Ilayda Karabulut

Ilayda Karabulut
Allah için ben insan değildim Ellerin olmasa okşamasaydın beni Kim diye bakardın bu kara bulut Cehennemin ucundan gölgesi
"Homo homini lupus"
İnsanlar doğuştan eşittir; eşitlikten güvensizlik doğar; güvensizlikten savaş doğar; böyle bir savaşta hiçbir şey adalete aykırı değildir; her şey, mubahtır. Leviathan’ın ilgili bölümünün (XIII) sonuna doğru şöyle yazar Hobbes: “Herkesin herkese kar­şı savaşının sonucu, hiçbir mülkiyetin, hâkimiyetin ve hiçbir “benim” ve “senin” ayrımının olmaması; fakat sadece her insa­nın elde edebildiği şeye, aslında onu elde tutabildiği sürece, sa­hip olmasıdır.” Homo homini lupus; yani, insan insanın kurdudur: İşte bu içinden çıkılmaz durumun en kısa anlatımı ve zemini.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Güç isteği, Hobbes’a göre bütün geri kalan isteklerin ken­disine indirgenebileceği bir istektir ve onun antropolojisinin göbeğinde durur. Şöyle yazar Hobbes: “En fazla fikir farklılığı yaratan tutkular, güç, zenginlik, bilgi ve onur arzusudur; ancak hepsi birinciye, yani güç isteğine indirgenebilir; çünkü zengin­lik, bilgi ve onur, gücün çeşitli biçimlerinden başka bir şey de­ğildir.” Yaşamını sürdürme içgüdüsü, güç isteme duygusunu ya­rattığına göre, o hâlde, bu temel içgüdünün ardında ne vardır? Hobbes’a göre, tüm bunların nedeni, “ölüm korkusu” ve bu korkudan kaynaklanan “güvenlik isteği”dir. O hâlde bir tut­kular yumağı olan insan, aslında yaşamını sürdürme, kendini koruma içgüdüsü veya güvenlik içinde olma arzusu temelinde yatan ölüm korkusu nedeniyle geleceğini düşünür. İşte bu gele­ceği düşünmedir ki insanı hayvandan ayırır.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Felsefe
Olsun. «İnsanoğlu dert için yaratılmıştır» der Irmakağzı köylüsü. Yüzde yüz kesin bir verimin olanaksızlığını bildikleri için, elde ettikleri azıcık ürünü Tanrı'nın lütfu sayarlar. Bura köylüsü, elinin altındaki Sereth toprağından tutun da, belli başlı serveti olan, çoğu kez yarısının geri gelmeyeceğini bile bile bataklığa göndermekten çekinmediği zavallı hayvanlarına dek hiç bir şeyin yüzde yüz kendi malı olmadığının farkındadır.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Edebiyat
Lawrence Durrell'in romanı Justine'de Clea "Bir kadınla üç şey yapabilirsin: Ya onu seversin ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın." der. Bazen elimizden gelen tek şey yaz­mak olduğu için yazarız.
Sayfa 302·Kitabı okudu
Edebiyat
Sanat, hayatta ulaşamadığımız şeylere ulaşma biçimidir ve sanat yoluyla ulaşmış olduklarımıza bu sayede hayatta hem ulaşmış hem de ulaşmamış oluruz. Sanatın hep tezatlar arasında, sahip olma ile sahip olamama, tatmin ile tatminsizlik, eylem ile düşünce, mutluluk ile mutsuzluk ara­sında durması biraz da bundandır.
Sayfa 288·Kitabı okudu
Sanat
Reklam