8/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:24
Hayvanlaşan İnsanHayvanlaşan İnsan Émile Zola – Hayvanlaşan İnsan: İçimizdeki İlkel Canavarın Anatomisi ​Giriş: İnsanın Özündeki Vahşet ​İnsan dedikleri canlı, zaten başlı başına bir hayvan değil midir? Bizleri medeni gösteren maskelerin altında, sadece ortaya çıkmayı bekleyen ilkel ve hayvani içgüdüler yatar; tıpkı kendi çıkarlarımız uğruna bir başkasının canına kıymak gibi. Émile Zola'nın bu eseri incelenirken, hikayedeki olay örgüsünden önce bu felsefi altyapıyı ele almak gerekir. Romandaki hemen her karakter, içten içe birinden intikam almayı düşünüyor ya da öldürme isteğiyle yanıp tutuşuyor. Hikayemiz gayet sakin başlarken, Roubaud’nun, karısı Séverine’in küçükken üvey babası tarafından tecavüze uğradığını öğrenmesiyle büyük bir kırılma yaşanır. ​Gelişme: Gurur, Arzular ve Raydan Çıkan Hayatlar ​Bu noktada Roubaud’nun verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir. Roubaud, bu durumu karısının çocuk yaşta uğradığı bir trajedi olarak görüp ona şefkat göstermek yerine, tamamen kendi erkeklik gururuna ve mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırı olarak algılar. Karısının istismara uğramasını adeta bir aldatılma, bir "boynuzlanma" gibi düşünmesi, içindeki ilkel mülkiyetçi öfkeyi tetikler. Bu hastalıklı gurur, Séverine'in üvey babası olan Başkan Grandmorin’in öldürülüp tren raylarına bırakılmasıyla geri dönülemez bir şiddet sarmalına yol açar. Olay, diğer bir karakterimiz olan makinist Jacques’ın cesede tanık olmasıyla devam eder. ​Jacques, içindeki büyük öldürme arzusuyla yanıp tutuşan bir adamdır ve bu vahşi sahne onun içindeki arzuları tekrar uyandırır. Onun bu karanlık dürtüsü genellikle kadınlara yöneliktir; onlarla yaşadığı herhangi bir birliktelik sırasında onları boğma ya da göğüslerine bıçak saplama isteğiyle yanıp tutuşur. Ta ki Séverine’i görene kadar... Jacques, Séverine’i gördüğünde ona aşık
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,961 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:46
Ayrılmaz İkili, yalnızca bir dostluk hikâyesi değil, aynı zamanda kadınların özgürlük mücadelesine dair dokunaklı bir anlatı. Simone de Beauvoir, Sylvie ve Andrée’nin dostluğu üzerinden aile baskısının ve toplumsal beklentilerin bireyin yaşamını nasıl şekillendirdiğini etkileyici bir şekilde gösteriyor. Özellikle Andrée’nin yaşadığı iç çatışmalar uzun süre akılda kalıyor. Sade ama duygusal anlatımıyla, okuru hem düşündüren hem de hüzünlendiren bir roman.
Ayrılmaz İkiliSimone de Beauvoir · Can Yayınları · 2023363 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·240 syf.··
2026 36. kitabı
Sevemedim. Çok şaşırtıcı. Bir Hükümenoğlu romanını… Nerede “Harika Bir Hayat” kitabındaki kalem… Ne yaptınız böyle Hikmet bey? Bu kadar sığ bir metini kendisine konduramadım. Eli bomboş kalmış bir ana karakteri okuyoruz sayfalarca. Ne o yolcu gemisinin lükslüğü ne de o gemide yaratılmaya çalışan gizem geçiyor. Son turunu yapan sessiz gemide bir gerilim yaratılmaya çalışılıyor ama olaylar havada kalıyor. Bir anda mutlu son, kurtuluş geliyor. O gizem puf oluyor. Tam gerilecektim, ne oldu? Konusuna gelirsek Hikmet Bey, eşi Merve ve asistan Murat ile beraber Efes gemisinde İstanbul’a dönüş yolunda olan bu üçlünün arasındaki sırları keşfediyoruz. Zira Murat ile Merve lisede can ciğer kuzu sarması olmuş iki sevgiliyken yollar seneler sonra bu ikili birbirine tekrar denk gelince hikaye şekillenmeye başlıyor. Murat’ın o sıralarda hali içler acısıdır. Merve’nin teklifiyle Murat, bu ailenin evinde de kalarak Hikmet Bey’in romanlarını yazmasına yardımcı asistan olur. Zira, kendisi eskiden öyküler yazan bir genç. Bir yerden sonra Murat, Hikmet Bey’in emek hırsızlığı yaptığını söyleyerek kitaplarına Murat’ın cümlelerini eklediğini söyler. Yeni çıkacak kitabı üzerinde çalışan bu ikili yeni bir hikaye oluşturur. Hikayedeki ana karakterler geçmişteki Murat ve Merve’dir. Hikmet Bey’in aralarında geçmişi ilişkiyi anlaması için oyun oynamaya çalışan Murat ava giderken avlanır. Konusu bölük pörçük. Hikmet bey, kitabında da açıkça belirttiği gibi boşlukları okura bırakıyor. Tanrısal bakış açısını bizim de sahiplenmemiz gereken bir kurgu ve kesinlikle zayıf bir olay örgüsü. Bir yerden sonra sıkılıp sonunda bir şey olsun da fikrim değişsin hissiyle okusam da yok sonu da tatmin etmedi. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim şu tarz kitapları şu kitle; bu tarz kitapları bu kitle okur gibi
47 Numaralı KamaraHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026211 okunma
8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Eşiniz ve iş arkadaşınızla aynı anda mesajlaşıyorsunuz. Ve talihsizlik bu ya eşinize atmanız gereken mesaj iş arkadaşınıza gidiyor. Hiç olmamış gibi davranıp devam edebilirsiniz ya da hemen durumu izah edersiniz. Acaba karakterimizin kararı ne olacak? . İşte tam bu noktada durup düşündüm. Gönderilen kısa bir mesaj nelere sebep olabilir ki? . Bağlar, Sır ve Şaka kitaplarını büyük keyifle okuduğum yazar Yanlış Hedef’te de şaşırtmıyor beni. Bağlar ve Sır’da işlediği ikili ilişkileri anımsatıyor. Domenico Starnone oldukça temel konuları ele alıyor aslında. Bunu yaparken -nasıl demeli- muzip bir dil kullanıyor. Yanlış Hedef’te ters köşe oldum mu? Hayır. Ama her sayfada bir aksilik bekledim. İşte bu beklenti inanılmaz eğlendirdi beni. Yazar okuyucuyla oynadığı gibi karakterleriyle de oynuyor sanki. Su gibi akan bir kitap arayışındaysanız, Yanlış Hedef’e bir şans vermenizi öneririm :) . Eren Cendey çevirisi, Hamdi Akçay kapak tasarımıyla ~
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 202670 okunma
6/10
·496 syf.··
2026 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:52
Kitabın konusu: Hokey camiasının çapkın çocuğu Carter daha önce kimse tarafından reddedilmemiştir ta ki en yakın arkadaşının kız arkadaşının en yakın arkadaşıyla tanışana dek... İşte şimdi dengeler değişmektedir. Yani ben yazarları cidden anlamıyorum. Neden son sayfalara illa bir ayrılık koymak zorunda hissediyorlar ki, barıştıktan sonra ilişkinin daha çok güçlendiğini hissettiğimizi falan mı düşünüyorlar? Hayır, ben böyle düşünmüyorum. Neyse, konuya çok genel olarak bodoslama daldım ama bu durum beni romantik kitaplardan o kadar soğutmaya başladı ki yeni yazarları okumaktan cidden çekinmeye başladım. Gelelim kitabımıza, aslında çok klasik başladı. Klasik çapkın bir bad boy ve herkesle birlikte olmayan masum kız. Aslında bu durumu sevdim ve sanki aşkları daha yavaş işlemiş gibi hissettirdi. 350 sayfaya kadar her şey güzeldi. Kitap akıcı ilerliyordu. Carter'ı ve Olivia'yı çok sevmiştim. Keza yan karakterleri de. Hank, Dublin, Cara, Emmett, Garrett, Jenny... Çocukları hiç sevmem ama Olivia'nın yeğeni Alannah'ı bile sevdim. Tek bir sorunum vardı. Kitap 485 sayfaydı. Herkes mutluyken okumam gereken 135 sayfa vardı. Ve kitabın aşırı derecede +18 olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yazar bi yerden sonra cidden abartmıştı. Sıktı ve bi olayları yok gibiydi. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek 350. sayfaya kadar aslında rahatsız olduğum olaylar da vardı. Mesela aşırı +18, Cara'nın ikili arasındaki ilişkiye gereksiz müdahalesi falan. Ancak puan olarak daha fazla bir puan düşünüyordum. 400. sayfaya kadar sadece aşk okuduk, dediğim gibi tek güzel yanı akıcı olmasıydı ama elim kitaba gitmediği zaman hiç de akıcı olmuyordu. Kalan 85 sayfada gereksiz bir ayrılık oldu. Aslında ikilinin tutumlarını çok beğendim. Carter her zaman her şeyin konuşularak halledilebileceğini biliyordu ama
Bana Şans VerBecka Mack · Martı Yayınları · 202631 okunma
Karanlık madde
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
Sonsuz evren, tek bir aile ve kendisinden kaçmaya çalışan bir adam. Kim olduğunuzu kanıtlamak için kaç kendinizle savaşabilirsiniz..? Jason Dessen, Chicago’da ailesiyle kendi halinde yaşayan bir fizik profesörüdür. Bir gece, maskeli bir yabancı tarafından kaçırılır. Kendine geldiğinde, hayatındaki her şeyin altüst olduğunu görür. Bu yeni gerçeklikte, büyük aşkı Daniela ile hiç evlenmemiştir ve oğlu Charlie hiç doğmamıştır. Kendisi ise boyutlar arası geçiş sağlayan çok boyutlu bir Küp inşa etmeyi başarmış dahi bir bilim insanıdır. Jason, eski evine dönmeye çalışır ama burası bildiği dünya değildir. Aslında onu kaçıran kişi, bu alternatif evrende kariyer yapıp aile özlemi çeken diğer kendisidir. Diğer Jason, kariyer yerine aile hayatını seçen Jason'ın hayatını çalmış, onu da kendi dünyasına sürgün etmiştir. Kahramanımız,laboratuvardaki psikolog Amanda'nın yardımıyla Küpün içine girmeyi başarır. Küp sonsuz sayıda paralel evrene açılan bir koridordur ve kişinin o anki zihinsel durumuna göre şekillenen dünyalara kapı açmaktadır. İkili, doğru dünyayı bulmak için nükleer savaşların, salgınların veya buz çağının hüküm sürdüğü onlarca korkunç versiyondan geçer. Amanda başka bir evrende kalırken, Jason sonunda kendi öz evrenine ulaşmayı başarır. Ancak burada büyük bir sürprizle karşılaşır. Küpü kullanıp kendi dünyasını arayan tek kişi kendisi değildir; sonsuz olasılıktan kopup gelen düzinelerce diğer Jason da aynı aileye dönmek için şehre sızmıştır. Jason, hem kendisinin diğer acımasız versiyonlarını alt etmek hem de ailesini gerçek Jason olduğuna ikna etmek zorundadır. ️Bence bu kitap,okurken sürükleyici bir film izliyormuş hissi veren,temposu hiç düşmeyen harika bir bilimkurgu.Zaten bu sinematik gücü sayesinde başarılı bir diziye de uyarlanmış.Kitap bittiğinde bile insan
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018409 okunma