esmâ

petrarca bir sonesinde, yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır, diye yazmış. evet, konuşabildiğine, yazabildiğine, sözcükleri sıralayabildiğine göre, bu muhtemelen kederin küçük ateşidir.
Sayfa 170
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
keder kemikleri gerçekten kırılganlaştırır.
Sayfa 47
acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplarından mı izlerler?
Sayfa 16
ben kendime eğilip eğilip bakmaktan, irkilmekten, korkmaktan, ortaya çıkacağım diye titremekten, diğerlerini hep beni fark edecek ve tutuklayacak, buna da yetkisi olan kimseler olarak görmekten başka bir şeyi ayırt edemiyordum. bu tutuklanma korkusu, yalan ve kendini gizlemek ve başka türlü göstermek suçu üzerimde öyle bir yük ve korkuydu ki, yakalanırsam fena muamele görmeyeyim diye insanlara bir yandan hep çok iyi davranmaya, benden çok sert şikâyetçi olamamalarını sağlamaya çalışıyor, geceler boyu savunmalar hazırlıyordum.
Sayfa 168
dünyada her şeye belki kanaat edilebilir de, kendine nasıl, "kendinle böyle idare et," denebilir ve buna nasıl tahammül edilebilir.
Sayfa 162