"Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz. Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu nerede olduğunu bilmiyoruz bile ! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız." demişti Dostoyevski Yeraltından Notlar kitabında. Uzun zamandır inceleme yazısı yazmamıştım. Ancak bu kitap bunu hak ediyor. Okuduğum distopya romanları içinde beni en çok etkileyen olduğunu söyleyebilirim. Düzene karşı durmanın, anı yaşamanın ve hayata tutunmanın önemini çok güzel bir şekilde ortaya koyan kitap oldukça akıcı. Kitapsız bir dünya çok kötü olurdu bundan eminim. Kitap kitapları sevmek için çok güzel sebepler veriyor. Yazamayacağım kadar çok çıkarımda bulundum. Mutlaka okuyun derim.
İlk defa bir kitabı okurken bu kadar çok güldüm. Aslında trajikomik bir hikaye Yaşar Yaşamaz'ın hikayesi. Pişmiş tavuğun başına gelmeyecek olaylar Yaşar'ın başına geliyor. Aziz Nesin'in okuduğum ilk kitabı belli ki son olmayacak. Türkiye'nin gerçeklerini gözler önüne süren bir kitap. Klişe belki ama hem güldürdü hem de düşündürdü. Olaylara pragmatist bakamayışımızı ve bürokrasi denen illetin başımıza bela olduğunu ortaya koyan bir roman. Mutlaka okuyun.
İçerisinde psikoterapi öyküleri barındıran kitap, birbirinden farklı kişilerin içsel yolculuğunu içeriyor. Bana kalırsa her terapistin okuması gereken bir roman. Bununla birlikte varoluşçu terapi yaklaşımını tekrar hatırlamama sebep olduğunu da eklemeliyim. Bakış açısınızı zenginleştirmek ve bazı bilgilerin terapi ortamında uygulanmasını görmek adına okumanızı tavsiye ederim.
"Coğrafya kaderdir. " diyen İbn-i Haldun'u anmadan bu kitabın incelemesine başlamak istemedim doğrusu. Meryem ve Leyla Afganistan' da doğup büyüyen iki güçlü kadın... Kadınların cehenneminde yaşamaya çalışan, hayat mücadelesi veren iki ruh... Boğazım düğümlene düğümlene okudum. Hikayeleri benim için unutulmaz. İnanılmaz. Kadın hakları konusunda insanlık olarak gelişmemiz gerektiğini tokat gibi yüzümüze çarpan bir roman. Onları görmememiz, onların çığlıklarına kulak tıkamamız çok acımazsa. İnsan kitabı okurken kendi haline şükretmeye utanır mı? Ben utandım. Kadınların iyi koşullarda insanca muamele görebilecekleri geleceğe dair ümidimizi yitirmeyelim. Kadınların dünyayı değiştirme güçleri olduğunu unutmayalım. Ne zaman ki kadınlar ile erkekler tam anlamıyla eşit olur işte o vakit dünya daha adaletli bir yer olarak gözüme gözükebilir. Güçlünün değil haklının yanında olan bir adalet sistemi temennisi ile...Mutlaka okuyun.
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma