Allah’ın biricik esmaları
Puan vermedi·348 syf.··
2026 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 23:29
Sevmek, tanımakla başlar.. Allah’ı sevmek ancak O’nu tanımakla mümkün olur. Tanımak için de yine Allah bize yol göstermiş ve esmalarını göndermiş. Bu Esmaları yeterince idrak edebilirsek Allah’ı hakkıyla tanımış oluruz inşallah. Kitapta yazar her Esma’yı farklı bakış açıları ile açıklamaya çalışmış. Değerli âlimlerden alıntılar yaparak örneklendirmelerle zenginleştirmiş. Beni özellikle Sufî’lere atfedilen söz ve düşünceler çok etkiledi, esmaları anlamam konusunda ufkumu genişletti diyebilirim. Unuttuğum, aklımdan çıkmış bir takım esmamalar yeniden gün yüzüne çıktı ve Allah’ı tanımam konusunda bana yardımcı oldu. Her kütüphanede olması gereken ve hatta tekrar tekrar okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.
99 Esma Sonsuz ManaFatma Bayram · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025815 okunma
10/10
·251 syf.·
2026 4. kitabı
Kadınların En Güzel Tarihi, doğum günü hediyemdi ve 7 Mart'ta kadınlar gününden bir gün önce bitirmiş bulundum. Kitap üç ana bölümden oluşuyor ve her bölümde farklı bir uzman sık sorulan sorulara yanıt veriyor: İlk bölümde antropolog Herieter insanlığın başlangıcından ilk çağlara kadar ataerkilliği inceliyor. İkinci bölümde tarihçi ve kadın tarihi uzmanı Perrot ağırlıklı olarak Avrupa ve Fransa kadın tarihini karşılaştırmalı bir şekilde 1900'lü yılların sonuna kadar ele alıyor. Son bölümde ise düşünür Agacinski toplumsal cinsiyet meselesinin dilbilimsel, biyoteknolojik gelişmeler ve lgbti bağlamlarında geleceğini ve potansiyel durumlarını tartışıyor. Temel bir uygarlık tarihi ve siyasi tarih okuryazarlığı olan biri kitabı rahatlıkla takip edebilir. Farklı bir ön okuma gerektireceğini düşünmüyorum ama bazı kısımlarda detaylı okuma yapanlar konuları daha derinden kavrayabilir. Örneğin yazarlar Fransız olduğu için sıklıkla Fransa üstünden örnek veriliyor ve Avrupa tarihi bilmek bu kitaptan alacağınız verimi ikiye katlar. Yayınevi kaynakçaya vermemiş ama orijinal metninde kaynakçası olduğunu düşünüyorum, o yüzden güvenilir bir kaynak denebilir. Kendi adıma en çok ikinci bölümde zorlandım çünkü kadınların son iki bin yıllık tarihindeki aile, Hıristiyanlık/kilise etkisi, çalışma hayatı ve seçme-seçilme hakkını kazanma olarak büyük odak gerektiren konuları içeriyordu ve bazı kısımları idrak edebilmek gerçekten zordu. Yine de toplumsal cinsiyet tarihi alanında giriş düzeyinde okuyabileceğim iyi kitaplardan biriydi. Sizin bu konularda önerebileceğiniz kaynaklar var mı? Neden öğrenmemiz ve incelememiz gereken bir alan olduğunu düşünüyorsunuz? kitaplar | kitap inceleme | okumalar | eğitim | gönüllülük | kariyer | üniversite | kitap önerileri | toplumsal cinsiyet | kadın
Kadınların En Güzel TarihiMichelle Perrot · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020602 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#geceyarısıtreni #matthaig kalemiyle @domingo_yayinevi aracılığıyla biz okuyucularla buluşuyor. Kitapçı zincirine sahip seksen yaşlarında işkolik Wilbur, yirmi yıllık evli kalıp boşandığı eski eşi Maggie ile telefon görüşmesinden sonra fenalaşır ve hayata gözlerini yumar. Yalnız bu dünyaya kapanan ama öte aleme açılan gözlerinin önünde tren belirir trenin içinde ise çocukken tanıdığı kitapçı kadın vardır. Bu kadın ona manevi rehberlik etmek adına görevlendirilmiştir. Tren ise Wilbur'un geçmiş yaşamındaki anılarına yolculuk bileti taşır. Her bilet içinde pişmanlıklar, kırgınlıklar, keşkeleri barındırırken acaba bir ihtimal var mı sevdiceğim Maggie'yle mutlu evliliğimi sürdürmeye diye düşünür Wilbur ve bir karar verir. Eser içinde gece yarısı kütüphanesinden tanıdığımız Nora karakterinin minik bir kısımda yer alması hoşuma gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı seviyorum; rahatlama kitabı, insanlar, gece yarısı kütüphanesi, radley ailesi, hayat imkansız eserlerini de tavsiye ederim. "Hayatı ören ipliklerin, geçmişin ve şimdinin ve geleceğin iç içe geçerek yaşanmış olan her şeyi yaşanacak olanlar kadar taze ve sahici kıldığını hissetti." ~ "Aynı zamanda büyük ihtimalle ona büyük bir armağan verildiğini biliyordu. Hayatı ölmüş halinin bakış açısına göre yaşayabilme armağanı." ~ "Şu an yaşadığım her şeyi bir yerlerde zaten yaşadığımı idrak ettim. Aslında olmadığın biri olmayı hedeflersen, bir şey başaramayacağını anladım. Bu yüzden kimsem o olmam gerekiyordu. Öğrenmenin tek yolu yaşamak, bu kadar basit." Reklam değil.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026377 okunma
Uzaktan Sevmek Kudüs
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi ismiyle çağırır. Kayıtsız kalamaz mutlaka kitap raflarından alıp en azından bir bakınırsınız. Derya Şafak’ın Uzaktan Sevmek Kudüs kitabını elime aldığımda, sadece bir roman okuyacağımı değil, ruhumun derinliklerinde bir sızıya dönüşen o kadim şehrin tozlu sokaklarında bir vefa yolculuğuna çıkacağımı biliyordum. Bu kitap, benim için sadece kâğıttan bir eser değil; Kudüs'ü doğrudan görmese de onu kalbinin en derin köşesinde hissedenlerin, ecdadın mirasına duyulan o büyük özlemin bir yansıması oldu. Okurken içimden şu mısralar geçti: "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!". İşte yazar, silinen hafızalarımıza inat, "kim olduğumuzu" hatırlatmak ve zalimin zulmünü yanlarına kâr bırakmamak için bu satırları kaleme almış. Ben de bu satırları, hırsızın ev sahibine baskın çıktığı bu düzende, kendi ismim, cismim ve insicamımla o sokaklarda yeniden var olmak için okudum. Kitaptaki Muzaffer, Merve Lina ve Burak karakterleri benim için çok özel bir yere sahip. Yazar, Asr suresini bilen iki gencin ismini bu karakterlere vererek, aslında isimlere karakterleri değil, o güzel isimlere Kudüs bilincini yüklemiş. Burak zaten evvelden Kudüs yolcusuydu; bizler de onun gibi o kutlu emanete sahip çıkacak olan "Burak Ordusu" nun birer neferi olduğumuzu bu sayfalarda yeniden idrak ettik. Kitabın her satırında bir özür ve bir söz var: "Aksa'nın şanlı yiğidi! Affet!.. Sana özgür Kudüs'ü miras bırakmak yerine, Kudüs'ü özgür kılmayı miras bıraktığımız için...". Biz şikâyet etmiyoruz; biliyoruz ki bu toprakların imtihanı Peygamberlerin imtihanı gibi ağırdır. Yusuf gibi kuyuya atılsak, Yakup gibi ihanete uğrasak, hatta Zekeriya gibi biçilsek de bedeller ödeyerek direnmeye devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin sırtına deve
Roman
Uzaktan Sevmek KudüsDerya Şafak · Gülhane Yayınları · 202511 okunma
Babamız Atatürk!
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 08:27
Kitabı okurken kendimi tutamadım, yer yer sesli ağladım. İnsanın babası hiç ölür mü? Ölmüyor işte, her satırda yaşıyor.Bugün burada rahat bir nefes alabiliyorsak, kimseye el açmadan kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durabiliyorsak; bu, bir zamanlar bizim uğrumuzda hayatlarını, hayallerini ve en güzel yaşlarını feda edenlerin; Atatürk’ün ve onun o cefakar silah arkadaşlarının mirasıdır. Ben, bir kadın olarak bugün bu hayatın içindeysem, bu sadece onların verdiği o büyük mücadelenin eseridir. Falih Rıfkı, Babanız Atatürk’te o büyük lideri bir devrimcilik kitabının sayfalarından çekip alıyor da sanki başucumuza, dert ortağımız olarak oturtuyor. Sofrasındaki o derin sohbetlere, bir şiir dizesi karşısında gözleri dolan o ince ruhlu adama, bazen de bir kararı alırken çektiği o uykusuz gecelerin sessiz ağırlığına şahit oluyoruz. Falih Rıfkı’nın samimiyeti sayesinde Atatürk, sadece tarihimizin bir parçası değil; sanki dün akşamki sohbetimizde bize yol gösteren, omuzlarımızdaki yükü paylaşan, bakışıyla içimizi ısıtan bir "baba" gibi yakınlaşıyor bize. Onun o keskin zekasına ve imkansızlıklar içinde bile milletine duyduğu o sarsılmaz aşka tanık oldukça, insan hem dizlerinin bağının çözüldüğünü hissediyor hem de o dehşetli hayranlıkla dolup taşıyor. Her hücremle hissediyorum ki; o, bizim bu topraklar üzerindeki en büyük şansımız, içimizdeki o hiç sönmeyecek olan ateş. Onu bu kadar yakından tanıdıkça, ona ve onun bu eşsiz emanetine saygı duymayan, değerini idrak edemeyen insanların adına sadece üzülüyorum; çünkü kendi tarihlerine ve kendi varlık sebeplerine bu kadar yabancı kalmak, aslında ne büyük bir kayıp. İyi ki bu topraklardan geçti, iyi ki bize bu onurlu duruşu miras bıraktı. O'na olan borcum, ömrüm boyunca taşıyacağım en kutsal yüküm. Bu kitap bir son değil; o büyük
1000Kitap
Babanız AtatürkFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2023977 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:28
Roman diye başladık ama değilmiş. Yazarın babasının vefatına dair tuttuğu günceler gibi. Duygusallığı akıcılığı (ki o da sanırım sayfaların boş olmasından kaynaklı) kitabı okutuyor. Kitabın sonuna kadar bir şey bekliyorsunuz ama hiçbir şey olmuyor. Sonunda vakit israfı gibi hissettiriyor. Yine de yakınların kaybı, baba evlat ilişkisi üzerine düşünme ve ölüm hakikatini idrak etme noktasında düşünmeye vesile olacak bir eser diyelim
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma