(...) içimizden kim, zamanın kutsadığı bir yasayı değiştirmeye cüret edecek? Eski bir gelenekten daha saygın ne olabilir ki?
– Akıl daha eskidir, diye karşılık verdi Zadig
Kitap her sayfasında erkekleri kudurtmak için yazılmış gibi ve bu yüzden tebrik edilmesi gerek çünkü günümüzde bile kadınlar bu ataerkil sisteme ses çıkarmaya korkarken (dışlanmamak için), bu kadın bunu eski zamanlarda başarabilmiş. Ben söylediği şeylerin neredeyse hepsine katılıyorum ve bu kadının öfkesini çok doğru buluyorum, fakat, sırf yaşadıkları için bu kadına acıyıp da öfkesini anlıyorum demiyorum. Mantıksal ve objektif şekilde doğru buluyorum.
Bu kadını erkekler anlamaz, orası kesin. Fakat ataerkil düşünceleri kafasından atmayı başarabilmiş kadınlar anlar. Atamayanlar da bu kadını abartı bulabilir. Oysa kadının anlattıkları abartı ve "kırıcı" gibi dursa da derin düşününce hepsinin geldiği kaynaklar çok sağlam ve bilimsel, evrimsel açıdan bile bakarsak aslında bayağı tutarlı denebilir. Erkekler nesillerdir kadınların biyolojik olarak kusurları olmamasına rağmen bile kadınlar hakkında abartı laflar ederlerken bunu kadınlar yapınca herkesin "Oha bu kadarı fazla" demesi saçmalık. Nedense herkesin aklına da empati yapmak erkekler zayıf duruma düşünce geliyor... Ayrıca kitabın önsözünde de geçtiği gibi: "Şiddet", "Baskı"nın karşısında ortaya çıktığında, kurumsallaşmış şiddetin bir reddidir. Böyle eylemler kahramanlıktır..." Ti-grace Atkinson.
Yani erkekler sebepsizce bize nefret kusarken bizim geri nefret kusmamız da bu baskının karşısında durabilecek gücümüz olduğu içindir. Eşitsizlik de değildir çünkü nefret etmek kadınların da hakkıdır. O kadar hemcinsimiz sebepsizce katledilirken dünyada daha da hakkıdır hem de.
Ben her okuduğum sayfada çokça şey öğrendim ve bu kitabın bu kadar radikal bir kitap olmasını da sevdim. Önsözü yazan kişi de çok güzel yazmış zaten. Kısacası, yazarımız en başta erkekleri ve bazı anti-feminist kadınları kudurtmayı