Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Henrik ve Konrad… Onlar, milyarlarca insanın taşıdığı duyguların; onlarca yaşamın ve deneyimin tezahürü. Sandor Marai ise adeta bütün bu duyguların içinden geçmiş büyük bir tiyatro ustası gibi, yıllardır içimizde beklettiğimiz en derin ve en kirli sırlarımıza seslenen bir anlatıcı. Kısacık bir öyküde; çocuk olmayı, yalnızlığı, kardeşliği, dostluğu, yetişkin olmayı, yetişkinlikle birlikte gelen o kaçınılmaz kirlenmeyi, aşkı, anne-babaya ait olma hissini, kıskançlığı, ihaneti ve sayamadığım daha nice insani duyguyu, titrek bir mavi mum ışığında yalnızca dostuna değil, bize de soruyor. Eminim bazılarımız da Konrad gibi, ya artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığını düşündüğü için ya da cevap vermeye cesaret edemediği için, o soruların yanıtlarını hiç vermeden ölümle buluşacak. Kitap beni öylesine etkiledi ki, Henrik'in dostluk üzerine sorduğu soruları ben de kendi dostlarım için kendime sormaktan geri duramadım. Beklenti duymanın en anlamsız duygulardan biri olduğuna inanan ben bile, dostlarımdan beklentiler içinde olduğumu ve zaman zaman onları yargıladığımı fark ettim. Kitap bittiğinde ise hiçbirimiz; ne Konrad, ne Henrik ne de ben, Krisztina kadar hayattan, aşktan ve insanlardan hiçbir şey talep etmeden yaşayabilmeyi başaramamıştık.
Duygu ve Düşünce
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Puan vermedi
Cennet gibi görünen ıssız bir ada… Hayatta kalmak zorunda kalan on yabancı… Ama asıl tehlike doğa değil, birbirlerinin sakladığı sırlar… Bir uçak kazası sonrası başlayan bu mücadelede güven, korku ve ihanet iç içe geçiyor. Herkesin bir geçmişi, herkesin sakladığı bir gerçek var.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
Bazı yaralar zamanla kapanmaz, sadece onları saran insanlar değişir..." Merhaba sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere dört farklı kadının kırılmış hayatlarına, kayıplarına, dostluklarına ve yeniden ayağa kalkma mücadelelerine tanıklık ettiğim Dantel kitabından bahsetmek istiyorum. Nazlı, Lale, Eylem ve Su… Her biri hayatın farklı yerlerinden yaralanmış, sevdiklerini kaybetmiş, hayal kırıklıkları yaşamış dört kadın. Ancak onları bir araya getiren şey acıları değil; birbirlerine uzattıkları eller, verdikleri destek ve kurdukları güçlü dostluk oluyor. Yazar, kadın dayanışmasını son derece etkileyici bir şekilde işlemiş. Kimi zaman bir fincan kahve eşliğinde yapılan sohbetler, kimi zaman örülen bir örgü, kimi zaman da sadece sessizce yanında olmak; bu dört kadının birbirlerine nasıl merhem olduğunu okurken derinden hissediyorsunuz. Kitap boyunca kız çocuklarının eğitimi, kadınların toplumdaki yeri, dostluk, kayıp, ihanet ve yeniden başlama cesareti gibi pek çok önemli konuya değiniliyor. Darbe dönemlerinden pandemiye kadar uzanan toplumsal olaylar da hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Müge Acar’ın sade, akıcı ve duygulara dokunan kalemi sayesinde karakterlerin yaşadıkları acıları ve umutlarını içtenlikle hissediyorsunuz. Özellikle kadın hikâyelerini okumayı sevenler için oldukça etkileyici bir eser. Çünkü bazı hayatlar tıpkı bir dantel gibi… Uzaktan kusursuz görünür ama yaklaştıkça her ilmeğinde saklı bir acı, bir mücadele ve bir umut vardır.
DantelMüge Acar · Eva Yayınevi · 20265 okunma
Handan... Yine Handan... Yine Handan...
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:18
Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat... Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu. Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı. Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin. Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka? Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş.
1000Kitap
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
Mükemmel çift
Puan vermedi
Gerilimin giderek arttığı, her sayfada acaba bu sefer ne olacak diye okuduğum #mükemmelçift kitabı sizlere de anlatmak isterim. Kitabın ana konusu reality şov olarak beş çifti bir tropik adaya götürüp yarışmalat sonunda en uyumlu çifti şampiyon ilan etmek. Buraya kadar herşey klasik ama elemelerde çiftler değil bireyler eleniyor yani adaya gelen ile yarışma sonunda kalan çiftler aynı kalmıyor. Kitap böyle aşk, meşk ve ihtiras ile gidecek derken ilk yarışma sonunda ummadık aday kaybediyor. İki farklı çiftten bir kadın bir erkek ödül villasına gidiyor. Tam etkilenme mi olacak ihanet mi gelecek derken bir fırtına gelip adayı yerle bir ediyor. Bu saatten sonra ada artık hayatta kalma mücadelesi alanı oluyor. Alfa erkek ortaya çıkıyor sonrası zaten kan, dehşet, vahşet ve zulüm. Tam kitap bitiyor derken yarışmanın asıl sebebi ortaya çıkıyor ve bir ters köşe daha yiyoruz. Yaz tatili moduna girdiğimiz şu sıralar plajda ve havuzda güzel bir güneşlenme arkadaşı olabilir bu kitap. Ufak bir uyarı tropik ada da tatilde iseniz tatilden sonra okuyun
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma