Puan vermedi·176 syf.··
2026 4. kitabı
Dostoyevskinin "oxşar" əsəri haqqında qısa icmal verim, sonra fikirlərimi yazacam: (spoiler yoxdur) Hadisələr kitabın qəhrəmanı Yakov Petroviçin bir gün simaca eynilə özünə bəzəyən, hətta ad-soyadı da özü ilə eyni olan bir adamla qarşılaşmasından bəhs edir. Yakov özünü vicdanla yaşamağa adasa da, qarşılaşdığı oxşarı onun, xarakterik olaraq, təm əksidir — Vicdansızdır, yaltaqdır, ikiüzlüdür vs... Bu oxşar onun həyatına girəndən sonra bir çox şeyini əlindən alır. İş yerini belə. Elə ən əsas da iş yerini. Çünki hadisələr elə bu iş yerinin əhatəsində baş verir. Yakov Petroviç illərlə şərəfli bir məmur olmaq üçün çırpınsa da, yeni gələn oxşarı iş yerində ondan daha çox sevilir... Bu əsər bir sistemin insanı özünə necə yadlaşdığını tam çılpaqlığı ilə göstərir. Əsərdə Yakov Perroviç oxşamaq istəmədiyi bu adamdan qaçır. Tək-tük hallarda onu özlüyündə qəbullanmağa çalışsa da, bacarmır. Əslində həmin adam Yakovun oxşarı yox, öz içindəki vicdanının yadlaşma və əqidə arasında qalmış yansımasıdır. Yakovun içində olmaq istədiyi və olmaq istəmədiyi iki adam əsl "mən"in uğurunda mübarizə aparır. Hətta əsərdə, diqqət yetirsək, görərik ki, Yakov özü ilə çox az danışır. Özü ilə konfiliktə getməkdən qorxur sanki... Buna görə də bu əsərdə daxili monoloqlara çox az hallarda rast gəlirik. Rast gəldiklərimizdə də görürük ki, Yakov ancaq özünü danlayır, özündən şikayət edir, özünü söyür vs. Yakov buna görə özü ilə çox konfiliktə getmir. Qorxur ki, içindəki, olmaqdan qorxduğu adam olmaq istədiyi adama haradasa qalib gələ bilər. Hətta əsərin bir neçə yerinə diqqət yetirsək, görərik ki, Yakov insanlara çox dəxlisiz situasiyalarda yaxşı biri olduğunu sübut etmək üçün vicdanlı, sadə və əqidəli biri olduğunu tez-tez deyir. Əslində Yakov bununla olmaq istədiyi adama indesklənir. Onu
OxşarFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 202030,5bin okunma
“Anlamı daraltan bir yaşam, ruhu yaralar.”
9/10
·304 syf.··
2026 2. kitabı
Halid Ziya’nın Kırk Yıl’ına başladığı gibi ben de kısa bir mukaddeme olarak bir nebze de olsa yazarın derdini icmal etmeye çalışayım… Aslında kitabın genel kaygısı, insanın dünya karşısında henüz doğumundan itibaren hissettiği ezilmişlik hissini ve bunun sebep olduğu psikolojik sorunları hayatın ikinci yarısında farkedebilecek bilinç düzeyine, depresyonun önüne geçecek şekilde ancak kaygıdan yoksun olmayan bir güçlükle erişmeyi sağlayacak soruları sordurmak. Hollis’in defaatle salık verdiği, Yurdakul’un sarahatle bahsettiği “Müstebidin nasîbi: Ya bir mezar, ya bir zindan…” dizelerinde olduğu gibi insan kendini önce düştüğü sonra tekrar kurduğu dünya zindanından özgürleştirmek için doğumundan itibaren tahakküm altında kaldığı tüm fikir, varsayım ve kişilerden özellikle de en fazla kendinden belirli bir bilinç düzeyine gelerek kurtarması gerekir. Tabii bu süreçteki problem ve çözümleri tanımlarken Hollis’in sıklıkla ta’zîz ettiği Jung’un, bir öğrencisi olduğunu söylemekle birlikte kitabı olması gerektiğinden daha dikkatli okumak gerektiğini düşünüyorum çünkü henüz bilimsel inkişâfın emeklediği bir dönemde kendi çağının ilerisinde koşmaya çalışan bu insanların fikirleri hâlâ varsayımdan öteye gidemeyecek şekilde kurgulanmıştır. Kısa bir örnekle açıklamak gerekirse (ki bu tarz örnekler kitap içinde farklı konularda tekrarlanabilir), bize tamamen yabancı birinin itici gelmesinin sebebi olarak “o an karşımızdaki tanımadığımız öteki, kendimizle ilgili inkar etmek istediğimiz özellikleri veya kendimizden olabildiğince uzaklaştırmak istediğimiz ikilemleri”taşıması gibi cevaplarla aşırı kompleks ve biteviye olmayan ilişkisel bütünlükleri icmâle uğraşmak boşuna olmasa bile hâlâ bilimsel bir izlenimden ziyade felsefî bir sistem gibi geliyor bana. Tabii bütün bunlar kitabın veya
1000Kitap
Yaşamın İkinci Yarısında Anlam ArayışıJames Hollis · İletişim Yayınları · 2020284 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi; He is an enlightened writer with a strong oratory who dominates all fields such as journalist, story and novel writer, philosopher of history and contributes to the enlightenment of the society he is in, transferring his knowledge and experience to all segments of society. He wrote about the renewal movement that started with the Tanzimat in his works and he became a guide by writing his writings for information purposes. He read a lot of French books, gained knowledge about literary movements and transferred them to his works with his own interpretation. Ahmet Mithat Efendi is the leading name in the works of the Tanzimat Period. He conveyed his existing experiences both in his novels and his works such as Müşahedat, Taffüf, Mesail-i Muğlaka, Ahmet Mithat Efendi, Edebiyat Yazıları 1 and 2, he became one of the most enlightened writers of Turkish novelism, and he deserved to be known as a novelist because he was mostly engaged in novels among prose genres. Ahmet Mithat Müşahedat criticized Emile Zola in his introduction titled 'Hasbihâl with Kâriîn' in his work titled Müşahedat and described the situation of Emile Zola, who wrote with a naturalist perspective of French society, from a critical point of view. Mithat Efendi wrote almost all his works to guide and educate people. And for this reason, according to him, transferring the events existing in the society as they are, instead of educating people, he was worried about leading them down the wrong path and therefore he opposed the Turkish society to read Emile Zola. Ahmet Mithat is a socialist and devoted writer. His aim to educate the public has led him to address the problems of the people. In this respect, he is in a way the sociologist of his period. Naturalism is established through the
Edebiyat & Roman
Emile Zola Hayatı ve Edebi FaaliyetiMihail Barro · Dorlion Yayınevi · 00 okunma
Bediüzzaman Hazretlerinin Cihadı
Puan vermedi
@Muslumann Bediüzzaman Hazretlerinin Cihadı “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahı ile cihad edeceğiz.”(Bediüzzaman Said Nursi ,Tarihçe-i Hayat) Fatır-ı Hakimin ezelden beri cereyan eden bir kanunudur ki, herhangi bir milletin felâketlere maruz kalması, fertleri arasında fitne ve fesadın çoğalması, dalâletin hidayete, şerrin hayra galip gelmesi hâlinde, o milletin içinden bu tehlikeleri bertaraf edecek ve o milleti sahil-i selâmete çıkaracak bir peygamber, bir mürşit, bir müceddit veya bir mehdi gönderir. Bu İlâhî kanun Hz. Adem’den (ASM) bu yana böyle devam etmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir. Peygamberimiz’den (ASM) sonra peygamber gelmeyeceği için, bu vazife Peygamberimizin varisi olan âlimlere tevdi edilmiştir. İşte bu sırra Peygamberimiz (ASM) şöyle işaret etmiştir: “Cenâb-ı Hak lütuf ve kereminden her yüz senede, ümmetimin dinini tecdid ve takviye için bir veya birkaç müceddid gönderir.”1 Bediüzzaman Hazretleri de her asırda insanları irşadla vazifeli mürşit ve mücedditlerin bulunmasının zarurî olduğunu şöyle ifade buyuruyor: “Cenâb-ı Hak kemal-i rahmetinden şeriat-ı İslâmiye’nin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, herbir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir halife-i zişan veya bir kutb-u âzam veya bir mürşid-i ekmel veyahut bir nevi Mehdi hükmünde mübarek zatları göndermiş; fesadı izale edip, milleti ıslâh etmiş; Din-i Ahmediye’yi (ASM) muhafazaetmiş. Madem âdeti böyle cereyan ediyor; ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müctehid, hem en büyük bir müceddid, hem hakim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek.”(Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat) Peygamber varisi olan bu mümtaz zatlar bütün
Din
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0860 okunma
İrfân Geleneğin Yansıması
Puan vermedi·200 syf.··
2023 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 19:04
İrfân Geleneğin Yansıması ❅ ❅ ❅ Düşüncenin potansiyel birikimi ortak bir mirasın yanında dinamik bir canlılıktır. Hayatın idamesi, medeniyet inşası için düşüncenin canlı solunumu haizdir. İslâm kültür ve medeniyeti sınırları içerisinde düşünce hayatının aktif ve etkisi büyük ve etkili hâli kendi çerçevesinde felsefe ve tasavvuf ile sürmüş, hemhâl olmuştur. Bilgi özünün oluşum ve naklî, felsefe ile tasavvuf geleneklerinde nefes aldı. İrfânî bilgi arayışı felsefe ile tasavvuf havasında soluklandı. İslâm’ın irfân geleneğinin varlık parıltısı manevî dünyanın özüne yapılan bir inşa canlılığıdır. Bizim algımız çerçevesinde olan Allah, kâinat ve insan nefsi hakîkatin temel unsurları iken bu üçünün tedkîki neticesiyle pürüzsüz, katışıksız ve aksiyon hazır bilgiyi çerçeveleyen insanların arasındaki ilişkilerdir. İslâm’ın irfânî geleneği bu dört temel konuya hitap etmesi, akabinde taklîd ve tahkîk süreçlerinin tefekkür edilmesi ile bu menkûl bilgi mirasının muhafaza edilmelidir. İrfân geleneğinin menkûl bilgi mirasını modern bir tefekkür şahsiyeti olan William C. Chittick; İslâm irfan ve felsefesiyle alâkalı önemli eserler kaleme aldı. Kaybolmakta Olan Bir Miras, İrfânî İlim, Düşüncenin Islahı, İdeolojinin Ötesi, Gayb Erenleri, Antropokozmik Görüş ve son olarak Mânâ Arayışı başlıklarıyla yedi bölümlük “Kozmos’un Hakîkati – İlmî Kâinat, İlmî Nefs: İslâm Kozmolojisi” kitabı bulunmakta. İrfânî geleneğin ortadan kalkması durumuna ve geri gelişinin önündeki muhtelif engeller neler olduğunu kitabın ilk dört bölümünde ele alınırken; İrfânî geleneğin lisanın insan tabiatındaki merkezîliğini ele alan Seyyid Hüseyin Nasr’ın felsefesine beşinci bölümde yer verilmektedir. Son iki bölümde ise İrfânî geleneğini, onların günümüzün bilim ve mânâ odaklı sorunlarına
Felsefe ve Düşünce
Kozmos'un HakikatıWilliam Chittick · İnsan Yayınları · 201743 okunma
Puan vermedi·259 syf.··
2023 11. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2023 20:11
"Bu Risale, bazı âyât-ı Kur'aniyenin şuhudî bir nevi tefsiridir. Ve ondaki meseleler Kur'an-ı Hakîm'in bahçesinden koparılmış çiçeklerdir. Bu risalenin ibaresindeki icmal ve îcaz ve fehmindeki zâhirî müşkülat, sana tevahhuş vermesin. Tekrar tekrar mütalaa et, tâ ki لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَ الْاَرْضِ ve emsali tekrarat-ı Kur'aniyenin sırrı sana açılsın.
Din İslam
Mesnevî-i NuriyeBediüzzaman Said Nursî · Rnk Neşriyat · 03,468 okunma