"Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Geçen ay tesadüfen iki uçağın birden düşmesi yüzünden, artık tren yolculuğunu tercih ediyor. Bu çok saçma. Risk aslında değişmedi; bu bir bulunabilirlik yanlılığı."
"Kapalı mekandaki kirlenmenin risklerini azımsıyor , çünkü bu konuda medya çok az haber yapıyor. Bu bir bulunabilirlik etkisi, istatistiklere bakması gerekiyor."
"Son zamanlarda çok fazla casus filmi seyretti, bu yüzden her yerde kumpaslar
görüyor."
"Bu CEO art arda çok sayıda başarıya ulaştığından, başarısızlık aklına rahatlıkla gelmiyor. Bulunabilirlik yanlılığı, kendinden aşırı emin olmasına yol açıyor."
...
Bulunabilirlik kısa yolunu, olayların sıklığını "örneklerinin akla gelme rahatlığı"na göre belirleme süreci olarak tanımladık.
...
Bulunabilirlik kısa yolu da diğer yargı kısa yolları gibi, bir soruyu ötekiyle ikame eder... Soruların birbirinin yerini alması, kaçınılmaz olarak sistematik yanlışlar üretir.
...
Dikkatinizi çeken çarpıcı bir olay bellekten kolayca çıkarılacaktır.Hollywood ünlüleri arasındaki boşanmalar ve politikacıların seks skandalları çok fazla ilgi çeker ve örnekleri kolaylıkla akla gelir. Bu yüzden hem Hollywood boşanmalarının hem de politikacıların seks skandallarının sıklığını abartmaya
yatkın olursunuz.
Dramatik bir olay, ait olduğu kategorinin bulunabilirliğini geçici olarak artırır. Medyada geniş yer verilen bir uçak kazası, havayollarının güvenliğiyle ilgili düşüncelerinizi geçici olarak değiştirecektir. Yol kenarında yanan bir araba gördükten sonra kazalar zihninizi bir süre meşgul eder ve dünyayı daha tehlikeli
bir yer olarak görürsünüz.
• **Kişisel deneyimler, resimler ve canlı örnekler, başkalarının başına gelen olaylardan ya da salt sözcükler veya istatistiklerden daha kolay bulunabilir. Sizi etkileyen bir adli hata, adalet sistemine inancınızı
Birine çekim duyduğunuzda onun hayatını, düşüncelerini ve hakkında daha fazla bilgiyi merak edersiniz. İlgi ve çekim, aşkın başlangıcını tetikler ve aşk alevi söndükçe, ilk kaybolan şey dikkat olur. !!
Batı toplumunda kaşiflik ve keşifler yalnızca erkeklere mahsus kalmadı. Doğu toplumlarında kadın evinin kapısı önüne çıkma özgürlüğüne sahip değilken, Batılı kadınlar seyyahlık ve keşif konusunda sınırlı da olsa başarılar gösterdiler. Yazdıklarıyla kendilerinden sonraki kuşaklara cesaret verdiler. 381 -384 yılları arasında Mısır ve Kudüs'e seyahat etmiş erken dönem kadın gezginlerden Egeria'nın yazdıkları Batı toplumunda biliniyordu. 1832'de Kanada'ya giden Susan Moodie, 1835'te Hindistan'ı ziyaret eden Emily Eden, 1842 yılına Orta Doğu'yu gezen ilk kadın Ida Pfeiffer, 1854'de Amerika, Kanadayı 1878 yılında Japonya, Çin ve Güney Asya'yı gezen Isebella Bird Bishop ve 1861-1865 yılları arasında Afrika'daki gezilere katılan Florance Baker'in hatıraları 19. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya gözlerini açmış Avrupalı kadınlar için hala canlılıklarını koruyordu. Özellikle Jules Verne'nin 1873'te yayınladığı 80 Günde Devri Alem adlı kitabından etkilenerek 1889 yılında dünya etrafında seyahat yarışına çıkan Amerikalı gazeteciler Elizabeth Cochran (Nellie Bly) ve Elizabeth Bisland'ın başarısı kadınlara cesaret veren örneklerden oldu. Kaşifin ve keşfin kutsandığı, bilgi edinmenin haz kaynağı olarak kabul edildiği bir toplumda dünyaya gelen Genrude Bell'in gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildi. Babasına yazdığı mektupta kendisini mutlu eden bilgi alanının tarih ve sanat olduğunu yazıyordu. Tarihe duyduğu ilgi onu aynı zamanda farklı kültürleri tanımaya yöneltiyor, kaşiflerin hayat hikayelerini ve gezi notlarını büyük bir hayranlıkla okuyordu.
Büyük bir zevkle okuduğu şair ve kaşiflerden biri de Charles Montagu Doughcy (1843-1926) olmuştu. Doughcy, Filistin ve Kuzey Arabistan'da seyahat ederek gezilerini Travels in Arabia Deserta (1888) başlığı ile yayınlamıştı. Bu
Kendimizde ve kendimiz dışında neyin ilgiye muhtaç olduğu ve aradığımız ilgiyi bulduğumuzda bunun ne gibi sonuçlar doğurmasını umduğumuz konusu her zaman netleşmez.
Dikkat çekme arayışı genellikle ödüllendirilmediği için, başka bir görünüm altında sunulmalıdır -mesela sanat, görgü, rica veya başarı kisvesi altında saklanır-, böylece yaratıcılık denen özelliğimizin bol miktarda kullanımı bizi arzuladığımız ilgiyi çekmek ve bulmak için kabul edilebilir yollar bulmaya götürür.