Puan vermedi·96 syf.··
2026 168. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:25
İnsan ruhunun karanlık ve kontrol edilemeyen yönlerini anlatan, tutkuların insanı nasıl esir alabileceğini gösteren bir öykü olmuş. Yalnızca bir aşk hikâyesi değil; gurur, pişmanlık, vicdan, yalnızlık ve insanın kendi içindeki çatışmalara değinildiği, bir insanın yıllar boyunca bastırdığı duyguların, tek bir olayla nasıl yıkıcı bir güce dönüşebileceğini göstermiş. Kitabın merkezindeki doktor karakteri, dışarıdan bakıldığında mesleğine bağlı, eğitimli ve akılcı bir insan gibi görünür. Ancak içinde taşıdığı yalnızlık, kibir ve bastırılmış arzular onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Karşılaştığı gizemli kadınla yaşadığı olay, onun sadece hayatını değil, kendisine bakışını da değiştirir. Bu noktadan sonra karakter, mantığın değil, takıntının ve suçluluk duygusunun yönettiği bir insana dönüşür. Romanı okurken insan kendine şu soruları sormadan edemez: Bir insan, yaptığı bir hatanın bedelini ödemek için ne kadar ileri gidebilir? Vicdan azabı gerçekten bir kurtuluş mudur, yoksa insanı daha büyük bir karanlığa mı sürükler? Kitapta aşkın, pişmanlığın ve suçluluk duygusunun insanı nasıl değiştirebileceğini göstermiş ve aynı zamanda insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesini anlatmış.
Alıntı
Amok KoşucusuStefan Zweig · Tibet Yayıncılık · 2020134,6bin okunma
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 136. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:03
Çıban – Furkan Emre Aynur Bazı kitaplar bir hikâye anlatır, bazıları ise insanın içine ayna tutar. Çıban, tam da ikinci gruba giren, okuduktan sonra etkisi uzun süre geçmeyen bir roman. Hikâye; başarılı, zeki ve bir o kadar kibirli bir uçak mühendisi olan Serdar’ın, bir pastanede rahatsızlanan Bekir Amca’ya yardım etmesiyle başlıyor. O gün karşılaştığı insanlar ve öğrendiği sırlar, onu yalnızca kendi geçmişiyle değil; teknoloji, güç, insan doğası ve tarihin derinliklerine uzanan büyük bir gizemle yüzleştiriyor. İlk bakışta bir teknoloji romanı gibi görünse de Çıban bundan çok daha fazlası. Yapay zekâ, mühendislik, kadim Luvi medeniyeti, sistem eleştirisi, psikolojik gerilim ve insan ruhunun karanlık tarafı aynı potada eriyor. Kitabın en güçlü yanı ise karakterleri. Serdar, Ezgi, Ayruk, Deniz ve Bekir Amca... Hiçbiri tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Her biri kendi yaralarıyla, korkularıyla ve hırslarıyla mücadele ediyor. Bu yüzden karakterlerin yaptığı hatalar bazen öfkelendiriyor, bazen de onları anlamanıza neden oluyor. Özellikle Serdar’ın güçle olan ilişkisi oldukça etkileyiciydi. Kontrol etmeyi seven bir insanın, zamanla kendi zihninin içinde kayboluşunu okumak hem düşündürücü hem de rahatsız edici bir deneyim sunuyor. Çünkü kitap boyunca hissedilen asıl gerilim olaylardan değil, insanın içindeki dönüşümden kaynaklanıyor. Çıban; hırsın, kibrin, gücün ve kontrol arzusunun insanı nasıl değiştirebileceğini anlatırken, modern dünyanın görünmeyen çürümüş yanlarına da dikkat çekiyor. Plazaların, makamların, paranın ve gösterişli hayatların arkasında saklanan yalnızlıkları, kırılmışlıkları ve vicdan kayıplarını sorgulatıyor. "İnsanlık ileri gitmiyor, sadece daha şık bir şekilde çürüyor." Bilim kurgu, psikolojik gerilim, gizem ve toplumsal eleştiriyi bir arada
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202673 okunma
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
2018 110. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2018 00:00
L. Frank Baum tarafından kaleme alınan #ozbüyücüsü eğlenceli, merak uyandırıcı, dersler çıkarmanızı sağlayacak, büyük - küçük herkesin okuyabileceği bir masal. Aynı zamanda Amerika Edebiyatı'nın da ilk masalı olarak biliniyor. 1900 lerin Amerika'sındaki sosyal, politik, ekonomik ve toplumsal durumların da sembolize edildiği ileri sürülebilir ama ben o kadar ileri gidip bu güzel masalı irdeleyerek alt metin çıkarmak istemiyorum. Bırakayım bu da masal olarak kalsın öyle değil mi. Bir kasırgaya kapılarak Kansas'tan fantastik Oz Diyarı'na sürüklenen Dorothy ve köpeği Toto'nun hikayesinin derinlerine inmek yerine yaşanan maceraya ayak uydurmak en iyisi. Çocuk kitabı olarak adlandırılmasına aldırmayın, bu büyülü güzellikten herkes nasibini almalı bence. İyiliğin, cesaretin, aklın, kalbin ve inancın sorugulandığı bu fantastik dünyada hayal kurabilmek, biraz olsun gerçeklerden uzaklaşabilmek benim için büyük bir konfor oldu. Hâlâ okumalarınızda yer vermediyseniz daha fazla geç kalmayın, biraz durup nefes alın derim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Yabancı Yayınları · 201818,1bin okunma
7/10
·384 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:07
"Otuz beş yaşındayım. Bu hayatımın on üçüncü...belki de on altıncı... bölümü olmalıydı. Ama bir şekilde, en başa geri fırlatılmış gibi hissediyordum ya da en kötüsü, bölümleri yeniden yazmaya itilmiş gibi hissediyordum." Kitap, Seattle'da yaşayan ve evliliği yeni sona ermiş olan Valentina Baker'ın, kendisini henüz çocukken terk eden annesi Eloise’in ölüm haberini almasıyla başlıyor. Annesi Valentina’ya, Londra’nın kalbinde yer alan tarihi ve çok güzel bir kitabevi ile üzerindeki daireyi miras bırakmıştır. Hem geçmişin kırgınlıklarıyla yüzleşmek hem de bu mirası ne yapacağına karar vermek için Londra’ya giden Valentina, annesinin kendisi için hazırladığı gizemli bir hazine avıyla karşılaşır. Eloise, kızının kendisini anlayabilmesi ve affedebilmesi için kitabevinin kuytu köşelerine mektuplar, ipuçları ve yapılacaklar listesi gizlemiştir. Valentina bu ipuçlarını tek tek çözerken, annesinin onu terk etmesinin ardındaki trajik gerçekleri ve fedakarlıkları öğrenir. Bu süreç ona sadece annesini bağışlama fırsatı sunmakla kalmaz, aynı zamanda Londra'da yepyeni bir hayatın, dostlukların ve aşkın kapısını aralayarak kendi içsel dönüşümünü tamamlamasını sağlar. Çok tatlı bir hikâye. Olayları hem Valentina hem de Eloise bakış açısından okuyabiliyoruz. Düğümler çözüldükçe anne ve kızın kurulması geç kalınmış bağları kısmen de olsa kuruluyor. Aslında hikâyenin geneline bakıldığında atılmaktan korkulan bir adımın insanı nelere mecbur bırakacağını çok net bir şekilde görüyoruz. Yıllar boyu süren pişmanlıklar, hep kaçmaktan ve korkmaktan ileri geliyor. En çok tutmak istediğiniz el size uzandığında, bağlandığınız prangaları çözmek yerine boşta olan elinizi de prangalamayı seçtiğinizde hikâyeniz hep buruk ve yarım kalmış olacak.
Londra'dan SevgilerleSarah Jio · Epsilon Yayınevi · 20222,207 okunma
Puan vermedi·
Görsellerle zenginleştirilmiş bu sürükleyici kitap Orta Asya’nın orta çağdaki karanlıkta kalmış olan Aydınlanma Çağı’nı tarihi sıralamaya sadık kalarak ama kuru bir anlatımdan çıkartarak ortaya koyuyor. Dönemin en büyük zihinlerinin maceralı hayatları, büyüleyici başarıları ve modern dünyanın oluşumunu nasıl hazırladıklarını açık bir dille anlatan eser, olup biteni sebep-sonuç dairesi içinde okura sunarak zihinlerdeki sorulara cevap veriyor. Kitaba konu olan neredeyse tüm isimlerin Arapça yazmış olmasından ötürü Arap oldukları yönündeki yanılgıyı bertaraf eden kitap bugün Kazakistan’dan Afganistan’a ve Sincan’a kadar uzanan Orta Asya’da Türkî ve İranî halkların nasıl büyük medeniyetler inşa ettiklerini gözler önüne seriyor. Kayıp Aydınlanma 800 ilâ 1200 seneleri arasında en büyük ve gelişmiş kentlere, en zarif sanata ve hemen her alanda en ileri bilgi ve teknolojiye sahip olan Orta Asya’nın dünya ticaretini ve ekonomisini nasıl yönlendirdiğini anlatıyor. Orta Asyalılar gökbilimi, matematik, jeoloji, tıp, kimya, musiki, sosyal bilimler, felsefe ve ilahiyat başta olmak üzere hemen her alanda başarı elde etmişlerdi. Cebire ismini veren, hayal edilemeyecek bir isabetlilik ile dünyanın çevresini hesaplayan, daha sonra Avrupa’da tıbbın temelini oluşturacak eserler veren ve dünya üzerindeki en muhteşem şiirlerin birçoğunu yazan Orta Asyalılardı. Hatta Birûni keşfinden beş asır önce Amerika kıtasının varlığını öngörmüştü. Tarihte aynı mekân ve zamanda bu kadar çok bilim adamının bir arada olduğu başka bir dönem pek yoktur. Yazdıkları Thomas Aquinas’ın döneminden bilimsel devrime kadar Avrupa’yı derinden etkilemişti. Aynı şekilde Asya’nın büyük bir kısmı ile Hindistan’da da büyük bir tesir bırakmıştı. “Kayıp Aydınlanma” tarihin unutulmuş bir devrinin izini sürmekte, Asya’nın
Kayıp AydınlanmaFrederick Starr · Kronik Kitap · 2019533 okunma
8/10
·184 syf.··
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2021 00:00
genki kawamura'nın yazmış olduğu 2021 yılında Türkçe'ye çevrilmiş olan kitabıdır. bizde canım kitap - edebiyat kulübü ile okumaya karar vermiştik. bazı temin problemlerinden toplu okuyamadık ancak, ben kitabı alabilen şanslı kesimden olunca, okudum. azıcık spoiler içerebilir dikkatli olmanızı tavsiye ederim. öncelikle kitabın konusundan bahsedecek olur isek, bir posta memurunun birden bire ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve artık çok ileri olduğu için kısa bir sürede vefat edeceğini öğrenmesi ile başlıyor. hazır ölen biri var diyerek, şeytan çıkıp geliyor ve bir teklifte bulunuyor. teklif basit, dünyadan bir şey kaybolacak, karşılığında bir gün daha yaşayacaksın. başlangıçta mantıklı, bir sürü obje nesne var etrafta, sonsuza kadar bile sürebilir bu diye düşünüp karakterimiz, kabul ediyor. ve böylelikle oyun başlıyor. kitap, dini inançlarda olan dünyanın 7 günde yaratılması inancına atıfta bulunarak, kitabı 7 bölüme ayırıyor. aynı zamanda her bir gün bir nesnenin kayboluş günü. pazartesiden pazara uzanan bu yolculukta, duygusal olarak ana karakterimizi gözlemliyoruz. onun içsel yolculuğuna şahit olup, en önemli sorunların bile bir adım ile çözülebilir olduğunu anlıyoruz. kitap çok sade ve yalın bir dille kaleme alınmış. bu nedenle de okuması çok kolay. çevirmenin de bunda payı büyük tabi, bu nedenle dex yayın evini ve çevirmen deniz Topaktaş'ı tebrik etmeden geçemeyeceğim. tüm ekibin sayesinde, uzun zamandır eline aldığı kitabı bir türlü bitiremeyen ben, zevkle bir kitabı bitirebildim. kimlere tavsiye ederim kitabı diye soracak olursanız, hafif duygusal ama eğlenceli kitaplar tam benim zevk aldığım kitaplar diyorsanız, hiç çekinmeden başlayabilirsiniz. şimdiden iyi okumalar.
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,296 okunma
Reklam
Reklam