Ölgün Doğa
Bir anıyı bir şehre bağlayan Hat üzerinde Kendine kıvrılmış, kendine kurumuş Yapraklar iyileşmez. Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatır Yanlış bir yere uğramaktır sonbahar Hışırdayan rüzgârdır Yaprak hışırdamaz Uzun bir yol gibidir gözleri insanın Gelip geçen bir şey iyileşmez Bu gece bu hat üzerinde İyileşen zamandır, İnsan iyileşmez. Hadi ömrüm, geriye doğru tara kendini İlerde bir şey yok, gördün Yüzünü rüzgâra dön yeniden İyileşen sen değilsin, zaman. Zayıf belleğim, sakar algılarla Bir ömrü hatırlamak zordur kuşkusuz Ömrüm, hey ömrüm Seni hatırlamak için yolumu uzattım Daha fazla zaman verdim kendime Bu gece, bu orta yaş ovasında Bu hat üzerinde Bana bir tek söz söyle. Birhan Keskin
Şiir
"kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. cevapları şimdi arama. şu anda cevaplar sana verilemez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. bu her şeyi yaşama meselesidir. şu anda senin, soruyu yaşaman gerekiyor. belki daha ilerde, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın." -rilke
Reklam
İlerde daha saçma ve kötü şeyler olacağından şuan stres yapmanın zamanı değil ya. Ve her şey bu kadar berbat durumdayken gidip kitap okuyacağım tabii ki de
Biriyle tanışırken görmezden geldiğin her şey ilerde problemlerin sebebi olacak.
1000Kitap
İlerde kızımız ben babamla yaticam diyince iyi hadi yatın diyemem ben seviyom babasıyla yatmayi gitsin o yatsın tek başına,,
Ah, Önyargılarım!
24/02/24 Nepal( Pokhara ) himalaya Ateş başında üç kişi oturuyorduk. Dolunay tam olarak tepemizde, sessizce ateşi körüklemek için arada bir bambu ve çeşitli ufak tefek kuru otları ve yaprakları ateşin çevresine yerleştirirken, odunun ateşinin kızgınlığında daha küçük parçalara ayrılırken ki çatırtısıyla hummalı alevlenen odun kemiklerimi dahada ısıtmasından dolayı mesut bir şekilde hissediyordum, mehtabın ağaçların ve dağların üzerindeki beyaz loş ışınlarının yansıması karanlığın silüetini aydınlatıyordu, dingin kuş sesleri ve uzaktan gelen köpeğin ısrarlı havlayışlarıyla, doğanın esrarengiz müziğini kalbimim en derinlerinde hissediyordum ve birkaç dakika bu sükunet sürdü ve Yazar: “Açıkçası ben Nepal de ustruplu bir Hippi ile tanışamadım; demem o ki, bir gün bahçede otururken rastgele birisi geldi ve hiç sormadan direk içeri bahçeye geldi ve “oturabilir miyim?” dedi! Parasının olmadığını ve kalacak yere ihtiyacı olduğunu sordu ve “”seni bir süre misafir edebilirim”” dedim! Bir süre benim yerimde kaldı yemek içmek hiç bir şeye para da harcamadı ancak benim yerim olmasına karşı kendi keyfine göre davrandı, düzenledi hatta rahatsızlık vermeye başladı bu durum ve vizesinin süresi dolduğundan dolayı gitmek zorunda kaldı ve gitti! Rainbow’cu ya da Hippi olabilirsin ancak bu parasız yaşamayayım, sistemden uzağım diyerek başkalarına rahatsızlık vermek! Bunu doğru bulmuyorum! Son cümlesini kararlı şekilde söyledi ve haklı olduğunu bekler bir tavırla hafifçede sırıtarak kibarca bir pişkinlikle: Nepal’ de hippilerle çok fazla böyle deneyimim oldu! Dedi! Karşısında ateşle uğraşan kadın ateşin kor aydınlığından parlayan gözlerle Yazarın yüzüne baktı ve kadın öncelikle yazarın ne demek istediğini doğru mu anladığı, yani cümleleri idrak etmeye çalışıp bu sözlerden sonra,
Edebiyat
Reklam
Reklam