Dünyaya sadece tek bir amaçla geldiğinizi ve bu amacın başkaları için olduğunu düşünün... Ayrıca siz de bunu biliyorsunuz. Sizce buna "yaşamak" denebilir mi?
Bu kitabı bu tarz kurgulardan farklı yapan bir diğer şey ise karakterlerin buna karşı çıkmak yerine bunu çok normal bir şeymiş gibi kabullenip ölecekleri zamanı beklemek...
Ama kitapta bir eksiklik vardı sanki. Kendimi kitaba tam olarak veremedim bir türlü. Yine de keyifliydi okumak. Ama böyle bir konudan daha iyi şeyler ortaya çıkar mıydı? Evet. Bazı yerler çok ayrıntılı bazı yerler ise çok yüzeysel anlatılmıştı. Eşit anlatılsa ya da yüzeysel yerlere bir şeyler daha eklense belki daha güzel olabilirdi.
Kitabın en güzel ve etkileyici kısımları son 50 sayfaydı bence. Sonda da içimde bir burukluk bıraktığını da söylemezsem olmaz.
Bir diğer garip şey de şuydu. Olaylar o kadar normal bir şeymiş gibi anlatılmıştı ki bir yerden sonra olan olaylar çok normal şeylermiş gibi geldi. Bu olayın beni çok etkilediğini de eklemek isterim.
Kitapla ilgili öğrendiğim son bir şeyi de buraya yapıştırarak yazımı bitirmek istiyorum:
!!SPOİLER İÇERMEKTEDİR!!
Dünya edebiyatının -yetişkinler tarafından da- en çok okunan çocuk kitaplarından “Küçük Prens”in çocuk kahramanı da kitabın başında bir resim çizer. Resmini büyüklere gösterdiğinde aldığı yanıt hep aynıdır, bütün yetişkinler onun bir şapka çizdiğini söylerler. Oysaki çocuk “fil yutmuş bir boa yılanı” çizmiştir. Çocuk, büyüklerin resmini rahatça anlamaları için fil yutmuş boa yılanını bu sefer de içini göstererek çizmiştir. “Beni Asla Bırakma”ya döndüğümüzde Tommy’nin arkadaşları onun çizdiği fil resmini beğenmeyerek onu dışlarlar, öğretmenleri de çizimlerini beğenmezler, sonrasında Tommy’nin kitabın ilerleyen sayfalarında hayvanları içten resmeden detaylı çizimler yaptığını, hatta