Romanlarıyla tanıdığımız yazar, bu sefer okuyucularıyla öyküleri aracılığıyla buluşuyor.
Yazar, duyduğu bir hikâyeden esinlenmiş; yani karakterler aslında gerçek. Kendi ifadesiyle "gerisi kendisinin gerçekleri"...
Hikâyede Ahmet adında bir genç var. Her ne kadar işi bahane etse de içine düştüğü dert onu yollara düşürmüş.
Bir gün yine iş için yola çıktığında Ecevit ile karşılaşır. Ecevit, adeta bir meczup olmuştur. Ahmet onun hikâyesini merak eder ve Ömer adında yaşlı bir amcadan Ecevit'in geçmişini dinler.
Dinledikçe fark eder ki dertleri aslında aynıdır: İkisini de sevda ateşi yakmıştır. Biri çok sevip meczup olmuş ve hep beklemiş; diğeri ise derdinden, hatta kendinden bile kaçmak istemiştir.
Su gibi akan ama bir o kadar da hüzünlü bir öykü kitabı. Öyküseverlere kesinlikle tavsiye ederim.
Sevenlere, sevilmenin kıymetini bilenlere, sevdiğini bekleyenlere ve beklemeyi de sevdaya dâhil edenlere...