam