İskender Pala'nın, eserlerinde olayların geçtiği devirlere dair tasvirleri gerçekten etkileyicidir. Bu eserde de bunu çok açık bir şekilde gördüm. Anadolu Selçuklular'ın son ve zor zamanları, Moğol istilası, Bizans'ın azalsa da Anadolu Türkleri üzerindeki etkisi; Yunus Emre'nin kendisini veya O'nu bulma hikayesi yanında çok güzel işlenmiş.
Tasavvufla ilgili enstantaneler, bilgiler, hikayeler, özlü sözler kitabın diğer artıları. Tahmin ederim, çokça alıntı çıkarmaya müsait bir eser, Od.
Şiirleri saymakla ilgili kısım, sonda olduğundan mıdır, yoksa sonuna kadar zaten okuyucuyu hazırladığından mıdır bilemem, çok vurucu oldu.
Kitaptaki tüm karakterler (örneğin eşi Sitare, çocukları, babası, yol arkadaşları) gerçekten yaşamış mıdır? Veya ne kadarı doğrudur, ne kadarı yazarımızın hayal dünyasından dökülerek serpilmiştir sayfalara? Kitabı okurken bu soruları bir türlü aklımdan çıkaramadım.
Okumaktan keyif almakla birlikte, bana da çok şey katan, çok şey öğreten bir eser oldu benim için.