fatmanur

fatmanur
@ichabkeinezeit
“Ve insan en çok göğe vurgun. Sonra zifiriliğe, şiire ve hep Allah'a.”
9/10
·152 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 12:51
“İbranice ve Siyonizm, birbirini destekleyen ve besleyen iki unsurdur. Eğer ulus olarak dirilecek ve anavatana döneceksek, İbraniceyi konuşup yazabilmek zorundayız.” (s. 55) Bu kitapta dilin, geçmişin penceresinde köklerimizin yaşamaları ve bizim de o köklerden beslenip yaşabilmemiz, bugünümüzde insan olarak her halimizi anlatabilmek ve paylaşabilmek, geleceğe dair ise umut edip birlik olabilmek için nasıl güçlü bir silah olduğu anlatılıyor. Her şeyden önce kendi aralarında dahi birliğe sahip olmayan, farklı görüşlere saplanmış ve birbiriyle mücadele eden bir milletin dilleri sayesinde barbar ve işgalci bir topluluğa dönüştüğünü gösteriyor. Kitap İbranice'nin gündelik dilde kullanılmasında ve İbranice kelimeler bulmakta çok fazla emek harcayan, bunu ömrünün yegane amacı haline getirmiş olan Eliezer Ben-Yehuda'yı anlatıyor. Yahudiler MS 70'de Romalı komutan Titus tarafından Kudüs'ten çıkarılarak dünyanın farklı bölgelerine dağılıyor. Bunun sonucunda da İbranice sadece ibadet dili olarak kullanılıyor. Eliezer Ben-Yehuda'nın çocukluk ve gençlik yıllarında da ibadet dili olarak kullanılmasına çoğunluğu sıkı sıkıya bağlılar. Ben-Yehuda'nın annesi de bağlı olduğu bu fikrin aksi olan sapkın görüşlere oğlunun aldanmasından korkarak küçük yaştan itibaren sıkı bir dini eğitim almasına ihtimam gösteriyor. Ben-Yehuda'da ise durum farklı. Kendisi annesinin korktuğu gibi İbranice'nin dini metinlerin dışında da kullanılması görüşünü benimsemeye başlıyor. Ve her şey bir kütüphanede İbranice roman bulmasıyla başlıyor. Hayatını, Yahudilerin ortak dili olarak yalnızca İbranice konuşmasına adayıp buna yönelik birçok faaliyette bulunarak Avrupa'da yetkili kişilerle temasta bulunuyor. Asıl dikkatimi çeken nokta şu oldu: Ben-Yehuda'nın İbranice'nin günlük ve ortak dil olarak
1000Kitap
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,084 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·608 syf.··
2026 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 11:20
Siyer-i Nebî yalnızca tarihi öğrenmek için okunmaz. Tekrar ve tekrar okunur ki Nebevî Nûr'u gaflete düştüğümüz hayatımızda hatırlayalım, sünnetine ittiba edelim, O'nu ﷺ hakkıyla yaşayalım ki hem dünya hem ahiret hayatlarımız can bulsun, neşe bulsun. Yaşadığı her imtihanı tekrardan görüp yalnız olmadığımızı, bizi en çok anlayanın Rabbimiz ﷻ ve Peygamber Efendimiz ﷺ olduğu tesellisine sımsıkı sarılalım... Ve sabırla, aşkla tevekkül edelim. Bu bahisleri bir de Üstad Necip Fazıl'ın kaleminden düşen incilerle okuyalım ki iştiyakımız artsın. Okuduğumuzun sadece bir kitap olmadığının idrakine varalım. “Bu eserin muharririne ne saadet ki, O'nun atlarından birinin ismini taşımaktadır; Necip...” (s. 512) diyebilen bir gönülle satırları işlemiştir. Necip Fazıl, eserlerinden aşina olduğum kadarıyla celâdetli bir üslûba sahip. Kimseye pabuç bırakmayan, en kavî ifadelerle merâmını anlatır. Fakat Allah'ın Sevgilisi'nden ﷺ bahsederken gönlünün yumuşaklığının dilinin naifliği olarak yansıdığını görebiliyoruz. Bu da Peygamberler Peygamberi'ne ﷺ duyulan muhabbetin insanın karakterine nasıl sirâyet ettiğinin en güzel örneklerinden biri olsa gerek. Müellif salt bir kronolojik sırada yaşanmışlıkları anlatmıyor, gerek Sahabe Efendilerimizin örneklerine yer vererek gerek aşk, zühd, takva, ibadet gibi imanın farklı cihetlerini yorumlayarak bizi tefekküre de davet ediyor. Aynı zamanda kendisinin şeyhi olan Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nden de birkaç hadise aktarıyor. Böylece tasavvufu anlayabilme, özümseme ve sırlarına nâil olabilme yolunda kapı aralıyor. Daha fazla kelâma hacet yok, çünkü kelimeler hislerimize tercüman olacak kadar anlamlı olamayacaklar. Hep eksik kalacak. O eksikliği inancımızın gücüyle, vecdimizle tamamlayalım. Peygamber Efendimiz'e, ehl-i beytine ve Ashab-ı
Din
Çöle İnen NurNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202112,2bin okunma
9/10
·116 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 18:05
Hüccet-ül-İslam İmam Gazzâlî okunulmaz mı, okunulsa beğenilmez mi? Asıl ismi el-Kıstâsü’l-Müstakîm olan bu eser de hacmi küçük olsa da mantık ilmine giriş niteliğinde, birden fazla kez okuyup kavranması gereken çok kıymetli bir eser. Bu eseri Muhammed Yazıcı hocamız tercüme etmiş olunca da kıymeti daha da artıyor. "Konuşmak, düşünebilmenin sonucudur. Düşünme ile konuşma, birbirinin sebep sonucudur; birbirinden ayırt edilemez. Mantık, doğru düşünmenin kıstaslarını vazeder, doğru düşünce ise doğru konuşmanın şartlarını oluşturur." Bu sebeple düşünmenin doğru ölçüsünü yani mantık ilmini Kur'an'ın bize öğrettiği ölçülerle öğrenmemiz elzemdir. Bu öğrenmenin nihayetinde bulanıklaşmış sorularımızı sağlam bir düşünme süzgecinden her türlü soruya cevap verebilir hale gelebiliriz. Müellif İmam Gazali'nin eseri kaleme alma amacı öncelikle Bâtıniyye ve Ta'lîmiyye olarak da anılan Nizârî-İsmâilî Şiîlerine yönelik eleştirisidir. Bu inanışa göre bireysel düşünme ve kıyas olmamalı, belirledikleri bir imamın çizdiği sınırdan çıkılmamalıdır. Bu inanışa sahip bir genç ile olan sohbetini kaleme almıştır. Kitabın sonunda ise müellif şu şerhi düşmektedir: "Ta'limiyye mezhebini düzeltmek gibi bir amacım da yok zaten. Her ne kadar sözlerimin hitabı Ta'limiyye'ye yönelik olsa da, kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla kabilinden asıl hedef sizlersiniz." Müellifin nihai amacının da şu olduğu söylenebilir: Ölçü bozulmasın ki inanç, akıl ve amel dosdoğru kalsın. Yalnız akıl yürütme değil, şeytanın oyunlarına aldanmamak için doğru akıl yürütme elzemdir. Çünkü şeytan da vesveseleri ile insana nasıl yaklaşacağını çok iyi bilmekte ve kafa karıştırmakta maharetlidir. Doğru düşünmenin ölçüsü de bizzat Rabbimiz tarafından, Peygamber Efendimiz ﷺ vasıtasıyla bize bildirilmiştir. __"Şunu kesin
Din
Düşünmenin Doğru Ölçüsüİmam Gazali · Ketebe Yayınları · 2023420 okunma
8/10
·262 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 00:33
"İnsan insanın kurdudur." William Golding'in eserinin özü bu cümle olabilir. İnsanlığın temiz ve masumiyet timsali olarak anılan çocuklar bu romanda bizi bir hayli şaşırtıyor. William Golding'in ilk roman türünde olan bu eseri İngiltere'nin atom bombası tehlikesi altındayken 6-12 yaş arasında olan çocukların bir uçağa bindirilip gönderilmesi, uçağın ise kaza yaparak bir mercan adasına düşmesi ve burada kurtulma çabası içerisinde medeniyet kurma süreçlerini anlatıyor. Fakat beklenilenin dışında, acı tatlı bir son yaşanıyor. Kitapta asıl anlatılmak istenilen felsefi düşünce; insanın doğuştan kötü olması değil, kötülüğün ve iyiliğin daima bir çatışma içerisinde olduğu ve kötülüğün karanlık tarafının, iyiliğin güçlü olmadığı anlarda nasıl her şeyi yutmasıyla vahim bir tabloyu çizebileceğini gösteriyor. Bahsedilmesi gereken karakterler bilhassa Ralph, Jack ve Domuzcuk olsa gerek. Ralph, düşen uçağın içerisinden ilk çıktığında yetişkinlerden uzak, tatil yapabileceğini zannettiği bir yere düşmesini keyifle karşılamakta. Fakat sonrasında diğer çocuklar tarafından lider seçilmesiyle gelen sorumluluk bilinci ona bu keyfi zehir etmekte. Bütün çocuklar Ralph'e hak verip sözünü dinliyor ve bu çok karizmatik bir şey olsa gerek. Hele ki denizden bulduğu parlak ve sesiyle bütün ormanı inletebilecek güçte olan bir şeytan minaresine sahip olması otoritenin bir temsili. Bir deniz kabuğu olan bu şeytan minaresiyle tüm çocuklar toplantıya çağrılabiliyor, eline alan öncelikli konuşma hakkına sahip olabiliyor. Otorite başka kişiler tarafından ele geçirilince ise şeytan minaresinin bile bir ehemmiyeti kalmıyor ve kitabın sonunda kırılması sanki kaosu ve demokrasinin darbeye uğradığını temsil ediyor. Jack ise savaş öncesi bir kilise korosunun şefi. Dolayısıyla zaten liderliğini kanıtlamış ve koro
Alıntı
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
10/10
·1280 syf.··
2025 31. kitabı
·
166 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 01:39
Siyer Yayınları'nın #y:181710 hocamızın ve Ahmed Badla'nın öncülüğünde hazırlanmış, iki cihan sultanı, canların cananı Peygamber Efendimiz'in ﷺ 522 adet hutbesini içeren gönüllere şifa bir eser. İlk cildi oluşturan bölümler, Kur'an ilim ve zikir, Ubudiyet (ibadetler), Muamelat (insani ilişkiler) şeklinde olup, ikinci cildi oluşturan bölümler, Mücadele Ahlakı (Cihad), İmtihan Alanları (Fitneler), Resûlullah ﷺ Ailesi ve Ahsâbı, Kıyamet Alametleri ve Ahiret Genel Özellikleri şeklinde düzenlenmiş. Bütün hayatımızı kapsayan hatırlatıcı, öğretici, kendimize çeki düzen verebileceğimiz çok kıymetli hadis-i şerifleri barındırıyor. Zihnimizde bu hadis-i şerifleri hem tazeleyeceğimiz hem ilk defa öğreneceğimiz harika bir vesile. Çok kapsamlı bir çalışma ve titizlikle hazırlanmış. Gül gibi kokmak isteyenin dolaşabileceği gül bahçesidir siyer ve hadis kitapları. Peygamber Efendimiz'in ﷺ sünnetlerini hayatımızda tatbik edebileceğimiz, hadis-i şerifler ile temas halinde olup hayatımızdaki bereketini görebileceğimiz, aynı zamanda mübarek üç aylarda bilhassa Ramazan'da bize eşlik edebilecek bir eser. Bittiği için hüzünlenmekle beraber sürekli açıp okumam gereken bir kitap olduğunu bildiğimden bir sonraki buluşmamızı sabah güneşinin doğuşuna hasret gibi bekliyorum. Bir sonraki okumam Arapça'yı iyi bir seviyede öğrenmiş olup sayfaları karşılaştırmalı bir şekilde okuyarak olur diye duamı da buraya iliştiriyorum. Hazırlayanlardan, küçücük emeği dahî geçen herkesten Allah binlerce kez razı olsun. Bize de feyz alabilmeyi, bu ilmin nurundan faydalanabilmeyi Rabbim nasip etsin. Keyifli okumalar dilerim.
Din
Resûlullah'ın (S.A.V.) Hutbeleri (2 Cilt Takım)Ahmed Badla · Siyer Yayınları · 2021461 okunma