Bu incelemeyi daha önceden yazdım ancak ileti olarak attım
6/10
·480 syf.··
2025 342. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 23:00
Yazımı fena değildi. Ancak ben olayları çok tahmin edilebilir buldum. Bide bence ana karakterin akıl konusunda yeterli ve doğru karar veren biri olduğunu düşünmüyorum. Bunun sebebi yaşadığı tramva da olabilir. Seri hakkında genel manada fikrim 2. kitapta belli olucak.
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025495 okunma
7/10
·64 syf.··
2026 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:04
Kitapta olaylardan çok bir atmosferin izini sürüyoruz. Yazar, arkadaşlığa ve romantik ilişkilere farklı anlamlar yükleyen karakterlerin bir aradalığından doğan bütünün parçalarını anlatıyor bize. Karakterlerin belirli anlarına onların gözlerinden tanık oluyor, aralarındaki ilişkilere onların gözlerinden bakıyoruz. Kitap bittiğindeyse elimizde ne tek tek karakterler, ne de bütünlüklü bir tema kalıyor; bence geriye, tıpkı karakterlerin paylaşımlarının ardından olduğu gibi kırgın ve kırılgan hatıralar kalıyor. Bu bakımdan kitap, içerisinde birçok öyküyü barındıran tek bir anlatı etkisi yaratıyor. Her insan ancak kendi yaşantısı kadarınca yaşananları görebilir; her insan ancak kendi hissedebildiği kadarını yarınına taşıyabilir. Kitaptaki karakterler de birbirlerinden farklı mizaç ve beklentilere sahiplerdi. Zamanın akışıyla birlikte değişen durumları değişen benlikleriyle algıladılar. Dönüşen sadece aralarındaki bağ değildi; belki de en başta dış dünyanın kendisiydi. Dış dünyadaki bir farklılık, bir sapma ya da beklenmedik bir gelişme, her ilişkinin doğasında bulunan sessiz kurallara dokunarak onların ilişkisini de başka bir biçime büründürdü. Tomris Uyar, atmosfer kuran yazarlardan. Onun öykülerinde gördüğüm temel etki ne bir olay, ne de karakterleri merkeze alması; yazar, tüm bu olay ve karakterleri aktarmak istediği ana ileti için bir çeşit atmosfer oluşturma aracı olarak kullanıyor. Bu bakımdan benim bu uzun öyküdeki karakterlere ısınamamam, normalde benim için bir eksiklik olabilecekken, burada tam tersine metnin etkisini artıran bir unsur oldu. Karakterlerle bağ kurmak zorunda değildim; çünkü anlatılan aslında karakterlerin neler yaşadıkları bile değildi. Yaşananlar yalnızca, aralarındaki ilişkiyi ve o ilişkinin dönüşümünü anlamamız için birer araçtı. Karakterler
Edebiyat
Güzel Yazı DefteriTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2023373 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Kitabın yarısını bitirdim. Şimdiye kadar okuduklarım güzel bir polisiye filmi gibiydi. Bununla beraber beyin, hayat, ölğm ve algılarımız üzerine çok düşündürücü noktalara geldik. Diyor ki, aslında ölüm bizi başka bir hayata hazırlıyor, yaşarken algılayamadığımız o kadar çok ileti var ki bunları ancak ölümden sonra görmeye başlayacağız Epilepsi ve bazı ilaçlar aslında beynin kalkanlarını indiriyor bu sayede bazı insanlar normal hayatta bizlerin ve kendilerinin görmediği, göremediği etrafımızdaki olayları mesajları vs görmeye ve duymaya başlıyor
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,003 okunma
Ölüm gerçekten bir son mudur diyor yazar
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Candan özer araf dünyasını metafiziği ve metafiziki varlıkları inançların hiçbirini kırmadan incitmeden anlatmış ve sabanın acıklı hikayesine örtük bir ileti olarak eklemiş oğlunu daha beş yaşında hastalıktan kaybeden bir yıl sonrada peşpeşe uğruna mazoşisti olduğu kocası ve ailesini kaybeden sabanın duvar olmasını içeren süreç ve engin adlı asker erinin onu mezarlıkta görmesiyle kabuğundan çıkması ve yeniden aşka yürümesi ve tabii ince insanların sonu olan ölüm…
ArafCandan Özer · Panama Yayınları · 2014437 okunma
10/10
·
Beğendi
“Sorgula çirkini güzelmiş gibi / Güzel sözlerle süsle çirkinin gövdesini / Güzel ile değiştiriver yüzündeki çehresini / Bir an olsun sevinsin güzel sansın kendisini / Güzel sansın ki kanmasın gören onun yüzünü / Anlasın ki çirkinin yüzü asla olamaz güzelin yüzü / Tersine dönse gökyüzü…“ “ ‘On Ana’ sonsuz sayıdaki sayıların doğurganı olan, ‘Yirmi Dokuz Ana’da sonsuz sayıda sözcüklere gebe kalan! “Otuz Dokuz Ana”dır gerçeklik ve hayal dünyalarımızda gezinip duran ki bunlardır sonsuz sayıda sınırsız bir şekilde betimlemelerimizi sağlayan…” “İleti ile dolu uzay / Her an ve her nokta / Etki etsin diye her varlığa / Tepki gelebilmesi adına / Kimi varlıklar etkileşimi tamamlar doğal kanallarla / Kimi varlıklar iletişimi gerçekleştirdiğini sanır yapay yollarla / Kim verici kim alıcı bilinmez, bu bir muamma / Nice nice enerji dönüşür nicelerine gereksizce oysa… Hayat bu mudur acaba? Kararı vermek kolay mı sorgusuzca?”
Düşüncelerimin İziAli Havare · İkinci Adam Yayınları · 20260 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 50. kitabı
Hayalet Avcısı’nı az önce bitirdim ve kitabı çok beğendim. Açıkçası kitabın başlarında fal ve hayalet gibi unsurlarla karşılaşınca bir an duraksadım. Özellikle pedagojik açıdan ortaokul öğrencileri için uygun olup olmayacağını sorguladım. Ancak sayfalar ilerledikçe yazarın bu konuları korku ya da doğaüstü unsurları özendirmek amacıyla değil de merak ve gizem ögesi olarak kullandığını gördüm. Bu durum kitaba bakışımı olumlu yönde değiştirdi. Kitap, sürükleyici olay örgüsü ve merak duygusunu canlı tutan yapısıyla okuyucuyu son sayfaya kadar kendine bağlıyor. Özellikle ortaokul çağındaki öğrencilerin ilgiyle okuyabileceği, macera ve gizemi dengeli bir şekilde sunan bir eser olduğunu düşünüyorum. Bir Türkçe öğretmeni olarak kitapta en çok dikkatimi çeken noktalardan biri de yazarın dil kullanımındaki özeniydi. Günlük hayatta sıkça kullanılan bazı yabancı kökenli sözcükler yerine Türkçe karşılıklarına yer verilmesi hoşuma gitti. Örneğin “mesaj” yerine “ileti” sözcüğünün kullanılması, dil bilinci açısından oldukça değerli bir tercih olmuş. Bu tür ayrıntılar, eserin anlatımına ayrı bir güzellik katmış. Ayrıca verilmek istenen mesajların okura doğrudan sunulmak yerine olayların ve karakterlerin içerisinde doğal bir şekilde işlenmiş olması da beğendiğim yönlerden biriydi. Dostluk, cesaret, dayanışma ve araştırmacı olma gibi değerler; okuyucuya öğüt verir gibi anlatılmamış ve olay örgüsünün akışı içinde aktarılıyor. Sonuç olarak Hayalet Avcısı; akıcı anlatımı, merak uyandıran kurgusu, dil kullanımındaki özeni ve hissettirmeden aktardığı değerlerle keyifle okuduğum özellikle ortaokul öğrencilerine tavsiye edebileceğim bir kitap oldu.
Hayalet AvcısıCahit Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma