İbrahim KANDAMAR

İbrahim KANDAMAR
@ibrahimcetr
Okumayı sever insan odaklı, güven duygusunu kaybetmeme yanlısı, sessiz sakin huzur beklentisi içinde yaşamaya çalışan, hissettikçe yazma gayretinde olan, insan kalmak çabasında olan dünyalık gezgin. İbrahim KANDAMAR
Özel sektör
Halfeti Lisesi
Şanlıurfa
Halfeti, 7 Eylül
134 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
9/10
·102 syf.··
2021 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 20:25
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen John Steinbeck'in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Tomris Uyar'ın sunuş yazısında belirttiği gibi, "İnsanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun." Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir. Bir Meksika halk hikâyesinden esinlenmiş İnci, bir zamanlar İspanya Kralı'na büyük zenginlikler getiren bir koyda yaşayan fakir bir inci avcısının, Kino'nun ve ailesinin hikâyesini anlatır. Kino'nun çocuğunu kurtarmak umuduyla daldığı denizden çıkardığı eşi benzeri görülmemiş inci, yalnızca umut değil yıkım da getirecektir. İncinin özü insanların özüne; Kino'nun kulaklarında çınlayan ve kasabaya yayılan İncinin Türküsü, ailenin, kötülüğün, umudun ve düşmanlığın türküsüne karışacaktır. Steinbeck, Kino'nun derinliklerden söküp çıkardığı inci ile içinde yaşadığımız dünyaya ve insanın dramına ışık tutuyor. Eser içeriği zengin sürükleyici yapıya sahip olduğunu belirtmeliyim soluksuz okuya bileceğiniz kaliteli eserlerden mutlu yarınlar diliyorum.
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
Reklam

İbrahim KANDAMAR

, bir kitap okudu
9/10
·102 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 20:25
·
2021 1. kitabı
John Steinbeck
8.1/10 · 49,9bin okunma
10/10
·286 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 20:21
Genç ve yakışıklı bir gencin mazoşizmin acısıyla renklenmiş dünyası... Bu acıdan alınan haz, ölüme yaklaştıkça hissedilen doyum… • Yaşlı, göbekli bir holding patronunun cinsel tercihi nedeniyle varoşların kasketli orta yaşlı erkeklerinde aradığı yakınlık… • Üç kuşak boyunca sürüp gelen fahişeliğin kadının ruhunu paramparça edişi… Dr. Gülseren Budayıcıoğlu bu kitapta insan denen muhteşem ve bir o kadar da karmaşık varlığa ait sahici yaşam hikâyeleri sunuyor. Bazen dehşete kapılacak, çoğu zaman da hüzünleneceksiniz kitabın genel özetine ek olarak kendi görüşlerimi kısaca eklemek isterim. Yazarın hastalarına içtenlikle yaklaşması özellikle Türkiye'de bayan olmanın ne denli zorluklar taşıması kitabı oldukça etkileyici kılmış, çoğunlukla çekilen zorluklar vede maddi imkansızlıklar bir başka görüşle sahipsizlik eserin ana teması diyebiliriz. Karakterlerin gerçek kişiler olmayışı oldukça ince düşünülmüş, yazarın hastalarına olan yaklaşımı vede içtenlikle geçen konuşmalar, gözyaşları derinden etki uyandırıyor yazar ile hastaların iç dünyası tüm tüm içtenliğiyle bizlerle buluşuyor. Eseri okumayan kitap severler mutlaka okumalısınız nice güzel paylaşımlara.
İlişkiler
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
9/10
·117 syf.··
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2019 20:12
Şimdiki eserimiz Ahmet Şerif İzgören imzalı Uçan Halı Babam isimli eserdir. Tüm bu fotoğraflara bakınca ve bu kısa, ama koca hayatı gözden geçirince bir şey farkettim. Aslında yaptığımız şey halı dokumak. Attığımız her adım. Yaptığımız her iyilik, her kötülük birer ilmek. Unutulur gider sanıyoruz. Oysa halının üzerine işleniyor. Halı bittiğinde bakıyoruz üstüne, herşey görünüyor. Doğrular, yanlışlar, hatalar, sevaplar. Birde kimimiz kilim dokuyoruz, kimimiz ipek halılar. Kiminde büyükemek var; kimi makine halısı gibi, pek bedavadan, özensiz yapılmış. Tek yaptığımız halı dokumak. Ancak bitince görürsünüz dokuduğunuz halı güzel mi, temiz mi. Başkalarına yarayacak mı? Yoksa kullan ve at mı olacak. Bu halıların yüzlerce yıllık olanı, sonsuza kadar yaşayacak olanları var. Leonardo Da Vinci'nin, Piri Reis'in halıları gibi. Babamın ki belki yüzlerce yıl yaşamayacak. Ama bu kadar güzel dokunmuş, üstü bu kadar insani desenlerle bezeli, birde bu kadar güzel kokan çok az halı gördüm ben. O markalı, cicili bicili, havalı, pahalı, ama çarçabuk kir tutan, iki yılda atılan halılara benzemiyor. Çoluk çocuğunu, evini ortada bırakıp maceraya kaçanlara hiç benzemiyor. Tam bir kök boyalı Yağcı Bedir. Sizler için küçük, emek harcamış, ufak hatalar desenlerin güzelliği arasında kaybolmuş. Benim gözümde ise uçan halı. Bu sabah uyandığımda yastığımın altında plastik tabanca, şerif yıldızı ve kemer buldum. Şerif olduğum gündü gerçekten. Beni masallardaki gibi uçurdu, en değerli saatlerini bana ayırdı ve maceralar yaşattı bana. Şimdi fark ediyorum, benim babam uçan halıydı. Aslan Babam yazarın duygu dünyası oldukça etkileyici zira baba sevgisi birçoğumuz da var olmayan ölçülerde farkındalık yaratması açısından önemliydi kendisine teşekkür ediyorum.
Hayat
Uçan Halı BabamAhmet Şerif İzgören · İzgören Yayınları · 2007467 okunma