Bu eser kitaplarımın arasında yıllardır durur. Nerden geldi, biri mi getirdi, hiçbir fikrim yok. Öylece dururdu ve zerre ilgimi çekmezdi. Nereden bilebilirdim ki bayılarak okuyacağımı?
Bu yazı uzayıp gidecek. "tuluat, operet, kanto, orta oyunu, varyete, revü" gibi yok olmuş sahne sanatlarına az buçuk merakı olanlar buyursunlar.
Öncelikle ben iflah olmaz bir mazi hastasıyım. Özellikle tanzimat ve cumhuriyet inkılapları arasındaki dönem beni bir anafor gibi içine çeker. O döneme dair elime ne geçerse okurum.
Bu eser RNG.nin son eseri ve öldükten sonra yayımlanıyor. Yazarın bu romanı çok derin duygularla yazdığını düşünüyorum çünkü RN sahne sanatlarına çok düşkün bir isim. Eserde de bir trupun Anadolu macerası anlatılıyor.
Birkaç eski sahne gediklisi bir araya gelir ve Darülbedayi'ye rakip olabilecek bir yeni tiyatro kurmak ister. Daha sonra Anadolu'ya turneye çıkarlar ama işler hemen bozulmaya başlar. Karadeniz'den Doğu Anadolu'ya, oradan İç Anadolu'ya sürüklenip dururlar, rüzgar nereye götürürse... Tabii bu tiyatronun modernliği falan kalmaz. Zamanla tuluat tiyatrosuna dönüşür. Para kazanmak için sahnede her türlü işi yaparlar. Bir cüce, bir zenci sokaklarda tellal bile çığırtırlar. Ama bu topluluğun bir özelliği vardır: Hiç kimse memlekete dönmek istemez çünkü orada kimseleri yoktur ki... Onlar dostluğun sıcaklığını, yiten günlerinin Son Sığınak'ını bulmuşlardır, ayrılmak istemezler.
Eser 30lu yılların Anadolu'sunda geçiyor. Gençlik yılları İstanbul tiyatrolarında geçen bu dostlar Anadolu'yu karış karış gezerken bir yandan da inkılapların taşraya nasıl yansıdığını görüyoruz. Diğer yandan uzun savaş yıllarından sonra harap olmuş Anadolu şehirlerini, tek eğlenceleri sahneye çıkmış iki üç insan izlemek olan yerliler ve memurları gözlemliyoruz...
Büyük olasılıkla bu