“ İnsanın kimsesizliğinden yalnızlığından çaresizliğinden kalabalık içinde kaybolmasından ve yapacak hiçbir şeyi olmamasından doğan bulantı. “
Bence okuması biraz zorlayıcı bir kitap, tam odak istiyor, ağır ve depresiflik baskın kitapta ama aynı zamanda bir o kadar da güzel. Düşünceleri anlatıyor olması belki de bu yüzden boğuyor insanı. Düşünceleri anlamaya çalışırken kendi düşüncemiz işin içine giriyor diye beynimiz anlama yetisini durduruyor belki de okurken.. Bir nevi okuduktan sonra hayatımın olumlu yönde kaydığı o kitap, o kadar fazla altını çizdiğim yer var ki..
Bulantı
Aslında bir derleme kitap, içinde öyküleri, şiirleri ve denemeleri var.. Sabahattin Ali bu konularda zaten çok çok iyi.. Kalemi fazla iyi bir yazar ve şair.. Bu eseri aslında kendisi öldükten sonra yayımlanıyor. Geride bıraktığı eserlerini bir araya getiriyorlar. Kitabın arkasında Sabahattin Ali’nin şu sözü yazar hatta ; “ ben hayatta herkese karşı lakaydımdır. Bu ben de sevmek hissinin mefkudiyetinden değil çok fazla oluşundandır. Ben sevdiklerimi köpek gibi severim yavrum.. Zelilâne severim.” Açıkçası ben çok severek okudum, kısa zamanda keyifli bir şekilde bitti. İçerisinde ki kısa kısa hikayelerine ve şiirlerine vuruldum diyebilirim, okuduktan sonra aklımda tekrarlanıyordu. Hayatı ve kişiliğini eserleriyle çok fazla öne çıkartıyor Ali, Seviyorsanız alın ; daha çok seveceksiniz, Hiç okumadıysanız alın ; tanıyıp beğeneceksiniz.. Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali
Dostoyevskinin her bir eserinde aynı zamanda kendinden parçalar fazlasıyla var ve eserlerinin çoğunu okudukça bunu çok daha iyi anlıyorsunuz fakat bu eser onu tanımlayanlardan en somut örneği. Kendisi aynı zamanda bu eserini, kumar borçlarını ödeyebilmek amacıyla çıkartıyor; bu da çok güzel bir detay aslında. Eserin içerisinde aynı zamanda aşk da var ve Dostoyevskinin aşkı anlatış biçimi, betimleyişi çok çok güzeldir, hatta bu kitapta bu açıkça bellidir. Fazlasıyla etkileyici ve bir solukta okunacak bir eser, tasvirleri ve betimlemeleriyle içine çekiyor zaten hemen.. KumarbazFyodor Dostoyevski
Dostoyevski’ yi biraz tanımaya başladıktan sonra okumuştum bu kitabını, daha çok kavrayabilmiştim. Önerim bu şekilde yapmanız: Bu kitabı okurken ben içinde kaybolmuştum resmen; Dostoyevski kendini yalnız bir adam olarak betimler sürekli ve zaten eserlerinin başkahramanları hep yalnızlardır. Bu romanda aslında onun gibi yalnız bir kızla tanışması ve sonrasında gelişen aşk hikayesi işleniyor. Devamı ise bunun ardında gelen olaylar ve yaşananlar. Aslında tam anlamıyla hayali baz alan bir kitap diyebilirim.. Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski