9/10
·116 syf.··
2022 13. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2022 14:53
Ece Temelkuran.... Okuduğum iki eseri değil. Hayran olduğum Türk kadın yazarı. Her kitabının bendeki yeri ayrı. Aldığım her kitaptan sonra başka bir tane alma arzusu doğuruyor bende. "Devir" le başlayıp, "İyilik güzellik" le devam edip şimdi de "İç kitabı"... Bir kitap düşünün.. Bitirmemek için okumuyorsunuz. Günde bir sayfasini okuduğum muhteşem bir eser. İnsanın kendi iç dünyasına yolculuğun kitabı. İçe içtekine yolculuk bu kadar güzel anlattılabilirdi. Çok güzel betimleme ve değindiği  noktalarla her sayfanın üçte iki ya da yarısını kaplamış yazı paragraflariyla dolu bir kitap. Bu kitap okuyup bir kenara bırakılacak kitaplardan değil. Zaman zaman karıştırip okunacak bir eser. İç kitabı'dan çok güzel bir alıntı... Biz yapılan dansı, şiiri, cümleyi, delirmeyi, sözü bilmeyiz. Biz, bu dilleri bilmediğimiz için, kalbimizi yakarak öleceğiz. Kalabalıkların hoşuna gidecektir biz yanarken çıkan alevler. onların ruhlarında tarif edemedikleri, adını koyamayacakları bir yere temas edecektir bu görüntü. Görüntüye dalıp gittiklerinde sormak isteriz biz, onlar yüzünden ölmek zorunda kaldığımızı bilmeden bizi acıyarak bakan kalabalığa: Nasıl oluyor sizin hoş bulacağınız bir şarkıyı söylemek için ölen birini izlemek?
İç KitabıEce Temelkuran · Everest Yayınları · 2015837 okunma
7/10
·102 syf.··
2021 32. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 12:51
Bir objeyi tasavvur ettirmenin dolayısıyla dolaylı olarak göstermenin iki yöntemi bulunur. Bunlardan ilki malum objeyi diğer bütün objelerden tenzih etmektir (olumsuzlama da denir buna). - O şuna benzemez, o buna benzemez, o şurdaki şeye de hiç benzemez gibi-. Diğer yöntem ise malum objeyi diğer objelere benzeterek tasavvur ettirmektir. (Olumlama, sembolik anlatım, alegori de denilebilir buna). -O aynı şunun gibidir, o bu şeye benzer, o şurdaki şeye çok benzer gibi. Bu iki yöntemin haricinde üçüncü bir yöntem yoktur. ... Bilgi de her obje gibi gerçektir. Öyle ki zihnimizdekiler ile dışımızdakiler arasındaki fark benliğimizden kaynaklanır. Oysa benlik; aşılması gereken bir tuzaktır, o aşıldığında dıştakiler ve içtekiler arasında hiç bir fark kalmaz. Dolayısıyla bilinç var olduğundan beri bilinç sahipleri hakikatin bilgisini (ki buna metafizik bilgi de denilebilir) bu iki yöntemden biriyle anlatmaya çabalamışlardır. Felsefede rasyonel filozoflar, ilk yöntemi tercih ederken Mistik filozoflar ikinci yöntemi tercih etmişlerdir. Bu çabanın nihai bir sonucu olarak rasyonalistlerin sonucu çok daha ağır ve muğlak bir hal alırken mistiklerin çabası çok daha hafif ve somut bir sonuca ulaşmıştır. Hali sebepten halka hitap edenler de mistiklerin yöntemini kullanmak mecburiyetinde kalmışlardır. Dinler de bu dil üzerinden haklarını -doğal olarak- almışlardır. ... Bahsi geçen eserin son hikayesi “kara keşiş” tam olarak bu mistik usulün bir örneğidir. Dolayısıyla onu idrak edebilmek için içerisindeki sembolleri evvela belirlemek sonrada çözümlemek gerekir. Bu, benzerleri üzerinden zihinde canlandırmak istenilen bilgi için zaruridir. Öyleyse biz de sembol çözümlemeleri ile değerlendirmeye başlayalım.: Hikayede bizim naçizane tespitimize göre yedi tane sembol bulunmaktadır.
Edebiyat
Küçük Köpekli Kadın - Bir Hekimin Yaşadıkları - Kara KeşişAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 20181,307 okunma
Reklam
Veba Destanı
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2020 19:12
"Veba" Camus'dan okuduğum üçüncü ve en doyurucu kitap oldu. "Yabancı"yı çok önceden okuduğum için yorum yapamıyorum ama "Düşüş"ünde ben de okumaktan hâlsiz düşmüştüm. Kitapla ilgili söylenebilecek ilk şey başlarda çeviri dolayısıyla kitabın pek okunası gelmemesi olabilir ancak Camus'un yarattığı karakterler ile kenti, insanları ve hastalığı betimleyişi okuru kitaba sadık kılıyor. Aşağıda kitabın yüzey yapısına dair özet niteliğinde manzum bir metin var. * spoiler * Veba Destanı Bu bir veda değil Bu bir veba Veba vedaya denk Yakın vebaya veda Gemiyi önce fareler terk ediyor Vebayı önce fareler fark ediyor Vebada farkındalık yol açıyor ölüme Oran'da tüm sokaklar ölü fare kaynıyor Önce ateş, öksürük sonra da kabarcıklar Ardından ölüm gelir ve ölürler insancıklar Bir, iki, üç, dört, beş, on, on beş, yirmi derken Anladı Oran halkı vebayla savaşacaklar Kesinleşince veba şehir dışa kapandı İçeride içtekiler, dıştaki dışta kaldı "Bugün varım, ya yarın?" korkusuyla insanlar Caddelerde azaldı, evlerinde çoğaldı Bir doktor var, Adı Rieux, çelik iradesiyle Kafa tuttu vebaya birkaç avanesiyle Tek silah insan iken ve insan da az iken
Edebiyat
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2019 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2019 21:45
Dıştaki şeytandan korunarak içtekine mahal vermemek aslında üstümüze vazife olan. Kitaptaki karakter tam olarak şeytana kulak verenlerden ve iç çatışmalarımızı net olarak onun üzerinden izleyebiliyoruz. Bahsedilen diğer karakterler arasında da kendini birşey zanneden bir udeba(!) camiası var ki günlük hayatta bile bunların örneklerine rastlıyoruz.-bununla ilgili bir deyim vardı şu an hatırlamıyorum '=D- Okumaya ve incelemeye değer bir kitap, olmaması gerekeni görebileceğimiz bir roman*
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
10/10
·126 syf.·
2018 28. kitabı
"Seni seviyorum. Seni mi? Hasletlerini mi? Gülüşündeki pırıltıyı mı? Hatlarının zarafetini mi? Kırılganlığını mı? Kişiliğini mi? Ba­şarılarını mı yoksa sadece varoluşundaki mucizevi gerçeği mi? "Asla kişiler sevilmez, sevilen sadece niteliklerdir," der Pascal. "Birini, güzelliğinden ötürü seven, onu gerçekten seviyor mudur? Hayır, çünkü kişiyi değil güzelliğini öldürecek olan çiçek hastalığı, artık onu hiç sevmemesine yol açacaktır." Buna karşılık Hegel'e göre sevmek, sevilen kişiye, edimlerinden veya kişisel ve geçici özelliklerinden bağımsız olarak olumlu bir anlam atfetmektir. Proust, herkesi haksız görerek bu saygın tartışmaya yepyeni bir katkı­da bulunur. Aşk ne kişiye ne de onun özelliklerine yöneliktir; aşk Başka'nın gizemini, mesafesini, gizliliğini, en samimi anlarımızda bile asla benimle aynı durumda olmama halini hedefler. "Seni seviyorum"daki "sen", kesinlikle benim eşitim veya çağdaşım değildir ve aşk, bu aşırı anakronizmin araştırılmasıdır. "Eşitlik, adalet, şefkat, iletişim ve aşkınlığı özetleyen bir formüle göre" -kusursuzluğa ve zarafete dayanan muhteşem bir formüle göre- "sevgililer 'beraberdirler; ama henüz değil. "Aşk, derinleştiğinde, Başka'yı, benim için anlaşılmaz bir hale gelene kadar kendi belirtilerinden yoksun bırakan bu paradoksal bağdır. Onu sevmediğim sürece, o güzel veya çirkin, kaygılı veya sakin, takıntılı veya histeriktir: Bu özelliklerin hiçbirinin artık onu benden alıkoyma gücü yoktur. Ben onu mükemmel, özel veya kendine has özelliklere sahip olduğu için seçmiştim; şimdi onda sevdi­ğim şey ise, "diğer herkesten farklı bir nitelik taşıması değil, ama bizzat farklı olma niteliğidir."... Bazen kişi içinde değer adına beslediği tüm şefkat, ilgi, iyilik, erdem, sadakat, vefa gibi yüce duyguları bir kişi üzerinde tasarruf etme
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma