Puan vermedi·226 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Unutulmuş benlik; yazar'ın ilk kitabı "İçimdeki Yargıç" bir insanın karanlık yanıyla yüzleşmesini anlatırken, "Unutulmuş Benlik" ise ruhun kaybolan parçalarını aramakta...Ayrıca; yine yalnızlıktan, utançtan ve acıdan bir hayat çıkarmayı başaranların, kendini suçlamaktan vazgeçip affetmeyi öğrenenlerin içsel yolculuğunun gözlemlendiği bir kitap dolayısıyla hayatta kalmanın ötesinde, yeniden doğuşun ve vicdanla yüzleşmenin hikayesi.…. Kabul ve Dönüşüm) Alıntılar: "Bir insanın en tehlikeli yanı ,kendini tanıdığını sanmasıdır." "Belki de bütün mesele eksik kalmayı kabullenmekte." "En değerli zaferler bırakmak zorunda olduklarındır." "Bazen bir kelime duyarsın ve bir ömür boyu sana söylenmiş bütün cümleler anlamını kaybeder." "En iyiyi ararken,iyisini kaybediyorsunuz..."
1000Kitap
Unutulmuş BenlikBekir Çakmak · Tilki Kitap Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi
İçimdeki Yargıç; bir romandan öte, pişmanlığın ve de kayıpların egemen olduğu bir dünyanın aynası gibi... Sürükleyici kurgusu ve içsel bir hesaplaşmayı konu alan kitap, bir yere ait olmanın ne kadar görünmez bir ayrıcalık olabileceğini sorgulatıyor. Oldukça akıcı bir roman.Ayrıca;karakterin yaşadıkları okuyucunun yüreğine ayna tutuyor. Çünkü bazen "Insanı asıl yargılayan mahkeme kendi içindedir." Alıntılar:"Insan neyi nerede kaybettiyse, kendini orada arar." "Belki de bu dünyadaki en yalnız mezar, vicdanın gömüldüğü mezardır." "Bir insan ne kadar çok şeye alışırsa o kadar eksilir. Kötülükten nefret etmeyi bıraktığında en çok kendine zarar verir."
İçimdeki YargıçBekir Çakmak · Tilki Kitap Yayınları · 20252 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·560 syf.··
2023 3. kitabı
Serinin üçüncü kitabı gerçekten şaşırttı. Kurgu ve karakterler çok değişikti bu kez. Kitabın sonuna kadar onlarca değişik fikre kapılıyorsunuz. Ve sonunda yargıç olmanın ne kadar zor olduğunu düşünüyorsunuz. Kitap bittiğinde doğru ve yanlışlarımı sorguladım. İnsani duygularımın içimdeki günahkar tarafımla şiddetli bir tartışma içine girdiğini hissettim. Haklı haksız, doğru yanlış, adalet kelimeleri anlamlarını yitirdi. Seriyi öyle sevdim ki dördüncü kitaba merakla başlıyorum hemen.
Sessiz ÇığlıkLisa Gardner · Martı Yayınları · 2020693 okunma
"Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor!"
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 12:15
Yahut "Siz kimsiniz ki? Anlam arıyorken anlamsızlığın en âlâsını yapıyorsunuz." "Joseph K. iftiraya uğramış olmalıydı, çünkü kötü bir şey yapmadığı halde bir sabah tutuklandı." Kitap bu cümle ile başlıyor ve Joseph K. bu cümleden itibaren "var olma hakkı" için yargılanmaktadır. Bu yazıda kitabın hukuki yönüne değinmek istedim kısaca; Kitapta tuhaf bir tutukluluk hali vardır ve dava asla öyle bildiğimiz mahkemelerde görülen davalardan değildir. Zaten bu süreçte hiçbir şey cari hukuk ölçülerine uymamaktadır. Hukukta normal adli süreç şu şekilde ilerler: Herkesçe ulaşılabilir veya herkesçe malum, yazılı ve cari yasalar mevcuttur. Yasanın suç saydığı durumlar şikayet veya şüphe üzerine tespit edilir, ortaya çıkarılır, suç delilleri toplanır. Soruşturma sonunda suçun oluştuğu, işlendiği ortaya çıkarsa; delil ve iddiaları içeren iddianame mahkemeye sunulur. Mahkemenin iddianameyi kabulü ile kovuşturma süreci başlar. Sanığın bu süreçte tutuklu veya tutuksuz yargılanmasına karar verilir. Aleyhinde dava açılan şahıs tutuklu yargılansa dahi şüpheli yani sanık durumundadır; mahkeme hüküm verene kadar da asla suçlu ilan edilemez. Mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda hüküm verilir ve infaz edilir.( Soruşturma, kovuşturma, hüküm ve infaz). Ancak Dava'daki hukuki süreç bu şekilde işlememektedir. Joseph K. bir sabah henüz yatağındayken tutuklandığını öğrenir, pansiyondaki odasında gözaltında tutulmaktadır. (Her nasılsa kovuşturma başlamıştır). Yan odada "şef" tarafından sorgulanacaktır. Ne kimliği, ne tutuklama emri, ne işlediği bir suç hiçbir şey bilinmemektedir ve aslında ortada zaten bir suç yoktur. Yani kısaca panayır yerine dönen bir tutuklanma sahnesi izliyorsunuz. Kişinin adil bir yargılanma hakkının ihlal edildiği, herkes içinde aşağılanarak sorguya çekildiğini
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,9bin okunma
Filozofa kızan vatandaşın şiir destekli atarı :)
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2019 20:25
Bir gün biri bana Kant için gelecekte şiirsel bir eylemde bulunacaksın deseydi eğer, muhtemelen ona geceleyin muhtelif bölgelerin açıkta kalmış derdim. Gün bugün olduğunda ise alt alta mısralar yazmanın, konu felsefe olunca biraz kasıntı bir inceleme yazmadan yeğ olacağını düşündüm. Bilenler bilir, Kant sabahtan akşama ahlaktan ve yasadan bahseden bir zat-ı muhteremdir. Gerek içimizde doğuştan vuku bulmuş olan tanrısal bilgiyi çevreleyen ahlâk, gerekse istemelerimizi ödevler yoluyla baskı altına alacak olan yapay ahlâk yasası Kant'ın besmelesidir. Buna da özgürlük demesini bir akıl kurnazlığından başkaca bir şey olarak görmüyorum. Kant, çok fazla mutluluktan bahseder, aldanmayın merhuma, konuşması sonlandığında sizi mutsuz eder. Mesela "Ebedi Barış üzerine felsefî deneme"sinde şu sözleri zikretmiştir: "Kanun koyucunun ortak iradeye dayanarak hukuki bir yönetim biçimi kurma işini, bir vahşi sürüsünden meydana getirdiği bir millete bırakacak kadar ahlâklı davranmasını pek bekleyemeyiz." O kadar övdüğü ahlâkın gayesi açıktır. Çağ büyüğümüz Slavoj Žižek'in konu ile ilgili tespiti yerindedir: "Demokraside, kendi eylemlerim, çoğunluğun iradesini hayata geçiren meşru eylemler olarak 'gizlenir'." Sözü Alain Badiou'ya bırakarak, şiirimi gelecek nesillere bir armağan olmak üzere buracıkta okuyorum: "Parlamenter toplumlarda siyasetin hukuk temasına teslim edilmesi... felsefeciyi sofistten ayırt etmenin imkansız hale gelmesine yol açar. Tersinden bakıldığında, bürokratik toplumlarda, felsefeciyi memurdan ya da polisten ayırmak imkansızdır. SON KERTEDE, FELSEFE GENELDE TİRANIN SON SÖZÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR." En yüksek iyi'ye giderken ben; İlahi buyruklar peşinde yürürken akıl Takmış koluna kaşları çatık bir ahlâk En büyük erdem mutluluğu idam etmekmiş Kuşatmış
Pratik Aklın EleştirisiImmanuel Kant · Türkiye Felsefe Kurumu · 2000735 okunma