İbrahim

9/10
·160 syf.··
2024 4. kitabı
#okudumbitti Yazarın bir çok kitabını okudum. Karşılaştığım en güzel ve hisli kitaplar içerisinde yerini alan kürk mantolu madonna kitabı ile içerisindeki bir alıntıyı ömrümce unutamam. Kitap yazarın biricik eşine ve canı kızına yazdığı mektuplardan oluşuyor. 1935 - 1948 yılları arasında yazılmış bu mektuplar bazı zaman Osmanlıca, bazı zamanlar Türkçe olarak kaleme alınmış. Yazarın el yazısının çirkin olduğunu söyleyebilirim :). Yer yer eski kelimeler barındırsada kolayca anlaşılır bir eser. Mektuplarda Sabahattin Ali nin nişanlısına ve evlendikten sonra da eşine olan sevgi, aşk ve muhabbet dolu satırlarını okuyacaksınız. Daha sonra buna biricik kızı filize yazdığı özlem dolu cümleler eklenecek. Yazarın hapis hayatı, yazım hayatı ve kişiliğinden bir çok samimi anlara şahitlik edeceğiniz güzel bir eser. Sabahattin Ali yi kendime hep yakın hissettim. Mektuplarda da ne kadar güzel sevdiğini, yıllarca eşine olan muhabbetinin ve sevgisinin azalmadan devam ettiğini, her mektubun sonundaki, çokça, yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca kez öpüyorum cümlelerinin artan öpmeler ve hasretlerle devam ettiğini göreceksiniz. Güzel sevmenin şahitliğini yapmak dahi çok keyifli hissettiriyor. Kızına karşı sevgisi de bir o kadar görülmeye değer. Tavsiye ederim.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüreğimden fışkıran bir "âh" mıdır gözlerin Beni benden koparan "eyvah" mıdır gözlerin Bu gözler o aydınlık, o güzel gözler değil Yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin
Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı Ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı Asırlardır köhne barınaklarda Küflenen, çürüyen çığlıklarımı
İnsan alıştığı, güzel bulduğu, kendine yakın bulduğu yerlerden ayrılırken sanki vücudunun bir kısmını orada bırakıyormuş gibi üzülür.
Yaşımın yirmi sekiz olması bir şey ifade etmez, dertli seneler beni belki kırk yaşına gelmiş kadar ihtiyarlattılar.