Puan vermedi·328 syf.··
2026 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 14:54
Halide Edib Adıvar'ın çocukluğunun geçtiği evden adını alan bu kitabı aslında sadece bir hatırat değil, Osmanlı’nın son dönemlerinde aktif hayatın içinde rol alan bir kadının yakın tanıklığı. Kitabın birinci kısmında yazar, henüz duygularını, karakterini tam anlamıyla keşfetmemiş annesiz büyüyen biz kız çocuğu olan kendisine dışardan bakar ve üçüncü bir kişiymiş gibi bahseder. Bu dönemde Mevlevilik etkisinde ve gelenekçi bir haminne ile alafranga görüşlü, kızına İngiliz tarzı eğitim vermek isteyen bir baba ile büyüdüğünü anlatır. İkinci kısma geçerken şöyle der: “Bundan sonra küçük kızın hikâyesi artık benim oldu; çünkü o zamana kadar hatırladıklarım hep rüyaya, hayale benzeyen şeylerdir. Halbuki ondan sonraki olaylar kendi şuurumun temelini teşkil eden hisleri meydana çıkardılar.” (s.43) Hikayesini kendi eline aldığı ikinci kısımda, 2.Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Tevfik Fikret’in çıkardığı Tanin’de feminist yazılar yazmaya başlayan yazar, muhafazakar çevrelerin tepkisini çeker ve 31 Mart ayaklanması ile ölüm ile burun buruna gelir. Bu nedenle kaçtığı Mısır’dan da bir süreliğine İngiltere’ye geçer ve burada İngiliz gazeteci İsabelle Fry’ın evinde misafir olur, Bernard Russel gibi isimlerle tanışır. Eşinin ikinci evliliği yapmak istemesini kabul etmez ve boşanır. Balkan Savaşı sonrası döndüğü memlekette Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer alır ve gönüllü yardım işlerinde çalışır. Bu dönemde Türk Ocağı’nda Turancılık ilkesini benimser ancak bir süre sonra Ziya Gökalp ile fikir ayrılığına düşerek ayrılır. Öğretmenlik yapar, öğretmenlikten istifa ettikten sonra Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirilir. 1916’da Cemal Paşa’nın daveti ile Arap eyaletlerinde görevlendirilir bu dönemde daha önce gönüllü yardım işlerinde tanıştığı Dr.
İnceleme
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,699 okunma
Bırakın yapsınlar ne ala memleket
6/10
·400 syf.··
2026 10. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:22
Uzun süre elimde dolaşmış olan kitap sonunda bitti. Açıkçası maksimum 200 sayfada anlatılacak şeyler neden aynı cümleler farklı sırada tekrarlanarak 400’e yakın sayfaya çıkarılır anlamıyorum. Rus yazarların kelime başı aldığı ücretler devam mı ediyor? Başta hoş güzel ilerledi. Kişinin kendisini baz alarak daha sağlıklı bakış açıları geliştirmesi ve kendini daha az stresli hissetmesini sağlayacak tavsiyeler vardı. Çevremizdeki kişileri olayları kabul edip kendimizi bunun üzerine stresten kurtarmak güzel iş. Ama neden tek biz yapıyoruz? Bir şey yaptıracaz aman fazla yüklenmeyelim direnç gösterir aman farklı kelimeler kullanalım kalbi kırılır . Karşıdakinin beyni yok mu neden biz kendimizi yıpratıyoruz en doğru yolu bulcaz diye. Hataysa hata hayatın parçası yanlışsam ne olmuş. Herkesi düşüneceksek kafayı yeriz. Beğendiğim tavsiyelerinden biri kişinin kendi hayatına odaklanması,karşılaştırmalardan uzaklaşması üzerine idi. Romantik ilişki tavsiyeleri de reels makyaj videosu eşliğinde tavsiye veren kişilerin videosundan hallice idi. Kim kimden görmüş bilemem araştırmaya değecek bir konu da değil. Uzatmasa 7 verirdim ama gereksiz uzatmış. Toplasam kitaptaki gerçek hayatta yararlanacağım fikir sayısı %10 falandı. Geri kalan ya uç fikirlerdi ya da aynı cümlelerin tekrarı idi. New York bestseller her hafta belirleniyormuş. Ben de bu kitaplar ne kadar çok diyordum. Bu nasıl girmiş de. Ama anladım..
Bırak Yapsınlar TeorisiMel Robbins · Nepal Kitap Yayınları · 20251,358 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:25
Yerdeniz serisinin ilk kitabı olan Yerdeniz Büyücüsü’nü bir tavsiye üzerine okudum. Açıkçası bana çok yabancı olan bir tarzda konuya sahip. Okurken bu açıdan başlarda zorlandım . Çok farklı bir dünyanın içerdiği isimleri,kuralları,yaşanmışlıkları, efsaneleri anlamlandırmaya çalışıyor insan. Bu dünyadaki anlatılan olayların ana kaynağı büyümek kavramı etrafında şekilleniyor. Serinin diğer kitaplarına başlamadan bu kitap hakkında düşüncelerimi yazmak istedim. Olay örgüsünden ziyade kitabı okurken üstünde düşündürten kavramlar ve olayları yazmak istiyorum. İsimlerin önemi, anlamı oldukça üzerinde durulan bir konu idi. Bir şey üzerinde eylemde bulanabilmek ya da herhangi bir sonuç doğması için onun gerçek isminin bilinmesinin gerekliliği kelimeler ve anlamları üzerine düşündürtüyor. Birine gerçek ismini verebilecek kadar güvenebilmek çok nadir.( günümüzde en çok kıskandığım duygulardan.) Bir diğer konu da denge vurgusu. Yapılan her şeyin bir yansıması ve geriye dönen bir bedeli var. Evrenin bir bütün olması ve en ufak bir değişimin dengeye dönmesi için yarattığı farklı etkiler vardır. Bu yüzden basit gözüken bazı eylemler bile bazen yapılması tercih edilmez. bu da uçarı olmaktan ziyade temkinli ve bilinçli olmanın önemini gösteriyor . Kitabın genel olay örgüsü de bir çocuğun yaşadığı yerden büyücülük okuluna ordan da farklı farklı adalara yönelen bir arayış üzerine. Geldiği büyücülük okulundaki bir sürtüşme sonucu gücünü göstermek için yapmış olduğu bir büyü sonucunda gölgesinin peşine düşeceği , kendiyle savaştığı, varlığını bütün haline getirip, kötü tarafa çekilmemek ve yenilmemek için verdiği bir mücadeleye dönüşüyor. Serinin ilk kitabı benim için sürükleyici ve okuması keyifli bir kitaptı. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.( Allah bilir ne zamana.) Bu
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:56
Bu kitap güzeldi. Kitapta Hay adlı bir çocuğun hikayesi anlatılıyordu. Bir kral varmış güzeller güzeli bir kardeşi varmış fakat kral kardeşini evlendirmiyormuş. Kralın kızı kardeşiyle bir oğlan birbirlerini sevmişler ve gizlice evlenip çocukları olmuş. Kralın askerleri krala janer vermeye gitmiş bu iki genç ise çocuğa bişey yapmasınlar diye bebeği sandığa koyup Allaha dua etmeye başlamış ve hemen Hayı sahile bırakmışlar. İşte asıl hikayenin başlangıcı burada başlıyor. Allah'ın mucizesi ile bir ceylan Hayı emziriyor. Hay hayvanların arasında yaşayarak büyüyor ve onlarla ilgili çok bilgili oluyor.Bu kitapta işte bunu anlatıyor hikaye. Kitabın dili sade idi. Hay adlı kişinin hayatını merak edenlere bu kitabı mutlaka öneririm.
Hay Issız Adada Bir ÇocukMustafa Uluçay · Uğurböceği Yayınları · 028 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:55
Merhaba, bugün sizlere 𝕭ü𝖞ü𝖙𝖊ç 𝕰𝖐𝖎𝖇𝖎 kitabının yorumu ile geldim Çocukların merakla okuyacağı eserleri tercih edenlerdenseniz bu eser tam onlar için Burak'ın meraklı gözleri gözleri kapıda öğretmenin gelmesini bekliyordu. Yerinde heyecandan duramıyor,sürekli zıplıyordu. Selim Öğretmen, içinde dünya şehirlerinin isimleri olan bir etkinlik hazırlamış adına da Bir Dünya Kavanoz adını vermişti. Çocuklar gruplarını oluşturmuştu ve her hafta sırası gelen grup kavanozdan bir şehir seçiyor, araştırmalar yapıyorlar, sınıfta anlatımını gerçekleştiriyorlardı. Bu hafta sıra 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢'ndeydi. Meryem, Burak ve Yiğit.. Meryem, kavanozdan bir kağıt aldı ve çıkan şehir Kudüs idi. 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢 hazırlıklarını yapmışlardı. İlk önce kütüphanede, sonrasında İnternette ve sonrasında müzede araştırmalar yaptılar. Müzede araştırmalar sırasında görevli kişi yardımcı olurken, kubbenin içindeki taşı göstermişti. 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢, bu taşı oldukça merak etmişlerdi ama müze kapanmak üzere olduğu için bilgiler yarım kalmıştı. Bakalım, 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢 araştırmalarını tamamlayabilecekler miydi? Her çocuğun, Kudüs'ü bilip, tanıması gerekiyor Oldukça kıymetli ve bizler için önemini kavramalarını sağlayacak harika bir eser Hadi o zaman 𝐁ü𝐲ü𝐭𝐞ç 𝐄𝐤𝐢𝐛𝐢'ne eşlik etsinler Kitapla ve sevgiyle kalın
Büyüteç EkibiMeryem Aksa · Okur Çocuk · 20262 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 26. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 13:41
Sennett’in Karakter Aşınması, yeni kapitalizmde sahip olduğumuz işin kişiliğimiz üzerindeki etkilerini analiz eden bir eserdir . Sennett’e göre karakter, duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli boyutudur. Psikolojik bir bütünlük için gerekli olan sadakat, karşılıklı bağlılık ve hazzı erteleyebilme becerisi, karakterimizin çekirdeğini oluşturur ona gore. Sistemin sadece çalışma biçimlerimizi değil, bir insan olarak karakterimizi nasıl kimyasal bir asit gibi erittiğini anlatıyor. Eserde yeni kapitalizmin en belirgin özelliği esneklik vurgusudur,eskiden bürokrasi ve rutin kötülenirdi; şimdi ise esneklik baş tacı. Sennett abi diyor ki; bu esneklik seni özgürleştirmiyor, sadece iktidarın maskesini değiştiriyor. İsim değişir cisim aynı kalır meselesi gibimsi .Artık tepende bir patron yok belki ama önünde duran bilgisayar ekrani veya performans hedefleriyle her an denetleniyorsun. işçilerden ise sürekli değişime hazır olmaları ve risk almaları bekleniyor. Bu muhteşem ötesi düzenin sloganı ise "uzun vade yok" tur. Sürekli değişen projeler, kısa süreli sözleşmeler ve esneklik anlayislari kisinin hayatında kalıcı bir hikaye oluşturmasını engelliyor . Kitapta anlatılan Enrico ve Rico meselesi de tam olarak buna işaret ediyor . İki karakterimiz arasındaki farklarin ilki calışma biçimi ve statüdür Enrico, yirmi yıl boyunca aynı iş merkezinde yerleri silen ve tuvalet temizleyen bir hademe iken işi basit, rutin ve hiyerarşinin en altında sayılabilir . Rico ise babasının hayallerini gerçekleştirmiş, üniversite bitirmiş ve yüksek gelirli (en üst %5'lik dilime girmiş helal olsun dayiogli) bir teknoloji danışmanı olmuştur. İkincisi ise zaman algısı ve kariyerdir . Enrico için zaman doğrusal akarken Rico'nun dünyası ise sürekli taşinmalar ve farklı projeler arasında gidip gelmiş. Enrico
Karakter AşınmasıRichard Sennett · Ayrıntı Yayınları · 20221,045 okunma